Denizlerde biyoçeşitliliği korumak ve balık popülasyonunun sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla 15 Nisan tarihinde yürürlüğe giren genel av yasağı dönemi resmi olarak sona erdi. Yaklaşık 5 ay süren uzun ve zorlu bekleyişin ardından teknelerinin bakımlarını tamamlayan Egeli denizciler, "Vira Bismillah" diyerek Ege'nin serin sularına açıldı. Sezonun ilk gecesinde sabaha kadar mesai yapan balıkçılar, karaya yüzleri güldüren bir hamsi bereketiyle dönmenin mutluluğunu yaşadı. Gece boyunca süren hummalı av operasyonlarının ardından tuttukları tonlarca balığı karaya çıkaran balıkçılar, ürünlerini satmak ve Türkiye'nin dört bir yanına sevk etmek üzere balıkçı barınaklarına yanaştı. Ege Denizi'nin cömert sularından çekilen bu ilk ürünler, kısa süre içerisinde Türkiye'nin pek çok farklı kentine gönderilmek üzere soğutmalı araçlara yüklenmeye başlandı.
Gece yarısı ağların denizle buluşmasıyla başlayan ilk mesai, balıkçılar için hem büyük bir heyecana hem de çetin bir mücadeleye sahne oldu. Ege'nin farklı noktalarında avlanan dev gırgır ve trol tekneleri, radarlar yardımıyla deniz altındaki balık sürülerini saatlerce takip etti. Sezonun ilk gününde Egeli balıkçılar tarafından en çok avlanan tür ise sofraların vazgeçilmezi olan hamsi oldu. Kıyıya yanaşan teknelerden kasalarla karaya taşınan hamsiler, balık haline ve çevre illerdeki pazarlara hızlı bir şekilde dağıtılmaya başlandı. Sezonun ilk ışıklarıyla birlikte limanlarda oluşan hareketlilik, hem kent ekonomisine hem de bölge esnafına can suyu oldu. İlk gün yakalanan yoğun balık miktarı, önümüzdeki günlerde tezgahtaki balık fiyatlarının vatandaşın erişebileceği makul seviyelere gerileyeceğine dair umutları artırdı.
İzmir'in Güzelbahçe ilçesinden 22 kişilik dev ekibiyle denizlere açılan "Emre Reis" isimli teknenin 30 yaşındaki kaptanı Emre Uzun, mesleğin getirdiği zorlukları ve ilk gecenin heyecanını tüm içtenliğiyle paylaştı. Çocuk yaşlardan itibaren denizle iç içe büyüdüğünü ve mesleğini büyük bir tutkuyla sürdürdüğünü belirten genç kaptan, avın ilk saatlerinde oldukça zorlandıklarını ifade etti. Sabaha karşı saatlere kadar belirgin bir sürüye rastlayamadıklarını söyleyen Uzun, gece saat 04.00 sıralarında büyük bir hamsi sürüsüne denk geldiklerini belirtti. Sadece iki saat gibi kısa bir süre içerisinde yaklaşık 300 kasa hamsi topladıklarını dile getiren deneyimli kaptan, ağların dolmasıyla birlikte tüm yorgunluklarının yerini büyük bir sevince bıraktığını kaydetti. Gelecek günlerde deniz şartlarının ve balık avı verimliliğinin nasıl seyredeceğinin netleşeceğini vurgulayan Uzun, yeni sezonda vatandaşların balık tüketimini artırmalarını temenni ettiklerini dile getirdi.
Balıkçılık mesleğinin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını, arkasında büyük bir emek ve fedakarlık barındırdığını vurgulayan kaptan Emre Uzun, denizci olmanın getirdiği ağır şartlara dikkat çekti. Mesleğin en büyük zorluğunun aileden, eşten ve dosttan aylarca uzakta kalmak olduğunu belirten genç denizci, sevdikleri uyurken kendilerinin dondurucu soğukta çalışmak zorunda kaldıklarını söyledi. Yağmurun, çamurun, fırtınanın ve değişken hava koşullarının denizdeki mücadeleyi daha da sertleştirdiğini ifade eden Uzun, sabit bir düzenlerinin bulunmadığını ve değişkenlerin çok fazla olduğunu dile getirdi. Buna rağmen denize duyulan tutkunun her türlü zorluğun önüne geçtiğini belirten kaptan, "Keyif almasak bu işi yapamayız. Radarda balık yoğunluğunu bulana kadar denizin altını üstüne getiriyoruz. Küçük bir hareketlilik görsek heyecanlanıyoruz ve peşinden gidiyoruz. Gün sonunda emeğimizin karşılığını aldığımızı düşünüyoruz" diyerek balıkçı barınağı kıyısındaki mesailerini tamamladıklarını belirtti.




