İNCİ ONGUN/ Metin Oktay’ın yaşamına ilişkin araştırmalarını ve ulaştığı anıları “Kan Ter Gözyaşı” adlı kitabında ölümsüzleştiren yazar Dr. Metin Özer, efsane futbolcunun henüz 5-6 yaşlarındayken Altınpark’a giderek usta futbolcuları izlediğini anlattı. Sait Altınordu gibi İzmir futbolunun önemli isimlerini seyrederek büyüyen Oktay’ın yolu, ilerleyen yıllarda Damlacıkspor’la kesişti. Burada yaklaşık bir yıl forma giydikten sonra o yılların güçlü ekiplerinden Yün Mensucat’a geçen Oktay’ın futbol yaşamında yeni bir dönem başladı. Özer, Altınpark’ta filizlenen futbol tutkusunun, ilerleyen yıllarda Türk futbolunun “Taçsız Kral”ına uzanan yolun temelini oluşturduğunu aktardı.
“Biz Metin Oktay’ı tanımıyoruz”
Metin Oktay hakkında kitap hazırlama fikrine başlangıçta, “Onu zaten herkes tanıyor” düşüncesiyle yaklaştığını belirten Özer, araştırmaları ilerledikçe Oktay’ın kamuoyunun fazla bilmediği birçok yönüyle karşılaştığını anlattı. Özer, “Dayıma, ‘Metin Oktay’ı herkes biliyor. Bir de benim yazmamın ne anlamı var?’ dedim. Ama sonra içine girince öğrendim ki biz Metin Oktay’ı tanımıyoruz” dedi.
Atatürk’e saygısı
Özer’in anlattığı anılardan biri ise Metin Oktay’ın Atatürk’e duyduğu saygıyı ortaya koydu. Oktay’ın yazı-tura atışlarında sürekli “tura” demeyi tercih ettiğini anlatan Özer, bunun nedenini, “Atatürk’ün yüzünün toprağa değmesini istemiyordu” sözleriyle açıkladı.
Spor müzesi yakışır
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da Metin Oktay’ın yalnızca başarılarıyla değil, kişiliğiyle de hatırlanması gereken bir değer olduğunu söyledi. İzmir’in geçmişte çok önemli sporcular ve isimler yetiştirdiğini vurgulayan Tugay, “Neticede inanılmaz bir sporcu ve inanılmaz bir kişi. İzmir böyle insanların adeta fabrikası” dedi. Bu değerlerin yeni kuşaklara daha fazla anlatılması gerektiğini belirten Tugay, kentte bir spor müzesi kurulabileceğinin de sinyalini verdi. Tugay, “Belki ileride bir spor müzesi kurarız. Vallahi her şeyi yapabiliriz. O kadar çok yetiştirdiğimiz değer var ki” ifadelerini kullandı.
“Basmane şehrin kalbi”
Konuşmasının önemli bölümünü Basmane’ye ayıran Tugay, tarihi bölgenin özgün kimliği korunarak yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi. “Bence Basmane bu şehrin kalbi” diyen Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bölgenin hakkını vermek lazım. Basmane, olması gereken özünü koruyarak, doğal dokusunu koruyarak tekrar herkesin kendini ait hissettiği, sürekli bir amaçla geldiği bir yer haline dönüşmeli. Bu mutlaka ve mutlaka yapmamız gereken bir şey.”
“Basmane’yi yeniden canlandıracağız”
Basmane’ye yönelik hedeflerini de açıklayan Tugay, bölgenin yeniden İzmirlilerin günlük yaşamının bir parçası haline geleceğini belirterek, “Allah nasip ederse benim şu dönemimde Basmane’yi gerçekten bütün İzmir’in tekrar tekrar gelmek istediği; gezmek için, alışveriş için, oturup bir şeyler yemek için geldiği bir hale kesinlikle çevireceğiz. Bunu yapacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın” dedi. Tugay, Basmane’nin yeniden canlanmasının kentin tamamına yansıyacağını ifade ederek, “Bu alanı tekrar canlandırıp olması gereken hale getirdiğimiz zaman bence İzmir’in havası çok değişecek” diye konuştu.
“Geçmişe bilinçle bakmalıyız”
İzmir’in tarihinin, yetiştirdiği insanların ve kent hafızasında kalan hikâyelerin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çeken Tugay, “Geçmişine önce saygıyla, sonra sevgiyle ama galiba en önemlisi bilinçle bakarak yaşamamız gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir anlayışla belediye başkanlığı yapmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.
“Gençlere İzmir’i anlatmalıyız”
Tugay, İzmir’in değerlerinin özellikle genç kuşaklara yeterince anlatılmadığına da dikkat çekti. Gençlik tanımını daha geniş tuttuğunu belirten Tugay, “Genç nesil derken sadece 18-25 yaşından bahsetmiyorum, 40 yaşına kadar. Onlara biraz daha fazla İzmir’i anlatmamız gerekiyor. Ne kadar özel bir İzmir olduğunu. Çünkü bilmiyorlar, bilmiyoruz” dedi.
Basmane Sohbetleri sürecek
Etkinliğin moderatörlüğünü yapan araştırmacı-yazar Orhan Beşikçi, uzun bir aranın ardından yeniden başlayan “Anılarla Basmane Sohbetleri”nin farklı mekânlarda sürdürüleceğini belirterek, buluşmaların Basmane’nin geçmişini ve yetiştirdiği isimleri anlatmaya devam edeceğini söyledi. İzmirlilerin Metin Oktay ile övünç duyduğunu belirten Beşikçi, efsane futbolcunun Basmane ve Altınpark’la güçlü bir bağı bulunduğunu vurgulayarak, “Herkes Metin Oktay’a sahip çıkıyor ama Metin Oktay Altınparklı. Basmane’ye geldiğiniz zaman burada Metin Oktay’ı gören, onunla konuşan, sohbet eden insanlarımız var” dedi. Beşikçi, bölgedeki eski anlatımlara göre Oktay’ın Altınpark’taki futbol yıllarından Damlacıkspor’a uzanan yolculuğunun da Basmane’nin futbol hafızasının önemli parçalarından biri olduğunu aktardı.










