Aydın kent merkezine yalnızca 2 kilometre uzaklıkta yer alan ve köklü geçmişiyle Ege’nin en önemli arkeolojik alanları arasında gösterilen Tralleis Antik Kenti, tarih meraklılarını ve bilim dünyasını heyecanlandıran dev bir keşfe ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Geleceğe Miras" projesi kapsamında sürdürülen kazı çalışmalarında, yaklaşık 2 bin yıllık bir geçmişe sahip taban mozaiği ile kaplı özel bir salon ortaya çıkarıldı. Roma İmparatorluğu döneminin mimari ve sanatsal estetiğini günümüze taşıyan bu eşsiz mekan, antik kentin sosyokültürel yaşamına dair ezber bozan veriler sunuyor.

Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında yürütülen kazı çalışmaları, kentin tarihi eğitim kompleksi olan hamam-gymnasium yapısında yoğunlaşıyor. Geçtiğimiz dönemlerde dönemin olimpik ölçütlerine uygun bir yüzme havuzunun gün yüzüne çıkarıldığı alanda devam eden titiz kazılar, Ege’nin altındaki tarihsel zenginliğin ne denli muazzam boyutlarda olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Antik çağın bilim ve spor merkezi gün ışığına çıkıyor

Arkeologların hummalı bir çalışma yürüttüğü hamam-gymnasium kompleksi, sadece bir yıkanma ve spor alanı değil, aynı zamanda dönemin entelektüel yaşamını şekillendiren devasa bir eğitim merkezi olarak işlev görüyordu. Tralleis Antik Kenti bünyesindeki bu özel alan, küçük yaştan itibaren çocukların teorik ve pratik eğitimler aldığı, beden eğitimi ile zihinsel gelişimin bir arada yürütüldüğü çok amaçlı bir yapı olarak dikkat çekiyor. Antik kaynaklar ve yeni arkeolojik bulgular, bu gymnasium yapısının çağının ötesinde tıp doktorları, mühendisler, yazarlar ve filozoflar yetiştiren bir ilim yuvası olduğunu gösteriyor.

Minik halk dansçıları İzmir’i Ohrid’de gururla temsil etti
Minik halk dansçıları İzmir’i Ohrid’de gururla temsil etti
İçeriği Görüntüle

Bu yılki çalışma takvimi kapsamında devasa kompleksin kuzey kanadına yoğunlaşan uzman ekipler, katmanları özenle temizleyerek salonun tabanına ulaştı. İlk etapta Bizans dönemine ait bir zanaat atölyesi olduğu düşünülen mekanın derinliklerine inildikçe, Roma döneminin ihtişamını yansıtan eksiksiz bir salon mimarisi ve eşsiz taban süslemeleri belirginleşti. Toprak altından çıkarılan yapı, kentin entelektüel elitlerinin ve öğrencilerinin vakit geçirdiği en prestijli mekanlardan biri olduğunu gözler önüne seriyor.

Poseidon’un mitolojik simgesi hippokampos figürü zemin detaylarında saklı

Ortaya çıkarılan salonun en çarpıcı unsurunu, geometrik ve figüratif motiflerle bezenmiş zemin kaplamaları oluşturuyor. Sanat tarihi ve mitoloji açısından paha biçilmez değerde görülen bu eserde, Yunan ve Roma mitolojisinde denizlerin hakimi kabul edilen Poseidon’un kutsal hayvanı hippokampos figürüne rastlandı. Mitolojide üst gövdesi at, alt gövdesi ise balık veya ejderha şeklinde tasvir edilen bu efsanevi deniz yaratığının varlığı, salonun su kültü ile bağlantısını ve Roma İmparatorluğu dönemindeki aktif kullanım amacını belgeliyor.

Yüzyıllar boyunca toprak altında korunarak günümüze kadar ulaşan Poseidon ve hippokampos betimlemesi, antik dönemin mozaik ustalarının ulaştığı estetik ve teknik seviyeyi de kanıtlar nitelikte. Taşların dizilimi, renk geçişleri ve figürün dinamizmi, dönemin inanç dünyasının günlük yaşama ve mimariye nasıl estetik bir dille yansıdığını gösteriyor.

Bizans atölyesinin altından çıkan büyüleyici tarih ziyarete açılacak

Kazı heyetini ve arkeoloji dünyasını büyüleyen bu roma dönemi mozaiği, zamana adeta meydan okuyan sağlamlığıyla da ön plana çıkıyor. İklim şartlarına ve yüzyıllar süren yapısal dönüşümlere rağmen büyük bir bölümü tahrip olmadan korunan taban kaplaması, üzerindeki Bizans katmanının titizlikle kaldırılması sayesinde ilk günkü parlaklığına yakın bir formda belirdi. Bilimsel açıdan dönemin mitolojisini, günlük rutinini ve mimari anlayışını doğrudan aktarması sebebiyle bu keşif, Ege arkeolojisinin son dönemdeki en önemli kazanımlarından biri sayılıyor.

Tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması adına alanda restorasyon ve konservasyon çalışmalarına vakit kaybetmeksizin başlandı. Uzman restoratörler tarafından yürütülen koruma işlemlerinin ve çevre düzenlemelerinin tamamlanmasının ardından, bu görkemli salonun yakın zamanda yerli ve yabancı ziyaretçilerin seyrine sunulması hedefleniyor. Tralleis'te atılan her yeni adım, Aydın'ın kültür turizmindeki potansiyelini bir adım daha yukarı taşıyor.

Kaynak: AA