İzmir'in köklü ilçelerinden Buca'da, yerel kültürün evrensel sanat değerleriyle entegre edilmesi amacıyla başlatılan devasa bir müzik projesi hayata geçiyor. Yaklaşık bir yıl önce Buca Kaymakamlığı öncülüğünde temelleri atılan Uluslararası Buca Orkestrası ve Korosu, yerel sanat birikimini küresel ölçekte tanıtma hedefi doğrultusunda ilk büyük sınavını veriyor. Geleneksel çalgılarımızın özgün yapısını koruyarak Batı müziğinin çok sesli yapısıyla buluşturan bu özel topluluk, Türk kültürünün derinliğini dünya sahnesine taşımayı amaçlıyor.
Farklı yaş gruplarından ve meslek disiplinlerinden bireyleri aynı çatı altında toplayan proje, müziğin birleştirici gücünü gözler önüne seriyor. Türk müziği enstrümanlarından bağlama, cura, ud ve kanunun büyülü sesleri; klasik Batı müziğinin yaylı çalgıları, nefeslileri, piyano ve ritim grubuyla kusursuz bir uyum içinde harmanlanıyor. Sadece yerel bir koro olmanın ötesine geçerek uluslararası bir model oluşturmayı hedefleyen yapı, yerli ve yabancı dinleyicilere hitap edecek sentetik ve yenilikçi bir repertuar sunuyor.
Cumhuriyet coşkusu ilk konserle meydana taşınıyor
Büyük bir titizlik ve yoğun çalışma temposuyla ilk gösterisine hazırlanan 100 kişilik dev kadro, gala niteliğindeki ilk sahne performansını anlamlı bir günde gerçekleştiriyor. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında hazırlanan özel gösteri, ilçenin simge noktalarından biri olan Kasaplar Meydanı bünyesinde sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Kuruluşun 103. yıl dönümü vesilesiyle organize edilen bu tarihi buluşma, Cumhuriyet’in Sesi teması altında birleşerek unutulmaz bir müzik ziyafetine dönüştürülüyor.
Aylardır süren hummalı çalışmaların ardından sahne alacak olan topluluk, Cumhuriyet coşkusunu geleneksel ve modern ezgilerin harmanlandığı özel parçalarla taçlandıracak. Meydanı doldurması beklenen yüzlerce dinleyici, hem tarihi bir ana tanıklık edecek hem de Türk kültürünün evrensel tınılarla yeniden yorumlanışına şahit olacak. Bu ilk konser, orkestranın gelecekte yurt içi ve yurt dışında gerçekleştireceği geniş kapsamlı turnelerin de habercisi olarak değerlendiriliyor.
Yüz kişilik dev kadronun arkasındaki kolektif emek
Projenin yürütücülüğünü üstlenen müzik öğretmeni Cenk Aybars Dereli, topluluğun kuruluş vizyonunu ve katettiği mesafeyi aktarırken sürdürülebilirlik vurgusu yapıyor. Projeye ilk aşamada ilçedeki kamu kurumlarında görev yapan personellerin davet edildiğini belirten Dereli, projenin geleceğe taşınabilmesi amacıyla okullardaki yetenekli öğrencilerin de sürece dahil edildiğini dile getiriyor. Temel hedeflerinin Buca'yı kültür ve sanat alanında bir marka haline getirmek olduğunu vurgulayan deneyimli müzik eğitimi uzmanı, oluşturulan modelin sıradan bir koro yapısından oldukça farklı olduğunu ifade ediyor.
Haftada üç gün düzenli olarak bir araya gelen ekip, disiplinli bir prova süreci yürütüyor. Topluluk adındaki "uluslararası" ifadesinin farklı uluslardan bireylerden ziyade, Türk musikisinin evrensel müzik normlarında yeniden düzenlenerek dünya genelinde icra edilmesi fikrinden kaynaklandığını belirtiyor. Türkiye'nin ve dünyanın farklı coğrafyalarında kültürümüzü anlatacak bir sanat elçisi oluşturmayı hedeflediklerinin altı çiziliyor.
Geleneksel ezgilerin küresel vizyonla buluşma noktası
Koronun mutfağında yer alan eğitmenler ve akademik danışmanlar da bu benzersiz projenin heyecanını paylaşıyor. Koroda eğitmenlik görevini üstlenen müzik öğretmeni Pınar Bağatur, zengin bir repertuvara sahip olan geleneksel müzik kültürümüzün genç nesillere aktarılmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Çocuklara ve gençlere sağlam bir sanat temeli kazandırmayı hedeflediklerini belirten Bağatur, yetişkinler ve öğrencilerle bir arada çalışmanın projeye ayrı bir dinamizm kattığını dile getiriyor. Bir diğer müzik öğretmeni Selma Ergenç ise farklı müzik renklerini tek bir potada eritmenin haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, sahnedeki ortak heyecanın dinleyiciye doğrudan yansıyacağını aktarıyor.
Projenin akademik danışmanlığını yürüten İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serkan Çelik, müziğin sınırlar ötesi bir iletişim dili olduğuna dikkat çekiyor. Dünyanın pek çok farklı ülkesinde konserler vererek kültür sanat diplomasisine katkı sunmayı amaçladıklarını belirten Çelik, sanatın birleştirici gücüyle hem amatör hem de profesyonel müzisyenleri bu çatıda buluşturmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ediyor.




