İzmir’in Menderes ilçesinde sele kapılan otomobilde hayatını kaybeden 16 yaşındaki Balımnaz Türkkal ile 21 yaşındaki ablası Nergiz Türkkal’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, aileden gelen açıklamalar olayın seyrini değiştirecek nitelikte. Anne Özlem Türkkal, “Bu bir kaza değil, cinayet” diyerek adalet çağrısı yaptı. Baba İlker Türkkal ise kızlarının ölüme terk edildiğini savundu.
Sel gecesi yaşananlar soru işareti bırakıyor
Olay, 5 Şubat akşamı Menderes ilçesi Oğlananası Mahallesi Kısık Sanayi yolu üzerinde meydana geldi. İçinde Balımnaz ve Nergiz Türkkal kardeşlerin yanı sıra Devran Y. ve aracı kullanan Tamer Demirdaş’ın bulunduğu otomobil, dere üzerindeki köprüden geçerken iddiaya göre sele kapıldı.
Sürüklenen araçtan Devran Y. ve Tamer Demirdaş kendi imkanlarıyla kurtuldu. İhbar üzerine bölgeye İzmir Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi ile AFAD ekipleri sevk edildi. Eğitimli arama köpeklerinin de katıldığı çalışmalarda iki kardeşin cansız bedenine ulaşıldı. Türkkal kardeşler, Hacılarkırı Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Olayın ardından Devran Y. gözaltına alındı ancak daha sonra serbest bırakıldı. Hakkında “Uyuşturucu imal ve satmak” ile “Hırsızlık” suçlarından kaydı ve yakalama kararı bulunan sürücü Tamer Demirdaş ise yakalanarak tutuklandı.
Şüphelilerin ifadeleri çelişkileri artırdı
Soruşturma dosyasına giren ifadelere göre Devran Y., genç kızları Konak Tepecik bölgesinden aldıklarını, çeşitli yerlerde vakit geçirdikten sonra Torbalı istikametine doğru ilerlediklerini anlattı. Yağışın yoğun olduğunu, hızlarının düşük seyrettiğini savunan Devran Y., aracın bir ara sokakta akıntıya kapıldığını söyledi.
“Camı açıp atladık, onlar çıkamadı” diyen Devran Y., Balımnaz ve Nergiz’in araçtan atlayamadığını ileri sürdü. Gün ağardığında yolunu bulduğunu, ardından jandarmaya gittiğini belirtti.
Sürücü Tamer Demirdaş ise ifadesinde yağmurun hafif çiselediğini, su birikintisini geçebileceğini düşündüğünü savundu. Hızının 10-20 kilometre olduğunu iddia eden Demirdaş, aracın suya gömülmeye başladığını fark edince camdan atladığını söyledi. “Kadınların da kurtulduğunu sandım” diyen Demirdaş, yakalama kararı bulunduğu için kolluk kuvvetlerine doğrudan başvuramadığını ifade etti.
Ancak bu beyanlar, ailenin şüphelerini daha da derinleştirdi.
Baba Türkkal’dan ağır suçlama
Hayatını kaybeden kızların babası İlker Türkkal, olayın anlatıldığı gibi bir sel kazası olmadığını savundu. “İki evladımı birden kaybettim” diyen Türkkal, kızlarının İzmir’e dönüş yolunda olmadıklarını, olay yerinin güzergâh dışı olduğunu öne sürdü.
Baba Türkkal, şu soruların yanıtını istedi: “Kaza yapan bir insan neden 12 saat sonra avukatıyla karakola gider? İki genç kız araçtan çıkamazken, iki yetişkin erkek nasıl kurtuluyor? Çevredeki evlerden neden yardım istenmedi? Neden 112 aranmadı?”
Kızının emniyet kemeri takmadığını belirten Türkkal, cenazede kemerin takılı bulunduğunu söyledi. Üzerlerinde montla çıktıkları belirtilen kızların montlarının kayıp olduğunu, çanta ve cep telefonlarının da bulunamadığını ifade etti. “Orada ölüme terk edilmişler. Hatta benim tahminim öldürülüp atıldılar” sözleriyle iddialarını daha da ileri taşıdı.
Anne Türkkal: "Benim gözümde bu cinayet"
Acılı anne Özlem Türkkal’ın sözleri ise kamuoyunda yankı uyandırdı. “İki yavrumu birden kaybettim” diyen anne, olayın kaza olarak değerlendirilmesine karşı çıktı.
“Bu bir kaza değil, cinayet” diyen Özlem Türkkal, “Kendileri kurtuluyor ama benim kızlarım orada kalıyor. Burnu bile kanamayan insanlar var ama benim çocuklarım toprağın altında. Bu nasıl kaza?” ifadelerini kullandı.
Devran Y.’nin serbest bırakılmasına tepki gösteren anne Türkkal, yetkililere seslenerek dosyanın derinleştirilmesini istedi. “Benim çocuklarım mağdur değil miydi? Ne olursunuz bu olayın peşini bırakmayın” diyerek adalet çağrısında bulundu.
Soruşturma sürüyor
Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor. Tutuklanan Tamer Demirdaş’ın cezaevindeki süreci sürerken, Devran Y.’nin serbest bırakılması aile tarafından eleştiriliyor. Dosyada yer alan teknik incelemeler, telefon kayıtları ve olay yeri bulgularının soruşturmanın seyrini belirlemesi bekleniyor.
Özellikle aracın akıntıya kapıldığı iddia edilen noktanın gerçekten bir geçiş güzergâhı olup olmadığı, su seviyesinin boyutu, araç içindeki konumlar ve emniyet kemeri bulguları adli tıp ve kriminal raporlarla netleşecek.
Aile ise kızlarının ölümünün sıradan bir sel faciası olarak kapanmasını istemiyor. Türkkal ailesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyor.