SEMİ TEKTAŞ/Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 24 Temmuz 2026 tarihli kararıyla üniversite yerleşkelerinde gerçekleştirilecek gösteri, yürüyüş, basın açıklaması ve benzeri etkinliklerin önceden Rektörlük makamından izin alınmasına bağlanmasına yönelik tepkiler sürüyor. Eğitim-Sen ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), söz konusu kararın temel hak ve özgürlüklere müdahale anlamına geldiğini belirterek geri çekilmesini istedi.
Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şube Başkanı Lülüfer Körükmez’in okuduğu ortak açıklamada, üniversite yönetiminin aldığı kararın Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve toplantı hakkıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
Körükmez, “Anayasal haklar idari takdire tabi haklar değildir. Bunlar, idarenin uygun görmesi halinde kullanılabilecek ayrıcalıklar değil; demokratik hukuk devletinin güvence altına aldığı vazgeçilmez temel haklardır” dedi.
“Kanunda olmayan sınırlama getirilemez”
Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu kararının 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na dayandırılmasının hukuki bir karşılığı olmadığını belirten Körükmez, idari bir işlemle yeni bir izin mekanizması oluşturulamayacağını söyledi.
Açıklamada, “Kanunda öngörülmeyen bir ‘ön izin’ şartının idari bir kararla ihdas edilmesi, kanunilik ilkesi ve normlar hiyerarşisine aykırıdır. Rektörlük, kanunun tanımadığı bir sınırlama yetkisini idari işlemlerle tesis edemez” ifadelerine yer verildi.
Körükmez, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü ile barışçıl toplanma ve örgütlenme hakkına ilişkin hükümleriyle de çeliştiğini vurguladı.
Sendikal faaliyetlere müdahale
Kararın sendikal haklar açısından da kabul edilemez olduğunu belirten Körükmez, sendikaların üyelerini bilgilendirmek ve kamuoyuna açıklama yapmak amacıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerin önceden izne bağlanmasının sendikal özgürlüğe müdahale anlamına geldiğini ifade etti.
Körükmez, “Sendikaların üyelerini ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yürüttükleri faaliyetlerin önceden idari izne bağlanması, sendikal özgürlüğün özüne doğrudan müdahaledir” dedi.
“Üniversiteler özgür düşüncenin alanıdır”
Üniversitelerin eleştirel düşüncenin ve demokratik tartışmanın alanları olduğunu vurgulayan Körükmez, üniversite yönetimlerinin görevinin hakları sınırlandırmak değil, bu hakların özgürce kullanılabileceği koşulları sağlamak olduğunu söyledi.
Açıklamada, “Üniversiteler; özgür düşüncenin, eleştirel bilimin ve demokratik tartışmanın mekânlarıdır. Akademik ve idari emekçilerin, öğrencilerin ve üniversitenin tüm bileşenlerinin düşüncelerini barışçıl yollarla ifade etmesi, basın açıklaması yapması ve demokratik tepkilerini ortaya koyması üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır” denildi.
“Sorun hukuki değil, yönetim anlayışıdır”
Eğitim-Sen ve SES, söz konusu kararın yalnızca bir idari işlem olmadığını, üniversitelerde temel hak ve özgürlüklerin daraltılmasına yönelik anlayışın bir örneği olduğunu savundu.
Körükmez, “Üniversite yönetimlerinin ve hukuk müşavirliklerinin temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal çerçeveyi bilmediği düşünülemez. Burada karşı karşıya olduğumuz durum, hukuki bilgi eksikliğinden değil; temel hak ve özgürlükleri idari tasarruflarla sınırlandırmayı olağanlaştıran bir yönetim anlayışından kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullandı.
Eğitim Sen ve SES, Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun kararının geri çekilmesini, üniversite bileşenlerinin anayasal haklarını herhangi bir idari izne bağlı olmadan kullanabilmesini ve üniversitelerde katılımcı bir yönetim anlayışının benimsenmesini talep etti.
Körükmez, “Hukuka aykırı bu karar geri çekilinceye kadar; özerk, demokratik ve katılımcı bir üniversite için hukuki ve demokratik mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” açıklamasında bulundu.





