Bornova Belediyesi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Ata Sağlık Hastanesi iş birliğiyle Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen Meme Kanseri Farkındalık Paneli, kadınların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Alanında uzman hekimlerin ve psikologların katıldığı panelde, meme kanserinde erken teşhisin önemi, rahim ağzı kanserinden korunma yöntemleri, HPV aşısı ve kanserle mücadelede psikolojik desteğin rolü ele alındı.
Bornovalı kadınlar sağlık için bir araya geldi
Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi, bu kez kadın sağlığına yönelik önemli bir farkındalık buluşmasına ev sahipliği yaptı. Bornova Belediyesi ile Ata Sağlık Hastanesi tarafından ortaklaşa düzenlenen panelde, kadınların yaşamını doğrudan ilgilendiren sağlık sorunları uzmanların katılımıyla değerlendirildi.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hastalıkların erken dönemde fark edilmesinin önemi üzerinde duruldu. Kadınların sağlık konularında doğru bilgiye ulaşmasının ve gerekli kontrolleri zamanında yaptırmasının tedavi süreçleri açısından taşıdığı önem anlatıldı.
Panelin gündeminde yalnızca meme kanseri bulunmadı. Rahim ağzı kanseri, HPV enfeksiyonu, koruyucu sağlık uygulamaları ve kanser tanısı sonrasında yaşanabilecek psikolojik sorunlar da ele alındı.
Uzmanlar, sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken hastalıklarla ilgili toplumda yerleşmiş yanlış düşüncelerin değiştirilmesinin de önemine dikkat çekti.
Başkan Yardımcısı Bölük’ten kadınlara çağrı
Panelin açılış konuşmasını Bornova Belediye Başkan Yardımcısı Duygu Bölük gerçekleştirdi. Günlük yaşamın yoğunluğu nedeniyle kişilerin kendi sağlıklarını ikinci plana atabildiğini belirten Bölük, özellikle kadınların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
Bornova Belediyesi’nin sağlık alanındaki çalışmalarına değinen Bölük, belediye tarafından hayata geçirilen Sağlık Kart uygulaması hakkında da katılımcılara bilgi verdi.
Bölük, sağlık konusunda farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekerek, “Hepimiz günlük işlere dalıp sağlığımızı ihmal ediyoruz. Biz Bornova Belediyesi olarak bunun önüne geçmeye, bu ölümcül hastalıkları erken farkındalıkla engellemeye çalışıyoruz” dedi.
Belediyenin kadın sağlığına yönelik desteklerinin devam edeceğini belirten Bölük, hastalıkların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olacak bilinçlendirme çalışmalarına önem verdiklerini ifade etti.
Uzman isimden çarpıcı uyarı: Her 8 kadından biri
Panelde konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Utku Tantoğlu, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek hastalığın yaygınlığına ilişkin bilgiler paylaştı.
Kadınların yaşamları boyunca meme kanseriyle karşılaşma riskine dikkat çeken Tantoğlu, yaklaşık her sekiz kadından birinin bu hastalığa yakalanabildiğini ifade etti.
Bu oran, her sekiz kadından birinin aynı anda hasta olduğu anlamına gelmiyor. İstatistik, belirli toplumlarda kadınların yaşam boyu meme kanseri geliştirme olasılığını ifade ediyor.
Meme kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırabildiğini vurgulayan Tantoğlu, özellikle hastalığın erken evrede saptanmasının önemine dikkat çekti.
Tantoğlu, “Hastalık 2 santimetreden büyük olmadığında ve koltuk altına sıçramadığında, yani 1. evrede yakalanırsa kolayca tedavi edilebilir. Bu yüzden kontrolleri ihmal etmemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi seçeneklerinin daha geniş olabildiği biliniyor. Bununla birlikte hastalığın evresi, tümörün biyolojik özellikleri ve kişinin genel sağlık durumu tedavi planını etkiliyor.
40 yaş üzerindeki kadınlara kontrol hatırlatması
Op. Dr. Utku Tantoğlu, kadınların yaşlarına ve risk durumlarına uygun sağlık kontrollerini yaptırmaları gerektiğini belirtti.
Özellikle 40 yaş üzerindeki kadınların düzenli meme sağlığı değerlendirmelerine önem vermesi gerektiğini söyleyen Tantoğlu, yılda bir hekim kontrolü ve iki yılda bir mamografi yapılmasını önerdi.
Türkiye’de ulusal meme kanseri tarama programı kapsamında, genel risk grubundaki 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi öneriliyor. Aile öyküsü veya genetik yatkınlık gibi risk faktörleri bulunan kişilerde ise tarama planı hekim tarafından bireysel olarak belirlenebiliyor.
Tantoğlu, 40 yaşın altındaki kadınların da memelerinde olağan dışı bir değişiklik fark etmeleri halinde genel cerrahi uzmanına başvurmaları gerektiğini ifade etti.
Meme kanserinin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olmadığına dikkat çekilen panelde, her yaş grubundan kadının kendi vücudundaki değişikliklerin farkında olmasının önemine değinildi.
Memedeki değişiklikleri görmezden gelmeyin
Panelde üzerinde durulan konulardan biri de meme sağlığı farkındalığı oldu. Uzmanlar, kadınların kendi vücutlarını tanımalarının ve olağan dışı değişiklikleri fark ettiklerinde sağlık kuruluşlarına başvurmalarının önemini anlattı.
Op. Dr. Utku Tantoğlu, kadınların kendi kendilerine yaptıkları kontroller sayesinde memelerindeki bazı değişiklikleri daha erken fark edebildiklerini belirtti.
Memede veya koltuk altında ele gelen kitle, meme başından kendiliğinden gelen özellikle kanlı akıntı, meme derisinde çekilme ve meme başında sonradan ortaya çıkan şekil değişiklikleri değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.
Ancak memede görülen her kitle kanser anlamına gelmiyor. Benzer belirtiler iyi huylu meme hastalıklarında da ortaya çıkabiliyor.
Kendi kendine meme farkındalığı, mamografi veya hekim değerlendirmesinin yerine geçmiyor. Şüpheli bir değişiklik fark edildiğinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Rahim ağzı kanserinde HPV uyarısı
Panelde kadın sağlığını ilgilendiren bir diğer önemli başlık rahim ağzı kanseri ve HPV enfeksiyonu oldu.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Onur Süleyman Aldemir, HPV enfeksiyonunun yaygınlığına dikkat çekerek özellikle genç yaş gruplarında korunma ve tarama yöntemleri hakkında bilgi verdi.
HPV'nin, yani insan papilloma virüsünün, farklı türleri bulunuyor. Bazı yüksek riskli HPV türleri, kalıcı enfeksiyon gelişmesi halinde rahim ağzı kanseriyle ilişkili hücresel değişikliklere yol açabiliyor.
HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenebiliyor. Ancak yüksek riskli türlerle oluşan kalıcı enfeksiyonlar, uzun yıllar içerisinde kanser öncüsü lezyonların gelişmesine neden olabiliyor.
Aldemir, özellikle 18-24 yaş grubunda HPV pozitifliğinin yüksek olabildiğine dikkat çekerek kadınlara gerekli tarama testlerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.
HPV testi ve aşısını ihmal etmeyin
Op. Dr. Onur Süleyman Aldemir, rahim ağzı kanserinden korunmada HPV aşısı ve düzenli tarama testlerinin önemini vurguladı.
Aldemir, “Korkmayın, sadece iki dakika süren HPV smear testini mutlaka yaptırın” sözleriyle kadınların muayene ve tarama süreçlerinden çekinmemesi gerektiğini belirtti.
HPV testi ile smear testi farklı incelemeler olmakla birlikte rahim ağzı kanserinin taranmasında kullanılan yöntemler arasında bulunuyor. Hangi testin ne zaman uygulanacağı kişinin yaşına, risk durumuna ve geçerli tarama rehberine göre belirleniyor.
Türkiye’de ulusal rahim ağzı kanseri tarama programı kapsamında genel risk grubundaki 30-65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi uygulanıyor.
Aldemir, kız ve erkek çocukların HPV'ye karşı aşılanmasının önemine de dikkat çekerek 9 yaşından itibaren aşılamanın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.




