Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik tartışmalı tutumu parti içi muhalefetin ve kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor. Kılıçdaroğlu’nun, Euronews’e verdiği mülakatta CHP’li bir belediye başkanının hukuki mücadelesine tarafsız kalmayı tercih ederek "İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmediğini" ifade etmesi, cezaevi sürecindeki hedefe konulma gerekçelerini göz ardı ettiği gerekçesiyle eleştirilere neden oldu.
Parti yönetiminin "hesap versin" yaklaşımı tepki çekti
Kılıçdaroğlu, mülakatında İmamoğlu'nun tutukluluk durumunu siyasi bir dava olarak değerlendirmekten kaçınarak şu iddialarda bulundu:
"Şimdi kalkıp da bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemeyiz. Ki gidip oy veren de benim. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır. Kişi her yerde ve her ortamda hesap vermeye hazır olmalı. 'Her kör kuruşun hesabını vereceğim' diyecek."
Siyasi rehine iddialarının gölgesinde ana muhalefet liderinin kendi belediye başkanını yalnız bırakan bu söylemi, CHP tabanında ve İmamoğlu ailesinde soğuk duş etkisi yarattı.
Dilek İmamoğlu: "Eşim 18 aydır siyasi bir rehinedir"
Kılıçdaroğlu’nun dosyadaki siyasi boyutu görmezden gelen açıklamalarına yanıt, doğrudan Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu’ndan geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Genel Başkan’ın duruşunu eleştiren İmamoğlu, eşinin tam 18 aydır özgürlüğünden yoksun bırakıldığını belirterek tepkisini dile getirdi.
Dilek İmamoğlu, mesajında şu ifadeleri kaydetti:
"14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır siyasi bir rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Bu gerçeği görüp, bildiği halde; kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan, üstelik toplumun karşısına çıkıp gerçek dışı sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah’a havale ediyorum."





