İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin çıkmaza girmesi, kent gündeminde yeni bir tartışma başlattı. CHP’li belediyelerin hem ekonomik baskılar hem de siyasi kuşatma altında zor bir dönemden geçtiği süreçte, Belediye-İş Sendikası’nın uzlaşmaz tutumu “fırsatçılık” eleştirilerini beraberinde getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZULAŞ ve İZDOĞA’da çalışan yaklaşık 4 bin işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamamasının ardından kamuoyuna açıklama yaptı. Büyükşehir yönetimi, sendikanın taleplerinin mevcut ekonomik koşullarda sürdürülebilir olmadığını belirterek, en düşük giydirilmiş ücret teklifinin 95 bin 700 TL, en yüksek ücret teklifinin ise 130 bin 850 TL seviyesine ulaştığını açıkladı.
Büyükşehir: Uzlaşmama kararını haklı bulmuyoruz
Belediyeden yapılan açıklamada, sendikaların üyeleri adına daha iyi koşullar istemesinin doğal olduğu ancak Belediye-İş Sendikası’nın görüşmelerdeki uzlaşmama kararının haklı bulunmadığı ifade edildi. Açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinin haftanın 7 günü, birçok birimde ise 24 saat esasına göre hizmet verdiği vurgulandı.
Büyükşehir yönetimi, mevcut mali tabloya rağmen işçilerin ücretlerinde enflasyon oranında artışı kabul ettiğini duyurdu. Buna göre 1 Mart 2026 yürürlük tarihinden itibaren aylık giydirilmiş ücretlerin İZDOĞA’da en düşük 98 bin 500 TL, en yüksek 112 bin 500 TL; İZULAŞ’ta en düşük 95 bin 700 TL, en yüksek 113 bin 500 TL; İZSU’da ise en düşük 119 bin 500 TL, en yüksek 130 bin 850 TL olarak hesaplandığı bildirildi.
“Sağlık raporu almama primi” ve “işe devam primi” kabul edilmedi
Büyükşehir’in en sert itirazlarından biri, sendikanın “işe devam primi” ve “sağlık raporu almama primi” taleplerine yönelik oldu. Belediyeye göre, çalışanların normal mesai saatlerinde işe devam etmeleri için ayrıca prim talep edilmesi ve hastalandığında rapor almamasının teşvik edilmesi işçi ve hasta hakları açısından doğru değil.
Açıklamada, bir yıl boyunca hastalık istirahat raporu almayan işçi için yıllık 14 yevmiye tutarında teşvik primi, ayda fiilen 20 gün ve üzeri çalışanlara ise ücretin yüzde 10 ila yüzde 13’ü oranında işe devam primi talep edildiği belirtildi. Büyükşehir, bu taleplerin önceki sözleşmelerde benzer şekilde yer almasının yeni dönemde kabul edileceği anlamına gelmeyeceğini vurguladı.
Pazar çalışması maliyeti 850 milyon TL
Belediye yönetimi, pazar günü çalışmasına ilişkin taleplerin de belediye bütçesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu açıkladı. Mevcut sözleşme taslağında pazar gününün hafta tatili olarak kabul edildiği, bu nedenle pazar çalışması halinde ilave iki ya da üç yevmiye ödendiği belirtildi.
Büyükşehir’in açıklamasına göre, yalnızca 2025 yılında pazar çalışması ek ücret maliyeti 850 milyon TL’ye ulaştı. Belediyeye göre haftanın 7 günü hizmet vermek zorunda olan işletmelerde bu modelin sürdürülmesi mümkün değil.
Fazla mesai ve vardiya tartışması
Açıklamada, fazla mesainin “yerleşik uygulama” haline getirilmesinin de doğru olmadığı ifade edildi. Büyükşehir, iştiraklerin 2025 yılı fazla mesai maliyetinin 3,9 milyar TL, 2026 yılının ilk 5 ayındaki fazla mesai maliyetinin ise 2,2 milyar TL olduğunu duyurdu. Belediye yönetimi, ihtiyaç duyulan birimlerde vardiya sistemine geçilmesi gerektiğini savunurken, sendikanın vardiya uygulamasına dahil olacak çalışanlar için ayrıca yüzde 25 ücret zammı talep ettiğini belirtti. Büyükşehir, bu talebin de sürdürülebilir olmadığını kaydetti.
Krizin faturası İzmirliye çıkabilir
CHP’li belediyelerin merkezi idareyle yaşadığı mali gerilim, artan hizmet maliyetleri ve ekonomik darboğaz dikkate alındığında, sendikanın yüksek maliyetli taleplerinde ısrar etmesi belediye cephesinde tepkiyle karşılandı. Büyükşehir yönetimi, mevcut teklifin işçilerin gelirini korumaya dönük olduğunu savunurken, sendikanın uzlaşmaz tavrının kent hizmetlerini ve belediye bütçesini zorlayabileceği belirtiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açıklaması, TİS krizinde yeni bir döneme işaret ederken, gözler Belediye-İş Sendikası’nın atacağı adıma çevrildi. Belediye cephesi, 95 bin TL ile 130 bin TL arasında değişen ücret teklifine rağmen anlaşma sağlanamamasını kamuoyunun takdirine bıraktı.




