ÖZGE UYANIK/ 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP’den Çiğli Belediye Başkanı seçilen Onur Emrah Yıldız’ın partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçmesi, ilçede ve İzmir’de tepkilere neden oldu. Yıldız’ın AK Parti’ye katılmasının ardından Çiğli Belediyesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, belediye başkanına istifa çağrısında bulundu. Eylemde, seçimlerde Çiğli halkının verdiği oyun siyasi parti değişikliğiyle birlikte başka bir iradeye devredilemeyeceği vurgulandı.
“Halkın verdiği oyu birileri gasp edemez”
Açıklama yapan YENİ Parti İl Başkanı Çağatay Güç, Yıldız’ın AK Parti’ye geçişine sert sözlerle tepki göstererek, “millet iradesinin” gasp edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi.
“Değerli hemşehrilerim, değerli dostlarım, ülkesini ve şehrini seven kıymetli İzmirliler; Buraya millet iradesini kimsenin çalamayacağını söylemeye geldik.
İktidar bitmiş ve tükenmiş durumdadır. Ülkemizi getirdikleri nokta, tam bir çöküş hikâyesinin sonudur. Her alanı beceriksizlikleriyle çökerttiler. Çökerken, güya birilerini kandırarak kendi partilerine katınca çöküşten kurtulacaklarını zannediyorlar. Ama bu çırpınışlarınız nafile. Bittiniz ve tükendiniz.
AKP iktidarının milletimizde karşılığı yok. Halkımız bunların gerçek yüzlerini gördü. Verdikleri hiçbir sözü yerine getirmediler. Herkesi mağdur ettiler. Milletimizin tümü mağdur edilmiş durumda. Sadece kendilerine en yakın olan küçük bir grubu koruyor ve kolluyorlar. O küçük, menfaat sağlayan grup, fonlar üzerinden milletimizin parasına çöküyor. Onlar iktidarın gözünde suçlu değil. Onlar, ülkenin tüm kaynaklarını kullanma hakkına sahip bir avuç çıkarcı.
Ama milletimiz bu sırada açlık ve sefalet içerisinde. Kirasını ödeyemiyor, pazar alışverişi yapamıyor, çocuklarına iyi bir gelecek hazırlayamıyor. Mutsuz ve umutsuzluk içinde yaşam savaşı veriyor. Daha dün, Türkiye tarihinin en büyük vurgunu olan borsadaki fonlarla 455 bin vatandaşımızın geleceğini kararttılar.
Umurlarında değil. İktidarın umurunda değil. Kendi adamları kazansın; tek dertleri bu. Bu vatanın gerçek sahibi olan milletimiz, AKP iktidarının umurunda değil.
AKP iktidarının ‘davamız’ diye diye övündüğü söylemin, eylemde aslında kendi yandaşlarını dünyanın en zengini yapmak olduğu ortaya çıktı.
Halkımız açken kendilerinin zenginleşmesi tek davalarıymış. Dava diye diye ülkemizin tüm varlıklarının üzerine çöktüler. Her yeri işlemez hâle getirdiler. Liyakatsiz adamlarla dokundukları her yeri mahvettiler.
Bu kara düzenden, rakiplerini korkutarak, kandırarak, ayartarak çıkacaklarını zannediyorlar.
Bunları halkımız görmüyor mu zannediyorsunuz?
Milletimiz her şeyi görüyor.
Milletimiz, kendi oylarıyla seçtiği başkanları ve meclis üyelerini iktidarın arkadan dolanarak ele geçirmesine müsaade edecek ve unutacak mı sanıyorsunuz.
Milletimiz bu ahlaksızlığa göz yummaz. Bunu göreceksiniz.
Siz, iktidar sarhoşluğuyla artık ülkeyi çöküşe sürüklediğinizin farkında değilsiniz.
Anadolu irfanının farkında değilsiniz. Siz bu toplumun ferasetinin farkında değilsiniz.
Siz milletimizin sizi istemediğinin farkında değilsiniz.
Bunu ilk seçimde göreceksiniz.
Milletimiz, ‘Şöyle daha iyi olacak, böyle yatırım getireceğim.’ diyenlerin zavallı açıklamalarını sessizce ve onun adına utanarak izler.
İçinden, ‘Gün gelecek ve ben sana en iyi cevabı vereceğim.’ der.
Çünkü bilir ki seçim günü geldiğinde; o iktidarı, onun temsilcilerini, iktidara aparatlık yapan belediye başkanlarını ve yalakalarını sandıkta tarihe gömecektir.
Sen onurlu bir davranış göstermedin. Sen Çiğli halkını mahcup ettin. Sen Çiğli halkının yüzüne dahi bakamayacaksın. Bu utanç sana yeter ve artar bile.
Biz bu vatanın evlatlarıyız. Biz İzmirliyiz. Biz memleketine, ülkesine gönülden bağlı insanlarız.
Bize dik duruş lazım. Bize eğilip bükülen insanlar değil, gerçekten onurlu insanlar lazım.
Dürüst, ahlaklı, karakterli YENİ insan kaynağı ile siyasi sürecimizi yönetiyoruz. Halkımız, bir söylediği bir söylediğini tutmayan, kaygan insanları siyasette görmek istemiyor.
Biz bu süreçten çok dersler çıkaracağız. Ülke olarak, millet olarak AKP iktidarının bu ağır sürecinden büyük dersler alarak çıkacağız.
Güzel ülkemiz birilerinin oyuncağı olamayacak. Bu güzel şehirlerimiz ve ilçelerimiz birilerinin keyfi ya da korkaklığıyla yönetilmeyecek.
Öncelik millettir. Milletimizdir ve millet iradesini ezdirmeyeceğiz.
Ülkemiz; adaletle, edeple, ahlakla, onurla, haysiyetle, şerefle tertemiz bir YENİ YOLA ÇIKACAK.
Halkımızın HAKLARINI YEMEYEN YENİ BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLECEK.
MİLLETİMİZ YENİ BİR İKTİDAR DİYOR.
ÜLKEMİZ YENİ BİR İKTİDAR İSTİYOR.
BİZ BU YENİ İKTİDARIN KADROLARIYIZ. YENİ KADROLARIMIZLA ÜLKEMİZİ VE ŞEHİRLERİMİZİ YENİDEN AYAĞA KALDIRACAĞIZ.
MEMLEKETİMİZİ KURTARACAĞIZ!
Ülkemizi ve milletimizi bu kara düzenden kurtaracağız.
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA!
YA HEP BERABER, YA HİÇBİRİMİZ!”
EMEP: “Bu düpedüz oy hırsızlığı, emanete ihanettir”
EMEP Çiğli İlçe yöneticisi Barış İpek ise Yıldız’ın AK Parti’ye geçişini “oy hırsızlığı” ve “emanete ihanet” olarak nitelendirdi. İpek, Yıldız’ın belediye başkanlığı koltuğunu bırakması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “31 Mart 2024 seçimlerinde CHP adayı Onur Emrah Yıldız’ın AKP’ye geçtiğini büyük bir öfkeyle öğrendik. Bu bir parti değişikliği değil, düpedüz oy hırsızlığı, emanete ihanettir. Bu işgalden vazgeçmesini ve koltuğu bırakmasını, istifa etmesini bekliyoruz. Buradan ilan ediyoruz: AKP rozeti takacak bir kişinin muhalif belediye başkanı koltuğunda oturması meşru değildir. Çiğli halkının iradesi satılık değildir. Bugün hiçbir meşruluğu kalmamış, bakanlarından milletvekillerine kadar yolsuzluğa batmış Saray iktidarı, kullandığı bütün zor aygıtlarıyla kendi iktidarını devam ettirmeye çalışıyor. Bugünkü Saray iktidarı, halkın seçme ve seçilme hakkı üzerinden belediyelere çökmeye çalışıyor. Cumhur İttifakı’nın baskısından bıkmış olan insanların vermiş olduğu oylar sonucu belediyelere çökülmesine izin vermeyeceğiz. Onur Emrah, halkın verdiği oylarla başkan olmuştur. Eğer Onur Emrah Yıldız AKP’de siyaset yürütmek istiyorsa o koltuğu derhal terk etmelidir.”
TİP: “Biz bu karara şaşırmadık”
TİP İzmir İl Başkanı Orhan Kiper de Yıldız’ın AK Parti’ye geçişine ilişkin değerlendirmesinde, belediye başkanlarının hangi partiye geçtiğinden çok, belediyelerin ve kamu kaynaklarının kimlerin çıkarına kullanıldığının önemli olduğunu söyledi. “Biz bu karara şaşırmadık. Neden biliyor musunuz? Geçtiğimiz ay Foça Belediye Başkanı’nın da Cumhur İttifakı saflarına, saray rejiminin saflarına geçtiğinde söylediğimiz gibi, bizim için bir belediye başkanının, bir siyasetçinin hangi rozeti taktığı önemli değildir. Bizim için önemli olan, kendisinin planının, programının kimlere hizmet ettiğidir.
Şu an birçok belediye başkanı dahil, ‘Acaba benim belediye başkanım AKP’ye geçer mi, Cumhur İttifakı’na geçer mi?’ diye endişeyle yaklaşılıyor. Eğer kamu kaynaklarını satıyorsa, Cumhur İttifakı’ndaki arkadaşlarının çıkarları için sizin kaynaklarınızı, çocuklarınızın kaynaklarını peşkeş çekiyorsa, o kişi AKP’ye geçmese dahi AKP’ye geçmiş muamelesi görmelidir. İzmir’de halkçı, emekçi bir belediyenin kurulmasının yolu ancak ve ancak halkın yeniden özne olabildiği, halkın sesini ve sözünü siyasette söyleyebildiği bir ortam yaratmaktan geçiyor.
Her zaman diyoruz: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Evet, hep birlikte saray rejimine karşı, merkezi iktidarda da, yerelde onun gölgelerine karşı da mücadele etmeye devam edeceğiz. Halkı özne olarak kalmadığımız, yurttaşları çoğu zaman çantada keklik gördüğümüz bir yerde saray rejimine karşı mücadele edemeyiz. Hep birlikte, eğer sözümüz söz, birlikteliğimiz gerçekse; bütün emek, demokrasi güçleri ve bütün sosyalist güçler ancak ve ancak halkı yeniden özne yapabilecek, onların siyasetin nesnesi değil, söz söyleyebileceği ve söylediği sözü hayata geçirebileceği bir siyaseti mümkün kılabilir.”






