Ege coğrafyasının en köklü yerleşim alanlarından biri olan Bergama, antik çağlardan günümüze uzanan muazzam bir kültür hazinesine ev sahipliği yapıyor. Milattan önce 2. yüzyılda papirüs stoklarının tükenmesi ve ithalatının zorlaşması üzerine dönemin bilginleri tarafından üretilen dayanıklı yazı gereci, bölgenin simgesel değerleri arasındaki yerini koruyor. Türkiye'nin Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanteri’ne dahil edilen ve devlet üstün hizmet ödülüne layık görülen 93 yaşındaki usta isim, Mayıs ayında aramızdan ayrılarak derin bir hüzün bıraktı. Yıllar boyunca kimyasal maddelerden tamamen uzak durarak, yalnızca doğal kireç ve el emeğiyle derileri sanat eserine dönüştüren tecrübeli zanaatkar, geleneksel tabaklama usulünün son temsilcisiydi.
Kadim kentin dar sokaklarında yankılanan çekiç ve bıçak sesleri, usta zanaatkarın aramızdan ayrılışıyla susmadı. Yıllar boyunca yanında yetiştirdiği genç yetenekler, ustanın rahle-i tedrisinden geçerek bu zorlu zanaatın tüm inceliklerini öğrendi. Derinin kireçli havuzlarda yumuşatılmasından tüylerin kazınmasına, gergef üzerine gerilmesinden zımparalanarak pürüzsüz hale getirilmesine kadar her aşamada el emeğini merkeze alan çıraklar, devraldıkları bu tarihi sorumluluğu ilk günkü heyecanla sürdürüyor.

Doğal yöntemlerle üretilen yaşayan kağıtlar dünya vitrinine çıkıyor
Bergama’daki tarihi atölyesinde üretim maratonuna devam eden 36 yaşındaki Meltem Demirel, ustasının bıraktığı mukaddes mirası koruma kararlılığında olduklarını ifade ediyor. Zorlu ve büyük sabır gerektiren üretim safhalarını anlatan genç usta, ham oğlak derilerini kireç kuyularında uzun süre beklettiklerini, ardından tamamen el işçiliğiyle tüylerinden arındırarak kurutmaya bıraktıklarını belirtiyor. Elde edilen malzeme üzerine özel siparişler doğrultusunda hat, resim ve minyatür işleyen Demirel, ürettikleri malzemenin sıradan bir kağıt olmadığını, nefes alan ve insan hayatıyla birlikte yaşayan ölümsüz bir hatıra niteliği taşıdığını vurguluyor.
Ege’nin bu eşsiz değerini görmek için dünyanın dört bir yanından Bergama’ya akın eden yabancı turistler, geleneksel imalathanelerde canlı performansları izleme fırsatı yakalıyor. Uygulamalı atölye çalışmalarına katılan ziyaretçiler, derinin aşama aşama nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü bizzat tecrübe ediyor. Bölgedeki imalathaneler, turizm açısından da önemli bir odak noktasına dönüşmüş durumda.

Restorasyonu tamamlanan tabakhane binası için dijital imza kampanyası başlatıldı
Ustanın anısını sonsuza dek yaşatmak ve ilçedeki tarihi dokuyu korumak amacıyla yerel ölçekte geniş katılımlı bir hareket başlatıldı. İlçede aslına uygun olarak restorasyon süreçleri tamamlanan tarihi tabakhane binasının Parşömen Müzesi haline getirilmesi ve tesise vefakar ustanın adının verilmesi için başlatılan dijital imza kampanyası kısa sürede 6 bin 500 imzayı aştı. İsmail Araç'ın hayattayken ifade ettiği "Benim en büyük mirasım yetiştirdiğim çıraklarımdır" sözünü hatırlatan üreticiler, müze projesinin hayata geçmesinin bu kültürel hafıza açısından kritik bir dönüm noktası olacağını savunuyor.
İngiltere’de yaşamını sürdüren ve tasarım çalışmalarına yurt dışında devam eden Demet Tokbay da bu sanatı uluslararası arenada temsil eden çıraklardan biri. İmalatın ana vatanının Bergama olduğunu tüm dünyaya ispatlamayı hedeflediğini dile getiren Tokbay, Avrupa’daki atölyelerde yürütülen çalışmalarla zanaatın unutulmasını engellediklerini ifade ediyor. Kurulması planlanan müzenin sembolik bir değer taşıyacağını belirten gurbetçi sanatçı, ustalarının isminin bu tesisle ölümsüzleşmesini arzuluyor.

İcazetname sahibi ustalar kültürel hafızayı geleceğe aktarıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde somut olmayan kültürel miras taşıyıcısı unvanına sahip olan 41 yaşındaki Hazel Aymaz, tarihi atölyeye ilk adım attığı andan itibaren deri kokusundan ve ustanın sanata olan tutkusundan derin bir şekilde etkilendiğini dile getiriyor. Ustalarının genç üreticileri gördükçe büyük bir heyecan duyduğunu belirten Aymaz, kendilerine sunulan geleneksel icazetname belgesinin hayatındaki en kıymetli hazine olduğunu aktarıyor.
Geleneksel imalat yöntemlerini titizlikle uygulayan üreticiler, modern dünyanın hızlı tüketim alışkanlıklarına karşı el emeğini ve sabrı savunmaya devam ediyor. Türkiye genelinde ve uluslararası mecralarda düzenlenen sergilerle adını duyuran usta çıraklar, Ege’nin bin yıllık kadim kağıdını gelecek nesillerin hafızasına kazımakta kararlı.




