ÖMER CEYLAN- Binlerce yıllık tarihi geçmişiyle dünyanın en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Efes Antik Kenti, son dönemde yürütülen Karşılama Merkezi projesi nedeniyle tartışmaların odağına yerleşti. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Efes sınırları içerisinde devam eden proje için çevreciler ve kültür mirası savunucuları, tarihi ve doğal dokunun zarar gördüğü gerekçesiyle tepki gösteriyor.
Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), 1. derece arkeolojik sit alanında sürdürülen çalışmalara karşı hukuki süreç başlatırken, projenin durdurulması çağrısını yineliyor. Platform adına süreci değerlendiren EGEÇEP Yürütme Kurulu Üyesi ve hukukçu Nihal Sarıpınar, Efes’te yaşananları yalnızca bir inşaat çalışması olarak görmediklerini, bunun binlerce yıllık bir mirasın geleceğini ilgilendiren bir konu olduğunu söyledi.
“Çalışmalar zamanla büyüdü, alan gözlerden uzak tutuldu”
Efes Karşılama Merkezi ve Çevre Düzenleme Projesi’nin yaklaşık 15 aydır devam ettiğini anlatan Sarıpınar, başlangıçta daha sınırlı ilerleyen çalışmaların zaman içinde farklı bir boyuta ulaştığını aktardı.
Sarıpınar, “Bizim görebildiğimiz, bizim sezebildiğimiz kadarıyla küçük başlayan bir süreçti. Daha sonra alan yüksek paravanlarla çevrildi ve çalışmalar gözlerden uzak tutulmaya çalışıldı” sözleriyle projenin ilerleyişine dikkat çekti.
Tarihi alanlarda yapılacak her müdahalenin çok daha hassas yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sarıpınar, Efes gibi dünya çapında öneme sahip bir bölgede alınacak kararların yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da ilgilendirdiğini belirtti.

“Bilirkişi keşfinden sonra hız arttı”
EGEÇEP’in açtığı dava kapsamında 26 Haziran 2026 tarihinde bölgede bilirkişi keşfi gerçekleştirildi. Ancak platforma göre keşif sonrasında sahadaki çalışmalar yavaşlamak yerine daha da hızlandı.
Sarıpınar, mevcut durumun acil olduğunu belirterek, “Sanılandan çok daha hızlı çalışmalar var. Açıklamada da belirttiğimiz gibi çalışmalar müthiş bir hızla devam ediyor. Bu da yoğun bir tahribat ve yok oluş anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Süreç boyunca arkeolog Yusuf Yavaş’ın da alandaki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Sarıpınar, bilimsel değerlendirmelerin ve uzman görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Efes’in yalnızca bugün görünen yapılarından ibaret olmadığını vurgulayan Sarıpınar, toprağın altında halen gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen çok sayıda arkeolojik değerin bulunabileceğine dikkat çekti.
“Efes’e hançerler saplanıyor”
Efes’in geçmişten bugüne farklı projelerle müdahalelere maruz kaldığını belirten Sarıpınar, yaşanan süreci “hançer” benzetmesiyle anlattı.
2010 yılında gündeme gelen Antik Kanal Projesi’ni hatırlatan Sarıpınar, o dönemde de benzer kaygılar taşıdığını ifade etti. Ardından Efes’in üzerinde yükselen dijital müzeye dikkat çeken Sarıpınar, yeni Karşılama Merkezi projesinin de bu zincirin devamı olduğunu savundu.
“Efes’e hançer, hatta hançerler saplanıyor desek daha doğru olacak” diyen Sarıpınar, “2010 yılında Antik Kanal Projesi için de hançer ifadesini kullanmıştım. Ondan sonra Efes’in tepesine oturtulan kocaman bir gülle gibi dijital müze yapıldı. O da 1. derece arkeolojik sit alanına yapıldı” değerlendirmesinde bulundu.
Bugünkü tabloyu daha ağır bir müdahale olarak gördüğünü belirten Sarıpınar, “Şimdi de burası var. Efes, kocaman bir kepçeyle yok ediliyor gibi bir duruma geldi. Kanal yönünden, ortasına oturtulan yapılarla artık hançerleri aşmış durumda” dedi.

“Efes yalnızca ekonomik değer olarak görülemez”
Efes’in turizm potansiyeli üzerinden değerlendirilmesine tepki gösteren Sarıpınar, antik kentin asıl değerinin ekonomik getiriden çok daha büyük olduğunu söyledi.
Sarıpınar, “Her şeye para kaynağı olarak bakılması çok üzücü. Efes’e bir para kaynağı gözüyle bakılması gerçekten çok üzücü. Çünkü burası sadece ekonomik değer taşıyan bir yer değil, çok önemli bir kültürel miras” ifadelerini kullandı.
Efes’in korunmasının yalnızca Türkiye için değil, dünya kültür mirası açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Sarıpınar, yapılacak projelerin koruma-kullanma dengesi gözetilerek hazırlanması gerektiğini vurguladı.
EGEÇEP: Beton dökümü hızlandı, geri dönüş riski büyüyor
EGEÇEP tarafından yapılan açıklamada ise Antik Koressos Limanı bölgesindeki çalışmaların bilirkişi incelemesinin ardından hızlandığı ileri sürüldü.
Platform, keşif sırasında alanda yeterli koruma önlemi alınmadığını, doğal peyzajın zarar gördüğünü ve bölgedeki flora ile faunanın olumsuz etkilendiğini savundu.
Açıklamada, “Sahada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sırasında koruma için hiçbir önlem alınmadığı, doğal peyzajın hoyratça bozulduğu, flora ve faunanın darmadağın edildiği görülmüştür” ifadelerine yer verildi.
EGEÇEP ayrıca, Koressos Limanı havzasında daha önce jeoradar ve jeofizik çalışmalarla varlığı belirlenen taşınmaz kültür varlıklarının durumunun belirsiz olduğunu belirtti.
Platform, proje alanında keşif öncesinde yavaşladığını öne sürdüğü inşaat faaliyetlerinin sonrasında yeniden yoğunlaştığını belirterek, beton dökümü dahil çalışmaların hızlanmasının geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar yaratabileceği uyarısında bulundu.
EGEÇEP’in çağrısı ise net: Efes gibi dünya mirası niteliğindeki alanlarda yapılacak tüm çalışmaların bilimsel ölçütlerle yeniden değerlendirilmesi ve tarihi dokuyu tehdit eden uygulamaların durdurulması.




