İzmir’in kentsel su ihtiyacının en büyük kısmını tek başına sırtlayan ve kentin adeta can damarı olan Tahtalı Barajı, 2025 yılındaki ürkütücü kuraklık seviyesinin ardından muazzam bir geri dönüşe imza attı. Geçtiğimiz yıl göl su yükseltisi 42,79 metreye kadar gerileyen ve kullanılabilir su hacmi 35 milyon 420 bin metreküpe düşerek dip noktayı gören dev barajda, su düzeyi kritik eşiği aştı. En güncel baraj durum tarihi olan 26 Haziran 2026 kurumsal dökümlerine göre, Tahtalı Barajı’nın göl su yükseltisi 55,15 metreye ulaşırken, kullanılabilir su hacmi ise 151 milyon 404 bin metreküpe fırladı. Geçen yıl yüzde 12,34 gibi alarm veren bir seviyede olan aktif doluluk oranı, bu yıl itibarıyla yüzde 52,74 seviyesine yükselerek metropolün su güvencesini tescilledi.

Kentin bir diğer kritik depolama merkezi olan ve İzmir Yarımadası ile güney aksını besleyen Balçova Barajı da bu ekolojik canlanmadan payını fazlasıyla aldı. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde yüzde 41,71 dolulukla çalışan ve toplam su hacmi 3 milyon 316 bin metreküpte kalan tesis, havzaya düşen yoğun yağışların ardından maksimum kapasitesine çok yaklaştı. Yapılan son teknik ölçümlere göre Balçova Barajı, 142,37 metrelik göl su yükseltisi ve 6 milyon 358 bin metreküplük kullanılabilir su hacmiyle adeta dolup taştı. Tesisteki aktif doluluk oranı yüzde 83,42 seviyesine ulaşarak son dönemin en yüksek haziran ayı istatistiği olarak kayıtlara geçti.

Millilerden Nefes Kesen Maç
Millilerden Nefes Kesen Maç
İçeriği Görüntüle

Ürkmez ve Gördes havzalarında tarihi su bereketi belgelendi

Menderes havzası ile bölgedeki tarım arazilerinin sulanmasında hayati bir lojistik değere sahip olan Ürkmez Barajı, 2026-2025 karşılaştırması tablolarında en dramatik yükselişi gösteren havza olarak dikkat çekiyor. 2025 yılında neredeyse tamamen kuruma noktasına gelen, göl su yükseltisi 32,06 metreye kadar inen ve kullanılabilir su rezervi 1 milyon 643 bin metrekübe düşerek sulama hatlarını kapatma aşamasına getiren barajda bu yıl tam anlamıyla bir patlama yaşandı. Barajın göl su yükseltisi maksimum sınır olan 45,70 metreye çok yaklaşarak 44,40 metre olarak ölçüldü. Toplam su hacmi 7 milyon 200 bin metreküpe ulaşan Ürkmez Barajı, yüzde 89,37’lik aktif doluluk oranıyla İzmir genelinde kapasitesini en çok dolduran su havzası olmayı başardı.

Yıllardır su tutma problemleri ve sızıntı iddialarıyla gündemden düşmeyen, Manisa ile İzmir arasındaki en büyük ortak su projesi olan Gördes Barajı da nihayet şeytanın bacağını kırdı. Geçtiğimiz yıl sadece 10 milyon 538 bin metreküplük kullanılabilir su barındıran ve yüzde 1,71 gibi trajik bir oranla adeta bir balçık gölüne dönen Gördes, bu yıl havzasını tamamen doldurmayı başardı. Toplam su hacmi 189 milyon 219 bin metreküpe, kullanılabilir su hacmi ise 173 milyon 719 bin metreküpe ulaşan devasa barajda, aktif doluluk oranı yüzde 39,67 seviyesine tırmandı. Bu yükseliş, İzmir’in kuzey aksındaki yeraltı su kuyularına olan bağımlılığı azaltarak kentsel şebekenin dinlendirilmesine imkan tanıyacak.

Çeşme Yarımadası Kutlu Aktaş ile yaz sezonuna güvende giriyor

Özellikle yaz aylarında turizm hareketliliği nedeniyle nüfusu katlanan ve su tüketim endeksi tavan yapan Çeşme bölgesinin tek su kaynağı olan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı da kuraklık pençesinden tamamen kurtuldu. Geçtiğimiz yıl haziran ayı sonunda toplam su hacmi 1 milyon 936 bin metreküpte kalan ve yüzde 8,98’lik doluluk oranıyla turizmcileri büyük bir kâbusla baş başa bırakan lokal baraj, bu yıl muazzam bir rezerv biriktirdi. Barajın göl su yükseltisi 17,73 metreye kadar yükselirken, kullanılabilir su hacmi 10 milyon 815 bin metreküp seviyesini yakaladı.

Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın ulaştığı yüzde 67,59’luk aktif doluluk oranı, Çeşme ve Alaçatı merkezindeki otellerin, işletmelerin ve konutların yaz sezonu boyunca kesintisiz ve yüksek basınçlı su alabilmesini garanti altına alıyor. Grafik dökümleri içeren image_075eca.png verilerinde de açıkça görüleceği üzere, İzmir genelindeki 5 ana barajın tamamı, gri renkle temsil edilen 2025 yılı kuraklık çizgilerini fersah fersah geride bırakarak mavi renkli 2026 yılı başarı sütunlarına ulaştı. İZSU yetkilileri, bu su bolluğuna rağmen vatandaşa çağrıda bulunarak, küresel iklim krizinin her an yeni kuraklık dalgaları yaratabileceğini, bu yüzden evsel ve tarımsal su tüketiminde tasarruf odaklı davranış modellerinden kesinlikle vazgeçilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.

Muhabir: Kazim Bozkurt