Türkiye'de siyasi arenasında merkezi yönetim ile muhalefet partilerine mensup yerel yönetimler arasındaki derin gerilim, ardı ardına gelen idari hamlelerle yepyeni boyutlar kazanmaya devam ediyor. Özellikle son yerel seçimlerin ardından şekillenen yeni siyasi haritada, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimindeki belediyelerin maruz kaldığı idari ve mali baskılar, kamuoyunun en yoğun şekilde tartıştığı konuların başında geliyor. Bu siyasi tartışmaların ve kutuplaşmanın merkez üssü konumundaki kentlerden biri olan İzmir, son günlerde peş peşe yaşanan idari krizler, mali kıskaçlar ve mülkiyet devri iddialarıyla yeniden ülke gündeminin ilk sıralarına yerleşti. İzmir milletvekili ve parti yöneticisi olan Deniz Yücel, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı son derece çarpıcı ve kapsamlı çıkışla, iktidarın kent üzerindeki yeni stratejilerini ve geçmişten günümüze kadar uzanan sistematik engelleme politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi. Paylaşılan bu sarsıcı açıklamalar, meselenin sadece bir mülkiyet veya borç tartışmasının çok ötesinde olduğunu, doğrudan doğruya seçmen iradesine yönelik bir cezalandırma pratiğinin haritasını çizdiğini gösteriyor.

Pandemi yardımlarından eğitim kurumlarının temizliğine uzanan kriz

Siyasi ve toplumsal tarihin en zorlu dönemlerinden biri olan küresel koronavirüs salgını sürecinde, yerel yönetimlerin vatandaşla kurduğu dayanışma ve yardımlaşma ağları hayati bir ivme kazanmıştı. Ancak tam da bu kriz sürecinde belediyelerin dar gelirli ve işsiz kalan vatandaşlara bir nebze olsun nefes aldırmak amacıyla başlattığı yardım kampanyaları ve özel olarak açılan bağış hesapları, merkezi hükümetin ani müdahaleleriyle dondurulmuş ve toplanan paralara el konulmuştu. Bu acı tecrbeyi hafızalarda tazeleyerek sözlerine başlayan Yücel; pandemi döneminde belediyelerin bağış hesaplarına el koyanların, şimdi de İzmir Büyükşehir Belediyesine ait stratejik binaların derdine düştüğünü ifade etti. Yücel, "Pandemi döneminde Belediyelerimizin zor durumdaki vatandaşlarımız için açtığı bağış hesaplarına el koyanlar... şimdi de İzmir Büyükşehir Belediyesine ait Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Eski Gasilhaneye el koymanın derdine düştüler…" dedi.

Okulların yeni eğitim öğretim yılına başlamasıyla birlikte ülke genelinde patlak veren hijyen ve temizlik krizinde, İzmir'in en yoğun nüfuslu ve kalabalık ilçelerinden olan Buca ile Bornova belediyelerinin engellenmesine de değinen Yücel, iktidarın bu tavrının altında siyasi bir husumet yattığını savundu. Yücel, "Bunların İzmir ile İzmirlilerle ve İzmirlilerin siyasi tercihleriyle sorunları var!" diyerek tepkisini dile getirdi.

Yücel şunları aktardı:

Özel'den tutuklu gazeteci Uludağ'a ziyaret
Özel'den tutuklu gazeteci Uludağ'a ziyaret
İçeriği Görüntüle

Pandemi döneminde Belediyelerimizin zor durumdaki vatandaşlarımız için açtığı bağış hesaplarına el koyanlar, İzmir’de Buca ve Bornova Belediyelerimizin okulları temizlemesine engel olanlar, AKP’den CHP’ye geçen belediyeleri geçmiş dönem SGK borçlarıyla halka hizmet edemez hale getirmeye çalışanlar, şimdi de İzmir Büyükşehir Belediyesine ait Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Eski Gasilhaneye el koymanın derdine düştüler…

Bunların İzmir ile İzmirlilerle ve İzmirlilerin siyasi tercihleriyle sorunları var!

Şimdiden uyaralım. İzmirliler İzmir’e şaşı bakanları, “Gavur İzmir” diyenleri, İzmirlileri ötekileştirenleri unutmaz.

Kaynak: HABER MERKEZİ