Milyonlarca çalışanın yıllık izin süresi değişecek. Teklif Meclis'te
Milyonlarca çalışanın yıllık izin süresi değişecek. Teklif Meclis'te
İçeriği Görüntüle

Türkiye siyasetinde CHP ile YENİ Parti arasındaki geçişler ve ayrışmalar tartışılmaya devam ederken, CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden dikkat çeken bir ortak açıklama geldi. Zeynep Altıok Akatlı, Tacettin Bayır, Musa Çam, Ahmet Ersin, Mustafa Moroğlu, Atila Sertel ve Mehmet Ali Susam’ın imzasını taşıyan açıklamada, Türkiye’nin mevcut siyasi tablosu değerlendirilirken CHP’den ayrılarak YENİ Parti’de siyaset yapmaya başlayan isimlere de doğrudan çağrıda bulunuldu. Yedi eski milletvekili, geçmişte aynı siyasi çatı altında birlikte mücadele ettikleri isimlerin yeniden CHP’de buluşmasını istedi.

“Ortak mücadelemizin hedefi demokratik düzen”

Ortak açıklamanın ilk bölümünde AK Parti’nin yaklaşık 24 yıllık iktidar dönemi üzerinden ekonomi, üretim, eğitim, basın özgürlüğü, genç işsizliği ve hukuk alanlarında eleştiriler sıralandı. Sanayi ve tarımdaki üretim alanlarının daraldığı, işletmelerin kapandığı ve Cumhuriyet döneminde oluşturulan değerlerin elden çıkarıldığı savunulan açıklamada, eğitim sisteminin çağdaş ve bilimsel temellerden uzaklaştırıldığı ileri sürüldü. Gazetecilerin haberleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle cezaevine gönderildiği belirtilirken, gençlerin işsizlik ve gelecek kaygısı nedeniyle umutlarını başka ülkelerde aradığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca çeteler, uyuşturucu, yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve büyük fon soruşturmalarının kamuoyunun gündeminde bulunduğuna dikkat çekildi. Bu olaylara ilişkin operasyonların gerçekleştirildiği ancak söz konusu tablonun siyasi sorumluluğunun yeterince sorgulanmadığı savunuldu. Yedi eski milletvekili, Türkiye’nin temel sorununun yetkileri tek elde topladığını ve demokratik kurumları aşındırdığını savundukları yönetim anlayışı olduğunu belirterek ortak mücadelenin hedefini “halkın iradesine dayanan demokratik bir düzen kurmak” olarak açıkladı.

CHP’ye yönelik süreçlere tepki

Açıklamada CHP’ye yönelik devam eden adli ve siyasi süreçlere de geniş yer ayrıldı. Belediye başkanları, belediye bürokratları ve parti yöneticilerine yönelik uygulamaların yanı sıra CHP’nin kongre ve kurultay süreçlerine yargı yoluyla müdahale edildiği görüşü dile getirildi. Yedi isim, bu gelişmelerin yalnızca CHP’nin parti içi meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini, halkın seçme hakkı ve demokratik iradeyle bağlantılı olduğunu savundu. CHP’nin geçmişte de ayrışmalar, baskılar ve kapatılmalar yaşadığı hatırlatılan açıklamada, partinin bu dönemlerden yeniden güçlenerek çıktığı ifade edildi. CHP’nin Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecindeki tarihsel rolüne vurgu yapılarak laiklik, demokrasi, sosyal adalet ve eşit yurttaşlık ilkelerinin korunması gerektiği belirtildi. “Bugün bize düşen görev, bu birikimi korumak ve büyütmektir” denildi.

“Arkadaşlarımızın bir bölümü YENİ Parti’de”

Ortak açıklamanın en dikkat çekici bölümünü CHP’den ayrılarak YENİ Parti’ye geçen siyasetçiler ve parti üyelerine ilişkin değerlendirmeler oluşturdu. Açıklamada, deneyimli isimlerin birlik için gösterdikleri çabalara rağmen CHP’den ayrılıkların yaşandığı belirtilerek şu değerlendirme yapıldı: “Düne kadar aynı çatı altında mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın, kadrolarımızın ve üyelerimizin bir bölümü YENİ Parti’de yer aldı.” Ancak yedi eski milletvekili, birlik çağrısının CHP içinde geçmişte yaşanan sorunların veya yapılan hataların üzerinin kapatılması anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Ayrışmanın nedenlerinin, yapılan yanlışların ve sorumlulukların açık biçimde tartışılması gerektiği belirtilirken kalıcı birliğin ancak açık tartışma, karşılıklı saygı ve örgüt iradesine güven temelinde kurulabileceği ifade edildi.

1994 seçimlerini hatırlattılar

Açıklamada 1994 yerel seçimlerine de özel bir gönderme yapıldı. Yedi eski milletvekili, sol siyasette yaşanan parçalanmanın geçmişte önemli siyasi sonuçlar doğurduğunu savunarak 1994 yerel seçimlerinden ders çıkarılması gerektiğini belirtti. “Solun parçalanmasının yarattığı kayıpları ve uzun yıllara yayılan siyasi sonuçlarını anımsayalım” denilen açıklamada, aynı hataların yeniden yapılmamasının halka karşı bir sorumluluk olduğu ifade edildi. CHP’nin sorunlarının parti üyeleri, örgütler ve demokratik mekanizmalar içerisinde çözülmesi gerektiği vurgulandı. Siyasi anlaşmazlıkların CHP’yi zayıflatmak isteyenlerin kullanabileceği bir araca dönüşmesine izin verilmemesi gerektiği belirtildi.

“Farklı partilerde bulunmak düşmanlık gerektirmez”

Açıklamada CHP’den ayrılarak farklı siyasi partilerde görev alan isimlerle ilişkilerin düşmanlık üzerinden kurulmasına karşı çıkıldı. “Bugün farklı partilerde bulunmak, dün omuz omuza yürüdüğümüz insanlarla birbirimize düşman olmamızı gerektirmez” denilerek siyasi enerjinin karşılıklı çatışmalar yerine ortak görülen sorunlara yöneltilmesi gerektiği savunuldu. Yedi isim, mücadelelerinin halkı yoksullaştırdığını, adaleti aşındırdığını ve Cumhuriyet’in kazanımlarını hedef aldığını düşündükleri düzene karşı olduğunu belirtti. “Enerjimizi birbirimizi tüketmeye harcayamayız” mesajı verildi.

İzmir Duruşu vurgusu

Ortak açıklamanın önemli bölümlerinden biri de İzmir’e ayrıldı. İzmir’in kurtuluşun simge kentlerinden biri olduğu belirtilirken kentin Cumhuriyet değerlerinin güçlü savunucularından olduğu ifade edildi. İzmir için “kardeşliğin, barışın ve dayanışmanın kenti” tanımlaması yapıldı. Kentte ortak değerlere yönelik saldırılar karşısında birlikte hareket etme iradesini ifade ettiği belirtilen “İzmir Duruşu” kavramının bugün de yol gösterici olması gerektiği savunuldu. Açıklamada, “İzmir Duruşu”nun oluşmasında CHP’nin önemli emeğinin bulunduğu belirtilerek “Şimdi bu dayanışmayı yeniden büyütme zamanıdır” mesajı verildi.

“Kırgınlıklarımızı aşalım”

Yedi eski CHP milletvekili, “İzmir Duruşu”nun farklılıkların bilincinde olarak ortak sorumluluklara sahip çıkmayı gerektirdiğini ifade etti. Eleştirilerin özgürce dile getirilmesi gerektiği belirtilirken demokratik iradenin birlikte savunulması çağrısı yapıldı. Kırgınlıkların aşılabilmesi için tarafların birbirlerini dinlemesi ve ortak gelecek için yeniden yan yana gelmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamayı imzalayan isimler kendilerini “Cumhuriyet Halk Partili önceki dönem milletvekilleri, Parti Meclisi ve MYK üyeleri” olarak tanımlayarak CHP’nin tüzel kişiliğine, tarihsel mirasına ve demokratik iradesine yönelik her türlü müdahalenin karşısında olduklarını bildirdi.

Parti içi demokrasi mesajı

CHP’nin içinde bulunduğu siyasi süreci aşabilecek birikime ve güce sahip olduğu savunulan açıklamada, bunun için parti içinde bazı adımların atılması gerektiği de belirtildi. Her kademede liyakat, deneyim, emek ve örgüt iradesine değer verilmesi gerektiği ifade edildi. Üyelerin karar alma süreçlerine daha fazla katıldığı, eleştirilerin dikkate alındığı ve parti içi demokrasinin güçlendirildiği bir anlayışın benimsenmesi çağrısı yapıldı. Atatürk’ün ilke ve devrimlerine, laikliğe, demokrasiye ve sosyal adalete inanan bütün yurttaşların bu mücadelenin parçası olduğu ifade edildi.

YENİ Partililere açık çağrı

Açıklamanın sonunda YENİ Parti’de siyaset yapan eski CHP’lilere doğrudan seslenildi. Yedi isim çağrılarını şu sözlerle dile getirdi: “Düne kadar aynı parti çatısı altında yürüdüğümüz YENİ Partili arkadaşlarımıza çağrımız açıktır: Ortak değerlerimizi, birlikte verdiğimiz mücadeleyi ve halkımıza karşı sorumluluğumuzu hatırlayalım. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında yeniden buluşalım.” Bu buluşmanın karşılıklı saygı, samimi bir özeleştiri ve güçlü bir demokratik iradeyle gerçekleştirilebileceği belirtilirken, gelecekte yeniden aynı çatı altında buluşulacağına inandıkları ifade edildi.

“Birleşe birleşe kazanacağız”

Ortak açıklama birlik mesajıyla sona erdi. Yedi eski CHP milletvekili, “Yine beraber ağlayacak, beraber gülecek, zafer türkülerimizi beraber söyleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın son mesajı ise şöyle oldu: “Birleşe birleşe kazanacağız. Ayrıla ayrıla değil.” Ortak açıklamada Zeynep Altıok Akatlı, Tacettin Bayır, Musa Çam, Ahmet Ersin, Mustafa Moroğlu, Atila Sertel ve Mehmet Ali Susam’ın imzası yer aldı.

İsimlerin İzmir ile olan somut bağları ve kentteki rolleri şu şekildedir:

  • Zeynep Altıok Akatlı: İzmir milletvekilliği döneminde kentte özellikle kültür, sanat ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmış; İzmir'in entelektüel kesimiyle güçlü bağlar kurmuştur.
  • Tacettin Bayır: İzmir’de uzun yıllar ticaret yapmış, CHP İzmir İl Başkanlığı görevinde bulunmuş ve kent siyasetinin tabanında çok güçlü bağları olan yerel bir figürdür.
  • Musa Çam: Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Ege Bölge Temsilciliği yapmış, İzmir'deki sendikal ve işçi hareketlerinin merkezinde yer almıştır.
  • Ahmet Ersin: Uzun yıllar İzmir'de serbest avukatlık yapmış, CHP İzmir İl Yönetiminde bulunmuş ve kentin yerel yargı/siyaset mekanizmasında yer almıştır.
  • Mustafa Moroğlu: Kentin yerel siyasetinde CHP İzmir İl Başkanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği yapmış, Ege Bölgesi'ndeki sivil toplum kuruluşlarında aktif rol oynamıştır.
  • Atila Sertel: Uzun yıllar İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanlığı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanlığı yapmış, kentin yerel medyasının en tanınan yüzlerinden biri olmuştur.
  • Mehmet Ali Susam: İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB) Başkanlığı ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkan Vekilliği yapmış, kentin ticaret ve esnaf dünyasını uzun yıllar yönetmiştir.

Kaynak: AJANSLAR