Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe uzun yıllardır küresel tedarik zincirinin en kritik halkalarından birini oluşturan Fore AŞ, mali yapısında yaşanan bozulmalar nedeniyle yargıya başvurdu. Ekonomik koşulların getirdiği finansal baskılar ve küresel pazarlardaki daralma karşısında borçlarını sürdürülebilir bir yapıda yeniden yapılandırmayı hedefleyen şirket, mahkemeden konkordato talebinde bulundu. Küresel moda devlerine üretim yapan ve sektörde yüksek işlem hacmiyle tanınan bir firmanın bu adımı atması, imalat ve ihracat kanadında geniş yankı uyandırdı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan İlk 1000 İhracatçı Firma listesinde 2025 yılı verilerine göre 353’üncü sırada yer alan FORE Uluslararası Pazarlama ve Ticaret A.Ş., tekstil dünyasında başarısıyla adından söz ettiren kurumsal yapılar arasında yer alıyordu. Armani gibi dünyaca ünlü markaların üretim süreçlerini üstlenen şirketin mali darboğaza girmesi, ihracat odaklı çalışan diğer sanayi kuruluşları üzerindeki finansal yükü ve sektör genelindeki kırılganlığı bir kez daha gözler önüne serdi.
İhracat şampiyonunun finansal yapısındaki kırılma şaşkınlık yarattı
Sektörün en güçlü oyuncularından biri olarak gösterilen ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Mehmet Kaya’nın yönetiminde faaliyetlerini sürdüren firmanın konkordato sürecine girmesi, sanayi çevrelerinde sürpriz olarak değerlendirildi. Sadece 2024 yılında 107 milyon dolarlık devasa bir ihrakat rakamına ulaşan işletme, yüksek üretim kapasitesine rağmen artan maliyetler ve finansman erişimindeki zorluklar sebebiyle nakit akışını dengede tutmakta güçlük çekti.
Mali dengelerin korunması ve alacaklıların haklarının gözetilerek üretim çarklarının dönmeye devam etmesi amacıyla atılan bu yasal adım, firmanın borçlarını yapılandırarak pazardaki yerini koruma hedefini taşıyor. Tekstil sektörü temsilcileri ise dev tedarikçilerin yaşadığı bu tür finansal kilitlenmelerin, hammadde üreticilerinden alt yüklenicilere kadar uzanan geniş bir tedarik zincirini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Mahkemeden 3 aylık koruma ve komiser heyeti ataması
Şirket ve yönetim kurulu tarafından açılan davanın incelenmesinin ardından ilgili mahkeme, yasal koruma kalkanı anlamına gelen geçici mühlet kararını resmiyete döktü. Yargı sürecini başlatan taraflar arasında Selçuk Mehmet Kaya'nın yanı sıra Fore Uluslararası Pazarlama ve Ticaret A.Ş., Perge Tekstil İşletmeleri A.Ş. ve TYH Uluslararası Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. gibi grubun kritik markaları yer aldı. Mahkeme, 20 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla geçerli olmak üzere şirketler ve patronu hakkında 3 ay süreyle geçici mühlet verilmesine hükmetti.
Geçici koruma sürecinin şeffaf ve hukuka uygun bir şekilde yönetilmesi adına mahkeme heyeti tarafından uzman isimlerden oluşan bir komiser kurulu görevlendirildi. Prof. Dr. Hakan Taştan, Doç. Dr. Murat Oruç ve Prof. Dr. Şeyma Çalışkan Çavdar, şirketin mali süreçlerini denetlemek ve yapılandırma planını incelemek üzere geçici konkordato komiserleri olarak atandı. Resmi kararın 21 Temmuz 2026 tarihinde ilan edilmesiyle birlikte alacaklı firmalar için de yasal başvuru ve itiraz takvimi resmen başlatılmış oldu.
Küresel pazarlardaki baskı imalatçıları zorlamaya devam ediyor
İhracat pazarlarında yaşanan talep daralması, döviz kuru ile enflasyon dengesizliği ve yükselen işçilik maliyetleri, Türkiye'nin lokomotif kollarından biri olan hazır giyim sanayisini doğrudan etkiliyor. Yüksek katma değerli üretim yapan ve uluslararası arenada dev markaların güvenini kazanan firmaların dahi bu tür yapılandırma yollarına başvurması, önümüzdeki dönemde sektördeki risk yönetiminin hayati bir önem taşıyacağını gösteriyor.
Fore AŞ ve grup şirketlerinin önümüzdeki üç aylık geçici mühlet süresince sergileyeceği mali toparlanma performansı, hem şirketin geleceği hem de alacaklı tarafların alacağı tutum açısından belirleyici olacak. Sektör temsilcileri, üretim ve istihdam kaybı yaşanmadan sürecin başarıyla tamamlanmasını temenni ederken, ihracatçıların üzerindeki finansman yükünü hafifletecek adımların önemini bir kez daha vurguluyor.




