Restorasyonla yeniden kent yaşamına kazandırılacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan restorasyon kapsamında yapının özgün mimari kimliği korunacak, tarihi dokusuna zarar vermeden güçlendirme ve onarım çalışmaları gerçekleştirilecek. Yapının sahip olduğu mimari ve sanatsal değerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.
Uzun yıllardır atıl durumda bulunan Cihan Palas'ın yeniden işlev kazanmasıyla birlikte, Kemeraltı'nın kültürel mirasına önemli bir değer daha kazandırılmış olacak. Restorasyonun tamamlanmasının ardından yapının yeniden kent yaşamının aktif bir parçası hâline gelmesi hedefleniyor.


Kemeraltı'nda Avrupa esintisi taşıyan bir yapı

Milyonlar bekliyor: Kredi kartı ve prim borçları silinecek mi?
Milyonlar bekliyor: Kredi kartı ve prim borçları silinecek mi?
İçeriği Görüntüle


İzmir'de uzun yıllar boyunca Kordon hattı, Levantenlere ait görkemli otelleriyle öne çıktı. Buna karşın Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kemeraltı bölgesinde Avrupa mimarisini yansıtan modern otellerin inşa edilmesi, 20. yüzyılın başlarını buldu. Bu dönüşümün en önemli temsilcilerinden biri ise Cihan Palas Oteli oldu.
Tarihi yapının, Kulalı Cihanzade Hüseyin Fehmi Bey tarafından yaptırıldığı biliniyor. Hüseyin Fehmi Bey'in 1907 yılında Valilik karşısında "Cihan" adıyla bahçeli bir otel işlettiği, bu işletmenin 1914 yılında da faaliyetini sürdürdüğü kaydediliyor. Tarihçiler, bu otelden edinilen deneyimin ardından Cihan Palas'ın Cumhuriyet'in ilk yıllarında inşa edildiğini değerlendiriyor.


Döneminin en modern ve prestijli otellerinden biriydi


Taş ve tuğla malzemeyle inşa edilen yapı, zemin üzerine iki katlı olarak tasarlandı. Zemin katta lobi, mutfak ve hizmet alanları bulunurken, üst katlarda müşteri odaları ve çeşitli salonlar yer aldı.


1926 yılına ait İzmir rehberinde yer alan ilan, Cihan Palas'ın dönemin en donanımlı otellerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Otelin sıcak ve soğuk su bulunan odaları, aile odaları dâhil 50 büyük odası, kıraathanesi ve içkili lokantası olduğu belirtiliyor.
Tüm bu özellikler, Cihan Palas'ın yalnızca bir konaklama tesisi olmadığını, dönemin üst gelir grubuna hitap eden yüksek konforlu ve prestijli bir şehir oteli olarak hizmet verdiğini gösteriyor.


Yapının adı ilerleyen yıllarda değiştirildi. 1934 tarihli İzmir rehberinde otelden artık Emniyet Oteli olarak söz ediliyor.
Cihan Palas'ı benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri ise mimari tasarımının yanı sıra iç mekânlarında bulunan sanatsal süslemeleridir.
Otelde yer alan duvar ve tavan resimleri, İzmir'deki tarihi oteller arasında bilinen tek örnek olma özelliğini taşıyor. Resimlerde kent panoramaları, doğa manzaraları ile soyut ve dekoratif kompozisyonlar yer alıyor. Bu özgün süslemeler, yapının yalnızca mimari değil, aynı zamanda sanatsal açıdan da önemli bir kültür varlığı olduğunu ortaya koyuyor.


Tarihi otel, giriş avlusuna bakan "L" planlı ana yapı ile arka tarafta yer alan iç avlu ve çevresindeki mekânlardan oluşuyor. Yapının çatı katının bugünkü görünümünün ise sonradan yapılan bir ekleme olduğu değerlendiriliyor.
Uzun yıllardır işletilmeyen binanın yalnızca zemin katındaki kıraathane kullanılmaya devam ediyor. Bunun dışındaki bölümler ise yılların etkisiyle ciddi şekilde yıpranmış durumda.


Kent hafızasında önemli bir yere sahip


Tarihi kaynaklarda, Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmir ziyaretlerinde konakladığı Cihan Palas, Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze ulaşan mimarisi, sanatsal süslemeleri ve kent yaşamındaki yeriyle İzmir'in en önemli simge yapılarından biri olarak kabul ediliyor.
Yıllar boyunca sessizliğe terk edilen Cihan Palas'ın yeniden ayağa kaldırılması, yalnızca tarihi bir binanın restore edilmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Kemeraltı'nın geçmişini, İzmir'in çok katmanlı kültürel mirasını ve kentin belleğini geleceğe taşıyacak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi