İzmir yerel siyasetinde uzun süredir yakından takip edilen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran kooperatif soruşturması kapsamında yeni bir hukuki gelişme yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer'in tutuklu yargılandığı ana soruşturmanın üçüncü duruşmasında hazırlanan ve savunma makamı tarafından "yedeğin yedeği" olarak nitelendirilen iddianame sürecinde yargı trafiği yeniden hareketlendi. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı tarafından 28 Eylül tarihinde hazırlanan ceza iddianamesi, ilk derece mahkemesi konumundaki İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafınca yapılan incelemeler sonucunda 5 Ekim tarihinde hukuki gereklilikleri karşılamadığı gerekçesiyle iade edilmişti.
Mahkemenin verdiği iade kararının ardından iddia makamı vakit kaybetmeksizin usul hukuku çerçevesinde itiraz hakkını kullandı. Savcılığın iade gerekçelerine karşı sunduğu itiraz dilekçesini değerlendirmeye alan üst mahkeme niteliğindeki İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi, dosya üzerindeki incelemesini tamamladı. İddia makamının başvurusunu haklı bulan üst mahkeme, karşı oy çokluğuyla iade kararını kaldırarak dosyanın yeniden esas mahkemesi olan 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti. Böylece yargılama sürecinin tıkanan damarları yeniden açılırken dosya bir kez daha yargılamayı yapacak olan heyetin önüne geldi.
Tunç Soyer'in avukatlarından yapılan açıklama şöyle:
"
Tunç Soyer’in aynı konudan üçüncü kez tutuklandığı “yedeğin yedeği” dosyada 28 Eylül’de iddianame düzenlendi. Ancak İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Ekim tarihinde iddianameyi iade etti.
Mahkemenin iade gerekçeleri, aylardır dile getirdiğimiz hukuksuzluğu açıkça ortaya koydu:
Kimin hangi suçu işlediği, ne kadar paranın zimmete geçirildiği, hangi belgenin sahte olduğu, kimin hangi eyleminden sorumlu tutulduğu somutlaştırılmamıştır. Üstelik şüphelilerin lehine olan deliller tartışılmamış, bilirkişi ve MASAK raporları herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın kopyalanarak iddianameye aktarılmıştır.
Tunç Soyer bakımından ise Mahkemenin tespitleri şu şekilde:
Kooperatifteki hangi zimmet eylemine, hangi davranışıyla yardım ettiği gösterilememiştir. Aldığı bir karar, verdiği bir talimat, imzaladığı bir belge veya suç kastını ortaya koyan somut bir delil belirtilmemiştir.
Başka bir ifadeyle, Tunç Soyer’in hangi somut eylemi nedeniyle suçlandığının açıklanmadığı mahkemece kabul edilmiştir.
Savcılığın iade kararına yaptığı itiraz, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesince karşı oyla kabul edildi. Dosya yeniden İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Ancak itirazın kabul edilmesi, iddianamedeki eksiklikleri ve Mahkemenin ortaya koyduğu somut tespitleri ortadan kaldırmamaktadır.
Şimdi soruyoruz: Hangi eylemiyle hangi suça yardım ettiği dahi ortaya konulamayan Tunç Soyer neden hâlâ tutukludur?
İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin tensip kararıyla birlikte bu hukuksuz tutukluluğa son vermesini, iade kararı doğrultusunda derhal tahliye kararı vermesini talep ediyoruz.
Duruşma takvimi: Tahliye olduğu, tutuksuz yargılandığı ilk dosyanın duruşması 16 Ekim saat 10.00’da, tutuklu yargılandığı ikinci dosyanın duruşması 18 Kasım saat 10.30’da Aliağa (Şakran) Cezaevinde görülecektir. Üçüncü dosyada ise duruşma günü tensip ile verilecektir.
Tunç Soyer’in Avukatları"





