İzmir siyasetinde hareketlilik sürüyor. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Konak Belediye Meclisi’ndeki 19 üye, düzenlenen törenle YENİ Parti’ye katıldı. YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen katılım töreninde Mutlu ve meclis üyelerine rozetlerini YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç taktı. Törende YENİ Parti Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz da yer aldı. Güç, katılımların ardından Konak Belediye Meclisi’nde çoğunluğun YENİ Parti grubuna geçtiğini söyledi. İzmir’deki siyasi geçişlerin planlı şekilde sürdüğünü ifade eden Güç, Büyükşehir Belediye Meclisi ve ilçe meclislerinde de çoğunluğu hedeflediklerini dile getirdi.
“Büyükşehir’de sayı 100’ün üzerine çıkacak”
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki dengelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güç, önümüzdeki süreçte YENİ Parti grubunun güçleneceğini savundu. Güç, “Bir sonraki ay meclis üyesi sayımız 100’ün üzerine çıkacak. Şu an komisyon çalışmaları nedeniyle teknik bir süreç yürütüyoruz. Açıklama yapan bir iki kişi dışında, o anlayışla CHP’de devam edecek kimse kalmadı” dedi. Bazı ilçelerde sürecin devam ettiğini belirten Güç, Balçova, Çiğli, Narlıdere, Buca ve Menderes’teki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.
“Yeni bir siyaset anlayışı oluşturacağız”
YENİ Parti’nin yeni bir siyasi anlayışla yola çıktığını belirten Güç, partinin gençler, kadınlar ve emekçiler için yeni bir adres olduğunu savundu. Güç, “İnsanların baskıyla değil, özgür iradeleriyle karar verebildiği bir siyaset ortamını savunuyoruz. Geleceğe umutla bakabilen bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Tek hedefimiz iktidar”
CHP’de yaşanan sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Güç, partisinin iktidar hedefiyle hareket ettiğini söyledi. CHP içerisinde daha önce hazırlanan siyasi yapılanmanın YENİ Parti’ye taşındığını öne süren Güç, “Biz artık yeni bir parti olarak yolumuza devam ediyoruz. Tek hedefimiz iktidarı almak. Bizim tek muhatabımız iktidardır” diye konuştu. Güç ayrıca YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik bir yıpratma politikası yürütüldüğünü iddia ederek, yaşanan gelişmelerin siyasi amaç taşıdığını savundu.







