İzmir’in Dikili ilçesinde belediyenin hayata geçirmeyi planladığı andezit ocağı projesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Dikili Belediye Başkanlığı adına hazırlanan ve 19 Ekim 2026 tarihinde sunulan 227 sayfalık Proje Tanıtım Dosyası (PTD), üretim kapasitesinden çevresel etkilere kadar dikkat çekici bilgiler içeriyor. Bahçeli Mahallesi'ndeki 108 ada 122 parselde kurulması planlanan ocak, yılda 600 bin ton malzeme çıkarılması ve yaklaşık 12 yıl faaliyet göstermesi hedefiyle gündeme geldi.
Dosyanın en dikkat çekici yönleri ise projenin tarım alanı olarak planlanan bir bölgede bulunması, yerleşim yerlerine yakınlığı ve çıkarılacak malzemenin önemli bölümünün pasa olarak değerlendirilmesi.
Yılda 600 bin ton malzeme çıkarılacak
Proje Tanıtım Dosyası'na göre ocakta yılda 240 bin ton andezit blok malzeme üretilecek. Üretim sırasında ayrıca 360 bin ton pasa ortaya çıkacak. Böylece toplam yıllık kazı miktarı 600 bin tona ulaşacak.
Bu miktar aylık 50 bin, günlük yaklaşık 2 bin 83 tonluk malzeme hareketine karşılık geliyor. Dosyada, ocağın yaklaşık 7,25 milyon tonluk hesaplanan rezerve sahip olduğu ve proje ömrünün 12 yıl olarak öngörüldüğü belirtiliyor.
Üretim açık ocak yöntemiyle yapılacak. Patlatma kullanılmayacak, malzeme ekskavatörlerle sökülecek. Ocakta 20 kişinin istihdam edilmesi, çalışmaların yıl boyunca ayda 24 gün, günde 8 saat sürdürülmesi planlanıyor.
En yakın yerleşim yeri 100 metre mesafede
Projenin çevresel etkileri bakımından öne çıkan başlıklardan biri yerleşim alanlarına yakınlığı. Dosyada, ocağa en yakın yerleşim yerinin yaklaşık 100 metre doğuda bulunduğu belirtiliyor.
Bahçeli Mahallesi merkezi ise yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta. Bu mesafeler, özellikle üretim sırasında oluşabilecek toz, iş makinelerinin gürültüsü ve kamyon trafiği açısından önem taşıyor.
Proje dosyasında nakliye güzergâhının mahalle ve köy içerisinden geçmeyeceği, ulaşımın mevcut yollar kullanılarak E87 Karayolu üzerinden sağlanacağı ifade ediliyor. Faaliyet sırasında çevredeki konutlara, yollara ve tarım alanlarına zarar verilmeyeceği, zarar oluşması durumunda ise karşılanacağı taahhüt ediliyor.
Çevre planında tarım alanı görünüyor
Projenin en önemli ayrıntılarından biri de arazinin planlardaki statüsü. Dosyada, çalışma alanının 1/100.000 ölçekli Balıkesir-Çanakkale Çevre Düzeni Planı'nda “tarım alanı” olarak gösterildiği açıkça belirtiliyor.
Buna karşılık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulama kayıtlarında arazinin niteliği “çalılık” olarak yer alıyor.
Bu iki farklı tanımlama, projenin tarım arazilerinin korunmasına ilişkin mevzuat yönünden nasıl değerlendirileceği sorusunu gündeme getiriyor. Dosyada gerekli kurum görüşlerinin ve izinlerin alınacağı, ilgili izinler tamamlanmadan faaliyete başlanmayacağı belirtiliyor.
Günde 83 kamyon yüküne karşılık geliyor
Ocakta çıkarılması planlanan günlük 2 bin 83 ton malzeme, dosyada belirtilen 25 ton kapasiteli kamyonlar üzerinden hesaplandığında yaklaşık 83 tam yüklü kamyon seferine karşılık geliyor.
Bu hesap, bütün malzemenin aynı gün ocak dışına taşınacağı varsayımına dayanıyor. Oysa dosyaya göre 360 bin tonluk yıllık pasa miktarı, ocak sahasının rehabilitasyonunda kullanılacak. Dolayısıyla 83 sefer, kesinleşmiş günlük dış nakliye sayısı değil; toplam malzeme hareketinin büyüklüğünü gösteren teorik bir karşılık.
Yalnızca yıllık 240 bin tonluk andezit üretimi esas alındığında ise günlük ortalama yaklaşık 33 tam yüklü kamyon seferi hesaplanıyor.
Projenin ekindeki trafik yönetim planında, kamyonların trafik sıkışıklığına yol açmaması için peş peşe yola çıkarılmayacağı ve ana yola mümkün olduğunca uzun aralıklarla katılacağı belirtiliyor.
Çıkarılan malzemenin yüzde 60'ı pasa olacak
Dosyadaki üretim hesabına göre ocaktan çıkarılacak toplam malzemenin yüzde 40'ı andezit blok üretimi, yüzde 60'ı ise pasa olarak öngörülüyor.
Yıllık 360 bin tonluk pasanın, malzeme alımı tamamlanan alanlardaki boşlukların doldurulmasında ve rehabilitasyon çalışmalarında kullanılması planlanıyor.
Dosyada ocak için 10 basamaklı bir işletme düzeni öngörülüyor. Her basamağın en fazla 5 metre yüksekliğinde olması planlanırken rezerv hesabında 50 metrelik kazı derinliği esas alınıyor.
Faaliyet sona erdiğinde keskin şevlerin düzenlenmesi, uygun alanların teraslanması ve sahanın yeniden bitkilendirilmesi taahhüt ediliyor.
Toz ve gürültü için hesaplama yapıldı
Proje dosyasında üretim sırasında oluşabilecek toz ve gürültü için modelleme çalışmaları da bulunuyor.
En yakın yerleşim birimindeki yapıya ulaşacak gürültü düzeyinin 49,76 desibel olacağı hesaplanıyor. Dosyada bu değerin gündüz için esas alınan 65 desibellik sınırın altında kaldığı ifade ediliyor.
Hava kalitesi modellemesinde de kontrollü çalışma koşullarında hesaplanan toz emisyonlarının ilgili sınır değerleri aşmadığı belirtiliyor.
Ancak bunlar işletme faaliyeti başlamadan önce yapılan modelleme sonuçları. Gerçek üretim koşullarında oluşacak toz ve gürültünün bu öngörülerle uyumlu olup olmadığı, faaliyet dönemindeki ölçümlerle ortaya konulabilecek.
Her gün 21 bin litre su kullanılacak
Toz oluşumunu azaltmak için ocak sahasında ve nakliye güzergâhında sulama yapılması planlanıyor. Dosyaya göre günlük su ihtiyacı 21,2 metreküp, yani 21 bin 200 litre olarak hesaplandı.
Bu miktarın 9 bin litresi yolların sulanmasında, 8 bin litresi stoklanan malzemenin nemlendirilmesinde, 4 bin 200 litresi ise personelin ihtiyaçlarında kullanılacak.
Suyun tankerlerle taşınması, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarından doğrudan su alınmaması öngörülüyor. Yağışlı günlerde sulama ihtiyacının azalacağı belirtiliyor.
Proje bedeli 550 bin lira
Dikkat çeken bir başka ayrıntı da yatırım bedeli. Yıllık 600 bin ton kapasiteli ve 12 yıl işletilmesi planlanan ocak için dosyada toplam 550 bin liralık proje bedeli gösteriliyor.
Bunun 450 bin lirası etüt, plan, faaliyet raporu, proje ve harita hazırlıklarına, 100 bin lirası ise beklenmeyen giderlere ayrılıyor.
Dosyada iş makinelerinin, konteynerin ve fosseptiğin belediye bünyesinde bulunduğu, bu nedenle yeni ekipman satın alınmayacağı ifade ediliyor.
Ancak belirtilen 550 bin liralık tutar, 12 yıllık faaliyetin toplam işletme maliyeti anlamına gelmiyor. Yakıt, personel, nakliye ve rehabilitasyon giderlerinin uzun dönemli toplam maliyetini gösteren kapsamlı bir bütçe bu tabloda yer almıyor.
İzin belgesinde Ayvalık, proje dosyasında Dikili
Dosyada dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise projenin idari adresiyle ilgili.
20 Ağustos 2026 tarihli hammadde üretim izin belgesinde proje adresinin Balıkesir'in Ayvalık ilçesi olarak belirtildiği, ancak koordinatlar incelendiğinde alanın İzmir'in Dikili ilçesine bağlı Bahçeli Mahallesi sınırlarında kaldığının tespit edildiği ifade ediliyor.
Bu nedenle işlemlerin Dikili adresi üzerinden sürdürüleceği kaydediliyor.
Söz konusu farklılığın izin belgesinde düzeltilip düzeltilmediği ve ilgili kurumlardan alınan görüşlere nasıl yansıdığı ise açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında bulunuyor.
Gözler ÇED sürecinde
Dikili Belediyesi'nin yol, köprü ve kavşak projelerine malzeme sağlamak amacıyla hazırlattığı andezit ocağı projesi, çevresel değerlendirme sürecinin ardından netlik kazanacak.
Dosyada üretimin çevresel sınır değerler içerisinde yürütülebileceği savunulurken tarım alanı statüsü, yerleşim yerine 100 metrelik mesafe, nakliye trafiği ve 12 yıl sürecek arazi kullanımı projenin tartışılabilecek başlıkları arasında yer alıyor.
Özellikle tarım alanı olarak planlanan sahada madencilik faaliyetinin hangi izinlerle gerçekleştirileceği, yerleşim alanlarına yakınlık nedeniyle ek önlem istenip istenmeyeceği ve rehabilitasyonun nasıl denetleneceği önem taşıyor.




