Türkiye'nin en önemli stratejik tarım ürünlerinden biri olan ve tekstil sanayisinin hammaddesini oluşturan pamukta, bu yıl Ege Bölgesi'nde işler beklendiği gibi gitmedi. İzmir Ticaret Borsası (İTB) öncülüğünde yürütülen rekolte tahmin çalışmaları, sezon başında umut verici bir tablo çizerken, hasat döneminin tam ortasında bastıran şiddetli yağışlar tarladaki hesapları altüst etti. İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, bölgedeki son durumu analiz ederek, meteorolojik sürprizlerin tarımsal üretimi nasıl sekteye uğrattığını detaylarıyla paylaştı.
Beklenmedik yağışlar tarlayı çamura çevirdi
Ege Bölgesi'nde pamuk üretiminin nabzını tutmak amacıyla her yıl titizlikle yürütülen rekolte tahmin çalışmaları, bu yıl da geniş bir konsorsiyumla gerçekleştirildi. İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, bölge ticaret borsaları (Manisa, Aydın, Söke), Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Birliği ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi gibi kurumların iş birliğiyle yapılan ilk tespitlerde, 2025-2026 sezonu için 160 bin tonluk bir rekolte öngörülmüştü. 8 Ekim 2025 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan bu iyimser rakam, hasat makinelerinin tarlaya girmesiyle birlikte değişen hava koşulları nedeniyle geçerliliğini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Ürünün büyük kısmı yağmura yakalandı
Başkan Işınsu Kestelli, kasım ayı boyunca sahada yeniden yapılan incelemelerin sonuçlarını aktarırken çarpıcı veriler paylaştı. Yapılan tespitlere göre, bölgedeki pamuk hasadının henüz yüzde 15'i tamamlanmışken yağışların başladığı ortaya çıktı. Bu durum, tarladaki ürünün yüzde 85 gibi çok büyük bir kısmının yağmur sularına maruz kaldığı anlamına geliyor. Yağışların sadece bitkiyi ıslatmakla kalmadığını, aynı zamanda toprak nem seviyesi oranlarını da aşırı yükselttiğini belirten Kestelli, hasat makinelerinin çalışması için gerekli olan elverişli arazi koşullarının bozulduğunu vurguladı. Çamur ve aşırı nem, hem hasadın gecikmesine neden oldu hem de toplanan ürünün kalitesini doğrudan etkiledi.
Hedeflerde zorunlu revizyon yapıldı
Yağışların ardından toplanan pamuklarda yapılan laboratuvar analizleri ve çırçır işletmeleri ile gerçekleştirilen görüşmeler, kalite kaybının boyutlarını gözler önüne serdi. Özellikle yağmur suyunu bünyesine çeken pamuğun depolama süreçlerinde ciddi muhafaza sorunları yaşadığı ve bunun da verim kaybı olarak geri döndüğü raporlandı. Kestelli, lokasyon bazında yağış miktarlarına göre değişkenlik göstermekle birlikte, bölge genelinde bir kaybın kesinleştiğini dile getirdi. Yapılan son değerlendirmelere göre, sezon başında açıklanan 160 bin tonluk Ege pamuk rekoltesinin, beklenenden yaklaşık yüzde 10 ila 15 oranında daha eksik gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bu durum, hem üreticinin gelir kaybı yaşamasına hem de sanayicinin hammadde temininde kalite sorunlarıyla karşılaşmasına neden olabilir.
İklim değişikliği tarımı tehdit ediyor
Ege Bölgesi'nde yaşanan bu tablo, iklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki öngörülemez etkilerini bir kez daha kanıtladı. Hasat dönemi içerisinde yaşanan aşırı hava olayları, sadece rekolte miktarını değil, lif kalitesini ve ürünün ticari değerini de düşürüyor. Uzmanlar, tarımsal planlamalarda artık meteorolojik risklerin daha fazla dikkate alınması gerektiğini ve hasat süreçlerinin buna göre organize edilmesinin elzem olduğunu belirtiyor. Sezonun geri kalanında havaların nasıl seyredeceği, kaybın boyutunun artıp artmayacağı konusunda belirleyici olacak.





