CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası yeniden Genel Başkanlık görevine geldiği belirtilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin belediyelerine yönelik operasyonlar hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu’nun, operasyonların niteliğine göre tavır alınması gerektiğini vurguladığı öğrenildi. Habertürk’ten Mahir Kılıç’ın haberine göre Kılıçdaroğlu, bugün gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu toplantısında belediye operasyonlarına ilişkin görüşlerini MYK üyeleriyle paylaştı. Toplantıda, yargı süreçleri ile siyasi operasyon iddiaları arasındaki ayrımın önemine dikkat çekildi.

Yolsuzluk varsa elimizden ne gelir?

Kılıçdaroğlu’nun toplantıda, belediyelere yönelik operasyonların siyasi amaç taşıması halinde CHP’nin güçlü bir şekilde karşı duracağını söylediği belirtildi. Ancak dosyalarda somut belge, bilgi ve yolsuzluk iddiası bulunması durumunda partinin farklı bir pozisyon alması gerektiğini ifade ettiği aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun, “Siyasi olursa elbette tepkimizi koyarız. Ama yolsuzluk varsa biz ne yapabiliriz?” sözleriyle konuyu değerlendirdiği öğrenildi. CHP’nin, belediyelere yönelik her soruşturmayı otomatik olarak siyasi operasyon şeklinde değerlendirmemesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu’nun, hukuki süreçlerin içeriğine bakılması gerektiğini vurguladığı kaydedildi.

Aziz Kocaoğlu örneği gündeme geldi

Kılıçdaroğlu, değerlendirmesinde eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yargılandığı süreci de örnek gösterdi. Kocaoğlu hakkında geçmişte açılan davanın siyasi nitelik taşıdığına inandıkları için güçlü destek verdiklerini belirten Kılıçdaroğlu’nun, “Geçmişte Aziz Kocaoğlu’nun yargılanması sürecinde siyasiydi, desteğimizi verdik. Aziz Kocaoğlu hukuki mücadelesini de kazandı. Ama belge, bilgi, yolsuzluk varsa biz bir şey yapamayız” dediği aktarıldı. Kılıçdaroğlu’nun ayrıca, “Operasyonun siyasi olduğunu görürsek de mücadelemizi veririz” ifadelerini kullandığı belirtildi.

Kocaoğlu davasında tüm sanıklar beraat etmişti

Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde belediye ihaleleri ve bazı organizasyonlara ilişkin iddialar nedeniyle yargılanmıştı. Soruşturma kapsamında Kocaoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi hakkında “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak”, “ihaleye fesat karıştırmak”, “belgede sahtecilik”, “kurumu zarara uğratmak”, “rüşvet”, “tehdit” ve “görevi kötüye kullanmak” gibi suçlamalar yöneltilmişti. Dava dosyasında ESHOT durak ihalesi, Şevval Sam konseri, öğretmenlere hediye edilen şal ve kaşkollar, Çankaya’daki katlı otopark ihalesi, Grand Plaza şirketi üzerinden yapıldığı öne sürülen alımlar, EXPO 2015 adaylık süreci kapsamında gerçekleştirilen organizasyonlar, İZBAN tanıtım filmi ihalesi ve belediye şirketleri üzerinden yapılan bazı işlemler yer almıştı. 2012 yılında açılan davada toplam 129 sanık yargılanmış, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermişti. Savcılık mütalaasında dosyada suç örgütü bulunduğuna ilişkin bir sonuca varılamadığı belirtilmişti. Davanın iddianamesini hazırlayan savcının, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ soruşturmaları kapsamında gözaltına alınması da süreçte dikkat çeken başlıklardan biri olmuştu.

İzmir'de korkutan yangın!
İzmir'de korkutan yangın!
İçeriği Görüntüle

CHP’de operasyonlara karşı yeni çizgi

Kılıçdaroğlu’nun MYK’daki değerlendirmesi, CHP’nin belediye operasyonlarına karşı nasıl bir siyasi hat izleyeceğine dair önemli mesajlar içerdi. Buna göre parti yönetimi, siyasi nitelik taşıdığı düşünülen operasyonlara karşı mücadele edeceğini vurgularken, somut yolsuzluk iddiaları bulunan dosyalarda hukuki sürecin esas alınması gerektiği görüşünü öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, CHP içinde belediyelere yönelik soruşturmalar konusunda daha seçici ve dosya bazlı bir tavrın işaret fişeği olarak yorumlandı.

Kaynak: AJANSLAR