SEMİ TEKTAŞ/YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ekim ayı olağan toplantısının ikinci birleşiminin öncesinde yaptığı basın açıklamasında, Halk TV'ye kayyum atanmasını eleştirdi. Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine seslenen Güç, Türkiye'de yaşanan yargı süreçleri, basına yönelik müdahaleler ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Halk TV'ye yönelik kararın yalnızca bir televizyon kanalını değil, toplumun haber alma özgürlüğünü de ilgilendirdiğini belirten Güç, uygulamanın seçim süreciyle bağlantılı olduğunu savundu.
"Halkın haber alma hakkı hedef alınıyor"
Türkiye'nin demokrasi ve hukuk alanında ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu öne süren Güç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Ülkemiz, her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecileri ve basını hedef alan saldırılar, her kesimden yurttaşımızı etkileyen hukuksuzlukların, kayyımların ardı arkası kesilmemektedir." Halk TV'ye kayyum atanmasını bu sürecin son halkası olarak nitelendiren Güç, şöyle devam etti: "Bu karar yalnızca Halk TV'yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır."
"İktidarın amacı kara düzeni sürdürmek"
İktidarın devletin imkânlarını kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullandığını iddia eden Güç, toplumun farklı kesimlerinden yükselen değişim taleplerinin baskı altına alınmaya çalışıldığını savundu. Güç, "İktidarın amacı bellidir. Amaç, kara düzeni sürdürmektir. Bugün devletin imkânlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlık; özgür basını bastırmaya, değişim isteyen on milyonları susturmaya ve milleti umutsuzluğa sürüklemeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu davasına dikkat çekti
Halk TV'ye yönelik kayyum kararının zamanlamasına da dikkat çeken Güç, kararı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı dava süreciyle ilişkilendirdi. Güç, "Halk TV'yi hedef alan kayyım kararının zamanlaması da tesadüf değildir" diyerek şunları söyledi: "590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır."
Fon krizi ve Yemen tartışması
Açıklamasında kamuoyunun gündemindeki fon krizine de değinen Güç, yaklaşık 500 bin kişinin mağdur olduğunu öne sürdüğü olayın siyasi bağlantılarının tartışıldığı bir dönemde Halk TV'ye kayyum atanmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. Güç, "Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır" dedi.
Türk askerinin Yemen'e gönderilmesine ilişkin tartışmalara da değinen Güç, yurt dışına asker gönderilmesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yetkisine işaret etti. Henüz Meclis'e sunulmuş bir anlaşma metni bulunmadığını savunan Güç, Anayasa'nın 90. ve 92. maddelerini hatırlatarak iktidarın bu tartışmaları kamuoyunun gündeminden uzaklaştırmaya çalıştığını ileri sürdü.
"Özgür basın sansüre boyun eğmez"
Açıklamasının son bölümünde kayyum uygulamalarına ve basına yönelik müdahalelere karşı dayanışma mesajı veren Çağatay Güç, Türkiye'nin 81 ilinde demokrasi ve hukuk mücadelesinin sürdürüleceğini belirtti. Güç, iktidara yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: "İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindedirler."
"Türkiye susmayacak, millet susmayacak"
Halk TV çalışanlarının ve basın emekçilerinin yanında olduklarını vurgulayan Güç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez. Halk TV'nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye'nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye'yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak."
Meclis'te Cemil Tugay protestosu
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Ekim ayı olağan toplantısının ikinci birleşiminde, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi protesto edildi. Mecliste yaşanan protestoyla birlikte İzmir siyasetindeki parti değişikliği tartışmaları yeniden gündeme geldi. Tugay'ın siyasi tercihine yönelik tepkiler toplantıya yansırken, meclisteki protesto kent siyasetinde dikkat çeken gelişmelerden biri oldu.




