İzmir kent merkezinden sanayi bölgelerine kadar geniş bir coğrafyada gece gündüz demeden görev yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, her gün yeni bir kahramanlık hikayesine imza atıyor. Ancak bu köklü teşkilatın içerisinde öyle bir hikaye var ki benzerine rastlamak neredeyse imkansız. 56 yaşındaki tek yumurta ikizleri Ahmet ve Mehmet Berber, tam 33 yıldır alevlerin ortasına birlikte atılıyor. Aynı gün dünyaya gelen, aynı gün üniforma giyen ve hatta aynı gün dünya evine giren ikiz kardeşler, itfaiye çavuşu rütbesiyle kentin dört bir yanında vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak için amansız bir mücadele yürütüyor.
Aynı gün başlayan üniforma ve yaşam yolculuğu
Hayatlarının hemen her aşamasını adeta bir elmanın iki yarısı gibi paylaşan Berber kardeşlerin öyküsü, gençlik yıllarında itfaiyecilik mesleğine adım atmalarıyla bambaşka bir boyut kazandı. Mesleğe aynı gün başlayan ve İzmir İtfaiyesi bünyesinde büyüdüklerini belirten kardeşlerden Ahmet Berber, meslek hayatının tamamını Tekeli Organize Sanayi Bölgesi İtfaiye Müfrezesi dâhil kentin stratejik noktalarında geçirdi. İki kız çocuğu babası olan Ahmet Berber, genç yaşlarda girdikleri bu kapının zamanla bir iş yerinden ziyade evleri haline geldiğini ifade ediyor.
Yaşamlarındaki paralel adımların sadece meslekle sınırlı kalmadığını dile getiren Ahmet Berber, ikizi Mehmet ile neredeyse hiç ayrılmadıklarını anlatıyor. "İşe beraber gittik, düğünümüzü dahi aynı gün yaptık" sözleriyle kardeşlik bağının gücünü özetleyen Berber, eşlerini istemeye dahi aynı gün gittiklerini, evlerindeki eşyalardan giydikleri kıyafetlere kadar her şeyin birbirinin aynısı olduğunu aktarıyor. Bu olağanüstü birliktelik, zaman içinde görev yaptıkları müfrezelerdeki mesai arkadaşları için de tatlı bir şaşkınlık ve neşe kaynağına dönüşmüş durumda.
Tehlikenin ortasında yeşeren mesleki tutku
İtfaiyeciliğin sıradan bir meslek olmadığını, yüksek düzeyde empati, cesaret ve fedakarlık gerektirdiğini vurgulayan Mehmet Berber ise alevlerle geçen 33 yılı değerlendirirken mesleğin psikolojik ve insani boyutuna dikkat çekiyor. Yangın söndürme ve can kurtarma operasyonlarının parayla veya maddi karşılıkla ölçülemeyecek bir risk barındırdığını söyleyen Mehmet Berber, insanların tehlikeden kaçtığı anlarda itfaiyecilerin gözünü kırpmadan alevlerin içine daldığını hatırlatıyor. Mesleğe derin bir sevgi duymadan bu zorluğun göğüslenemeyeceğini belirten tecrübeli çavuş, tehlikenin ve hızın hakim olduğu bu alanda heyecanı diri tutmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Farklı itfaiye gruplarında görev yaptıkları dönemlerde dahi ikiz olmalarının getirdiği eğlenceli anlar yaşadıklarını belirten kardeşler, meslektaşlarının zaman zaman kendilerini karıştırdığını tebessümle anlatıyor. Biriyle konuşan bir personelin az sonra diğer kardeşi gördüğünde aynı konuyu devam ettirmesi gibi anıların mesleğin stresli atmosferinde moral kaynağı olduğu ifade ediliyor. Zorlu tatbikatlar, büyük sanayi yangınları, doğal afetler ve trafik kazalarıyla geçen onlarca yıla rağmen, iki kardeş de göreve ilk başladıkları günkü disiplin ve motivasyonla nöbetlerini sürdürüyor.
Çocuklarına örnek olan ilham dolu bir miras
Kendi hayatlarındaki yüksek disiplin ve çalışma azminin aile yaşamlarına da doğrudan yansıdığını ifade eden Berber kardeşler, sergiledikleri duruşun çocukları üzerinde derin bir etki bıraktığını belirtiyor. Çocuk yetiştirmenin de tıpkı itfaiyecilik gibi büyük bir sorumluluk gerektirdiğini aktaran Ahmet Berber, kendi kızlarının babalarını rol model alarak başarıyla eğitimlerini tamamladıklarını söylüyor. Büyük kızının diş hekimliği fakültesini bitirmesinin ardından küçük kızının da aynı bölümü seçtiğini gururla dile getiren Berber, ikizi Mehmet'in çocuklarının da benzer şekilde birbirlerini takip ederek veteriner hekimlik mesleğini tercih ettiklerini kaydetti.
Süreç içerisinde karşılaşılan zorluklara rağmen mesleğe asla küsülmemesi gerektiğinin altını çizen usta itfaiye çavuşu, genç meslektaşlarına da altın değerinde tavsiyelerde bulunuyor. İnsanların şahıslara veya yaşanan olumsuzluklara kırılabileceğini ancak yapılan işe kesinlikle saygısızlık edilmemesi gerektiğini savunan Berber, yürütülen görevin kutsallığına olan inancın her türlü yorgunluğu unutturduğunu vurguluyor. Dünyaya bir kez daha gelse yine aynı mesleği seçeceğini ifade eden ikizler, kutsal üniformayı şerefle taşımanın gururunu yaşıyor.
Otuz üç yıllık mesleki disiplin ve hayat dersi
İzmir gibi metropol bir kentte sanayi tesislerinden ormanlık alanlara, ev yangınlarından kurtarma operasyonlarına kadar binlerce olayda iz bırakan ikiz kardeşler, emeklilik günleri yaklaşsa da mesleki heyecanlarından hiçbir şey kaybetmiş değil. Kutsal meslek olarak tanımladıkları itfaiyeciliğe adanan 33 yıllık bu serüven, sadece bir başarı hikayesi değil, aynı zamanda dostluğun, kardeşliğin ve kamu hizmetine duyulan derin saygının simgesi konumunda yer alıyor. İzmir halkının güvenliği için teyakkuzda bekleyen ikiz kahramanlar, teşkilatın unutulmaz simgeleri arasındaki yerini koruyor.




