Burhanettin Basatemür’den Şampiyonluk Ve Kamp Açıklaması!
Burhanettin Basatemür’den Şampiyonluk Ve Kamp Açıklaması!
İçeriği Görüntüle

Konak ilçesi Umurbey Mahallesi'nde yer alan ve kentin endüstriyel hafızasında derin izler taşıyan Tarihi Elektrik Fabrikası, son yılların en tartışmalı imar kararlarından birinin odağına oturdu. Fabrikanın da içinde bulunduğu üç parsele ilişkin imar planları, alanın "Ticaret-Turizm Alanı" olarak yeniden düzenlenmesiyle birlikte yapılaşma sınırının 20 kata çıkarılmasını öngörüyordu. Yerel yönetimlerin, meslek odalarının ve kent savunucularının yoğun itirazlarına rağmen bu düzenleme, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla yürürlüğe girdi ve itirazlar resmen reddedilmiş oldu. Karar, bölgede gökdelenlerin yükselmesinin önünü sonuna kadar açtı.

Parsel ikiye bölündü, kamuya ait arazi el değiştirdi

Cumhuriyet'ten Yusuf Körümez'in haberine göre, TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Yıldırım, plan değişikliğinin yalnızca kat sayısıyla sınırlı bir mesele olmadığını, çok daha derin bir "parsel oyunu" barındırdığını dile getirdi. Yıldırım'ın aktardığına göre fabrika arazisi ikiye bölündü; bir bölümü İzmir Valiliği'ne devredilirken, geriye kalan kısım yüksek yapılaşmaya açık hale getirildi. Yani kamuya ait bir alan, fiilen kamunun elinden koparılmış oldu. Yıldırım, "Halihazırda kamuya ait olan bir alanın bir kısmının kamudan koparılması her ne kadar yapı restore edilip hayata kazandırılsa dahi aslında korunması bağlamında olumsuz bir durum oluşturuyor." sözleriyle durumu özetledi.

Koruma kullanım dengesi kağıt üzerinde mi kalacak

Yıldırım'a göre meselenin özü, tek bir binanın restore edilip edilmemesinden çok daha geniş. Endüstri mirasının korunmasının bölgesel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Mimarlar Odası Başkanı, "Bu tür yapılar fikir olarak sadece yapının korunmasıyla korunacak yapılar değiller. Koruma ilkelerini bölgesel olarak ele almak gerekiyor" dedi. Yapının özgün parseliyle birlikte korunarak dönüştürülmesini ve kamunun kullanımına açılmasını savunan Yıldırım, koruma kullanım dengesi kavramına işaret etti. "ünkü koruma kullanım dengesi diye bir durum vardır. Yani biz gökdelenlere boğduğumuz bir tescilli yapıyı istediğimiz kadar restore edelim aslında tam olarak koruduğumuzu söyleyebilir miyiz? Yani yapının korunması her ne kadar olumlu karşılayacağımız bir durum olsa da yapının tekil olarak, yapı olarak değil alan ve bölge olarak korunması önemli”" sorusunu kamuoyunun vicdanına bıraktı.

Hukuki mücadele mart ayında başladı, süreç devam ediyor

Yerel yönetimlerin ve meslek örgütlerinin karşı çıkışına rağmen hayata geçirilen düzenlemeye karşı TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, mart ayında dava açtı. Yıldırım, hukuki sürecin hâlâ işlediğini ve meslek odalarının konunun takipçisi olmaya devam edeceğini belirtti. Ancak dava süreci devam ederken planın yürürlükte kalması, bölgede geri dönüşü zor bir yapılaşmanın fiilen başlayabileceği endişesini de beraberinde getiriyor.

Kent belleği beton perdelere mi teslim edilecek?

İzmir'in Cumhuriyet dönemi sanayi mirasının en önemli tanıklarından biri olan Tarihi Elektrik Fabrikası, yalnızca bir bina değil; kentin modernleşme serüveninin somut bir belgesi niteliğinde. Uzmanlar, bu tür yapıların çevresindeki dokunun bozulmasının, yapının kendisini de anlam olarak yalnızlaştırdığına dikkat çekiyor. Yıldırım'ın ifadesiyle, "Yani yapının korunması her ne kadar olumlu karşılayacağımız bir durum olsa da yapının tekil olarak, yapı olarak değil alan ve bölge olarak korunması önemli." Aksi halde restore edilmiş bir cephe, etrafını saran cam ve çelik kulelerin arasında bir vitrin süsüne dönüşme riskiyle karşı karşıya kalacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ