SEMİ TEKTAŞ/ İzmir'in merkezinde uzun yıllardır atıl durumda bulunan ve kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen alanın geleceği, kent siyasetinde yeniden tartışma konusu oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın imzaladığı protokolün ardından TMSF'nin alandaki yüzde 70'lik hissesinin özel bir şirkete satılabileceği yönündeki gelişmeler, YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı'nın tepkisini çekti. Parti yönetimi, geçmişte imar planları yargı kararlarıyla iptal edilen alanda yeni bir ticari yapılaşma sürecinin gündeme gelmesinin kamu yararı açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu. Büyükşehir Belediye Meclisi'nin TMSF ile kamu yararına çözüm geliştirilmesi amacıyla verdiği yetkinin, özel bir şirketin taraf olacağı ticari sürecin dayanağı hâline getirilmemesi gerektiğini belirten YENİ Parti, konuyu yeniden Meclis gündemine taşımaya hazırlanıyor.
Basmane Çukuru'nda yüzde 70'lik hisse tartışması
İzmir'in kent merkezindeki en değerli taşınmazlardan biri olarak gösterilen Basmane Çukuru, yıllardır çözülemeyen mülkiyet, imar ve kullanım sorunları nedeniyle tartışmaların odağında bulunuyor. Alanın nasıl değerlendirileceği, ne kadar yapılaşmaya izin verileceği ve kamuya ne ölçüde hizmet edeceği konusunda geçmişten bugüne farklı görüşler gündeme gelirken, son tartışmanın merkezinde TMSF'nin yüzde 70'lik hissesi yer alıyor. YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Başkan Cemil Tugay tarafından imzalanan protokolün ardından söz konusu hissenin özel bir şirkete satılması ihtimalinin gündeme gelmesine karşı çıktı. Parti yönetimi, kamu kurumları arasında çözüm geliştirilmesi amacıyla yürütülen sürecin özel şirketlerin ticari çıkarlarının belirleyici olacağı bir yapıya dönüşebileceğini ileri sürdü. Açıklamada, hissenin satışına ilişkin ihtimal üzerinden kamu yararının nasıl korunacağı ve belediyenin gelecekte hangi taraflarla muhatap olacağı soruları gündeme getirildi. Henüz olasılık olarak gündeme getirilen hisse devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, satışın hangi koşullarda yapılabileceği ve olası alıcının kimliği ise açıklamada somut bilgilerle ortaya konulmadı. Buna karşın YENİ Parti, söz konusu ihtimalin dahi Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından verilen yetkinin kapsamının yeniden tartışılmasını gerektirdiğini savundu.
Geçmişte imar planları mahkeme kararlarıyla iptal edilmişti
Basmane Çukuru'na ilişkin tartışmalar yalnızca mülkiyet ve hisse devriyle sınırlı değil. Alanın yapılaşma koşulları da geçmiş yıllarda yargı süreçlerine konu oldu. YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, açıklamasında daha önce hazırlanan imar planlarının mahkemeler tarafından iptal edildiğini hatırlatarak bu kararlarda yüksek yapılaşma yoğunluğu, ulaşım ve otopark sorunları ile altyapı yetersizliklerinin belirleyici olduğunu vurguladı. Parti yönetimine göre, Basmane gibi kent merkezindeki yoğun bir bölgede yapılacak düzenlemelerde yalnızca yatırımın ekonomik büyüklüğünün değil, çevresindeki ulaşım ağına, altyapıya ve kamusal yaşama etkilerinin de dikkate alınması gerekiyor. Özellikle bölgede yeni bir yapılaşma modelinin gündeme gelmesi halinde geçmiş yargı kararlarında ele alınan sorunların yeniden değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor. Bu nedenle Basmane Çukuru'nun geleceğine ilişkin yeni bir protokol veya mülkiyet düzenlemesinin, alanın imar koşullarına dair hukuki ve teknik tartışmalardan bağımsız ele alınamayacağı belirtiliyor.
“İzmir'in en değerli alanlarından biri ticari pazarlıklara konu edilemez”
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, yaptığı açıklamada Basmane Çukuru'nun geleceğinin özel şirketlerin ticari beklentilerine göre şekillendirilmesine karşı olduklarını belirtti. Alanın İzmir halkının çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini savunan parti yönetimi, gelişmeleri yeni bir rant tartışmasının başlangıcı olarak nitelendirdi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İzmir halkının çıkarları ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi gereken Basmane Çukuru, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın imzaladığı protokolün ardından TMSF'nin yüzde 70'lik hissesinin özel bir şirkete satılmasının gündeme gelmesiyle yeni bir rant tartışmasının merkezine taşınmıştır. Kamu yararı için çözülmesi gereken bu sorun, özel şirketlerin ticari çıkarlarının belirleyici olacağı bir pazarlık sürecine dönüştürülmektedir.” Parti yönetimi, alanın geleceğine ilişkin kararların kamuoyuna açık ve denetlenebilir biçimde alınması gerektiği görüşünü dile getirirken, mevcut sürecin bu açıdan soru işaretleri yarattığını savundu.
Cemil Tugay'a iki kritik soru
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a ve belediye yönetimine doğrudan sorular yöneltti. Büyükşehir Belediye Meclisi'nin TMSF ile kamu yararına çözüm geliştirilmesi için verdiği yetkinin hangi gerekçeyle özel bir şirketin taraf olabileceği ticari bir sürece dönüştürüldüğünü sorgulayan parti yönetimi, olası hisse devri sonrasında belediyenin nasıl bir hukuki ve ticari ilişki içinde olacağının açıklanmasını istedi. Açıklamada şu sorulara yer verildi: “İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, TMSF ile kamu yararına bir çözüm geliştirilmesi için yetki vermişken, bu yetki hangi gerekçeyle özel bir şirketin taraf olacağı ticari bir sürecin parçası hâline getirilmektedir? İzmir Büyükşehir Belediyesi bundan sonra kiminle, hangi koşullarda ve hangi kamu yararı güvenceleriyle muhatap olacaktır?” Bu sorularla birlikte tartışmanın odağı, yalnızca hissenin olası satışından belediyenin imzaladığı protokolün kapsamına ve Meclis tarafından verilen yetkinin sınırlarına taşındı.
“Kapalı kapılar ardında pazarlığa izin vermeyeceğiz”
Basmane Çukuru'nun geleceğinin şeffaf biçimde belirlenmesi gerektiğini savunan YENİ Parti, alanla ilgili kararların İzmir halkının çıkarlarını ikinci plana atacak şekilde alınmasına karşı olduklarını açıkladı. Parti yönetimi, “İzmir'in en değerli alanlarından birinin geleceğinin kapalı kapılar ardında yürütülen ticari pazarlıklara konu edilmesine, İzmir halkının çıkarlarının ikinci plana atılmasına ve kamu yararı için verilen yetkinin amacı dışında kullanılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Açıklamada kullanılan ifadeler, YENİ Parti'nin olası hisse devrini yalnızca ekonomik bir işlem olarak değil, Büyükşehir Belediye Meclisi'nin karar alma yetkisi ve kamusal denetim açısından da tartışmaya açtığını ortaya koydu. Parti yönetimi, belediyenin süreçte hangi kamu yararı güvencelerini sağlayacağını açıklığa kavuşturması gerektiğini savundu.
Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yeni hamle hazırlığı
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Basmane Çukuru'na ilişkin itirazlarını siyasi açıklamayla sınırlı tutmayacağını duyurdu. Parti yönetimi, Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından daha önce verilen yetkinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli kararların alınması amacıyla Meclis nezdinde girişimlerde bulunacaklarını bildirdi. Bu adımın, Basmane Çukuru'na ilişkin protokolün kapsamının ve belediyenin süreçte üstlendiği yükümlülüklerin yeniden tartışılmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ancak Meclis'e hangi somut önerilerin sunulacağı, yetkinin değiştirilmesinin mi yoksa geri alınmasının mı talep edileceği henüz açıklanmadı. Partinin girişimlerinin sonucunda Meclis'in nasıl bir karar alacağı ise protokolün içeriğine, mevcut hukuki duruma ve Meclis üyelerinin değerlendirmelerine bağlı olacak.
“Hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız”
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, açıklamasının son bölümünde hukuki süreç başlatabileceklerinin de mesajını verdi. Kamu yararı gözetilerek verilen yetkinin özel şirketlerin çıkarları doğrultusunda kullanılmasına karşı çıkacaklarını belirten parti yönetimi, gerekli görmeleri halinde yasal yollara başvuracaklarını duyurdu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kamu yararı gözetilerek verilen yetkinin, İzmir halkının malının özel şirketlerin çıkarlarına peşkeş çekilmesi için kullanılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu yetkinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli kararların alınması için Büyükşehir Belediye Meclisi nezdinde tüm girişimleri başlatacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.” Parti yönetimi, kamu yararı için verilen yetkinin özel şirketlerin ticari çıkarlarına hizmet etmesine izin vermeyeceklerini vurgulayarak açıklamasını “İzmir'in geleceği satılık değildir” sözleriyle tamamladı.
Basmane Çukuru'nun geleceği yeniden tartışılıyor
İzmir'in merkezinde yıllardır çözülemeyen Basmane Çukuru sorunu, son gelişmelerle birlikte yeniden kentin önemli siyasi ve hukuki gündemlerinden biri hâline geldi. Bir tarafta atıl durumdaki alanın değerlendirilmesi ve uzun süredir devam eden sorunun çözülmesi ihtiyacı bulunurken, diğer tarafta mülkiyet ilişkileri, yapılaşma koşulları, kamu yararı ve karar alma süreçlerinin şeffaflığına ilişkin tartışmalar sürüyor. TMSF'nin yüzde 70'lik hissesinin özel bir şirkete satılması ihtimali, alanın geleceğinde belediyenin hangi güvencelere sahip olacağı sorusunu da gündeme taşıdı. Olası bir hisse devrinin belediyeyle yapılan protokolü nasıl etkileyeceği, yeni tarafın hangi hak ve yükümlülükleri üstleneceği ve geçmişte yargı kararlarına konu olan imar sorunlarının nasıl çözüleceği henüz netlik kazanmadı. YENİ Parti'nin Büyükşehir Belediye Meclisi nezdinde başlatacağını açıkladığı girişimler, Basmane Çukuru tartışmasını önümüzdeki dönemde yeniden Meclis gündemine taşıyabilir. Gözler şimdi İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin protokol ve olası hisse devrine ilişkin yapacağı açıklamalara, TMSF'nin atacağı adımlara ve Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanabilecek gelişmelere çevrildi.
Yapılan açıklama aynen şöyle:
“İZMİR’İN GELECEĞİ RANT PAZARLIĞININ KONUSU OLAMAZ”
YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, Basmane Çukuru’na ilişkin protokol ve TMSF’nin yüzde 70’lik hissesinin özel bir şirkete satılması ihtimali üzerinden gündeme gelen tartışmalara tepki gösterdi. Alanın geleceğinin ticari pazarlıklara konu edilmesine karşı çıkan parti, kamu yararı için verilen yetkinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla Büyükşehir Belediye Meclisi nezdinde girişimlerde bulunacaklarını ve hukuki haklarını kullanacaklarını açıkladı.
İzmir’in kent merkezinde uzun yıllardır çözüme kavuşturulamayan Basmane Çukuru’na ilişkin YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, geçmişte mahkeme kararlarıyla iptal edilen imar planlarında yüksek yapılaşma yoğunluğu, ulaşım ve otopark sorunları ile altyapı yetersizliklerinin belirleyici olduğu hatırlatıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın imzaladığı protokolün ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) yüzde 70’lik hissesinin özel bir şirkete satılmasının gündeme gelmesine tepki gösterilen açıklamada, Basmane Çukuru’nun geleceğinde kamu yararının esas alınması gerektiği vurgulandı.
“İZMİR’İN EN DEĞERLİ ALANLARINDAN BİRİ TİCARİ PAZARLIKLARA KONU EDİLEMEZ”
Basmane Çukuru’nun kamu yararı doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerektiğini belirten YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, sürecin özel şirketlerin ticari çıkarlarının belirleyici olacağı bir pazarlığa dönüştürülmesine karşı çıktı. Açıklamada, “İzmir halkının çıkarları ve kamu yararı gözetilerek değerlendirilmesi gereken Basmane Çukuru, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın imzaladığı protokolün ardından TMSF’nin yüzde 70’lik hissesinin özel bir şirkete satılmasının gündeme gelmesiyle yeni bir rant tartışmasının merkezine taşınmıştır. Kamu yararı için çözülmesi gereken bu sorun, özel şirketlerin ticari çıkarlarının belirleyici olacağı bir pazarlık sürecine dönüştürülmektedir.
Burada açıkça soruyoruz:
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, TMSF ile kamu yararına bir çözüm geliştirilmesi için yetki vermişken, bu yetki hangi gerekçeyle özel bir şirketin taraf olacağı ticari bir sürecin parçası hâline getirilmektedir?
İzmir Büyükşehir Belediyesi bundan sonra kiminle, hangi koşullarda ve hangi kamu yararı güvenceleriyle muhatap olacaktır?
İzmir’in en değerli alanlarından birinin geleceğinin kapalı kapılar ardında yürütülen ticari pazarlıklara konu edilmesine, İzmir halkının çıkarlarının ikinci plana atılmasına ve kamu yararı için verilen yetkinin amacı dışında kullanılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.
“HUKUKİ HAKLARIMIZI SONUNA KADAR KULLANACAĞIZ”
Basmane Çukuru’na ilişkin sürecin yeniden değerlendirilmesi için girişimlerde bulunacaklarını belirten YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı, “İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından kamu yararı gözetilerek verilen yetkinin, İzmir halkının malının özel şirketlerin çıkarlarına peşkeş çekilmesi için kullanılmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu yetkinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli kararların alınması için Büyükşehir Belediye Meclisi nezdinde tüm girişimleri başlatacak, hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Kamu yararı için verilen yetkinin özel şirketlerin ticari çıkarlarına hizmet etmesine izin vermeyeceğiz. İzmir’in geleceği satılık değildir” dedi.




