İzmir’in Buca ilçesinde yaşayan Kolaç ailesinin ilk çocukları olan Yağmur Kolaç, henüz 25 haftalık hamilelik sürecinde sadece 700 gram ağırlığında prematüre bir bebek olarak hayata gözlerini açtı. Doğumunun hemen ardından kuvözde yaşam mücadelesi vermeye başlayan minik Yağmur, tam 2 ay boyunca kuvözde kaldıktan sonra 2 kilogram ağırlığa ulaştığında ailesine teslim edildi. Bebeklik döneminden itibaren bacaklarında belirgin bir sertlik ve kasılma bulunan küçük kızın durumunun prematüre doğumdan kaynaklandığı düşünüldü. Ancak yaşıtları gibi oturup emekleyemediği 1 yaşına geldiğinde durumun ciddiyeti anlaşıldı. Yapılan kapsamlı tetkiklerin ardından 14 aylıkken çekilen beyin MR'ı sonucunda, doğum esnasında beynin oksijensiz kaldığı ve beyin kanaması geçirdiği belirlenerek küçük kıza serebral palsi (SP) teşhisi konuldu.

Prematüre doğumdan beyin felci teşhisine uzanan zorlu yolculuk

Teşhisin ardından kızlarının gelişimi için adeta zamana karşı bir yarış başlatan anne Nevin Kolaç ile baba Veli Kolaç, uzmanların yönlendirmesiyle zorlu rehabilitasyon sürecine adım attı. Kızının bebeklik yıllarında altını değiştirirken dahi bacaklarındaki sertlik nedeniyle büyük zorluk yaşadıklarını aktaran 40 yaşındaki ev kadını anne Nevin Kolaç, ilk doktor kontrollerinde herhangi bir probleme rastlanmadığını ifade etti. 1 yaşına geldiğinde oturma ve emekleme fonksiyonlarının gelişmediğini gören ailenin kaderi, şans eseri gittikleri bir özel eğitim merkezinde görev yapan duyarlı bir fizyoterapistin şüphelenmesiyle değişti. 14 aylıkken çekilen detaylı MR raporu, serebral palsi gerçeğini ortaya koydu.

Kasılmaların artması ve hareket kabiliyetinin kısıtlanması üzerine Yağmur Kolaç, 5,5 yaşındayken ameliyat masasına yattı. Kasılmaları azaltmak amacıyla gerçekleştirilen "Select Dorsal Rizotomi" (SDR) adlı ağır cerrahi operasyonun ardından küçük kızın vücudundaki spazmlar önemli ölçüde azaldı. Ameliyat sonrasında yürüteç (walker) yardımıyla ilk adımlarını atmaya başlayan Yağmur, azmiyle çevresindekilere ilham vermeye başladı.

Eğitime uzanan azim ve okul bahçesindeki özgürlük hayali

Hastalığın getirdiği fiziki engellere rağmen eğitim hayatından kopmayan 9 yaşındaki Yağmur Kolaç, Buca'da bulunan Ali Kuşçu İlkokulu bünyesinde 3'üncü sınıf kaynaştırma öğrencisi olarak öğrenimini sürdürüyor. Okula gidiş gelişlerinde bacaklarının içe dönmesini engellemek amacıyla ortez kullanan ve ayakları streç filmle sarılan küçük kız, uzun mesafelerde ise engelli pusetiyle taşınıyor. Okuldaki akademik başarısıyla öğretmenlerinin ve arkadaşlarının takdirini kazanan Yağmur'un kaleme aldığı özgün bir öykü, okul yönetimi tarafından basılan kitapta yer alma başarısı gösterdi.

Bahçeli'den fon çıkışı!
Bahçeli'den fon çıkışı!
İçeriği Görüntüle

Geçirdiği ameliyatın ardından kondisyon bisikleti sürmeyi öğrenen ve ardından iki tekerlekli gerçek bisiklete geçen minik Yağmur, hayallerine ulaşmak için engel tanımıyor. En büyük arzusunun desteksiz yürümek olduğunu dile getiren azimli öğrenci, teneffüslerde sınıfının yer aldığı zemin kat koridorlarında yürüyüteciyle dolaşıyor. Teneffüs sürelerinin 10 dakika olması sebebiyle okul bahçesine inip çıkmakta zorlandığını ifade eden Yağmur, Beden Eğitimi derslerinde bahçede yürüteçsiz ve tamamen bağımsız bir şekilde arkadaşlarıyla koşup oynamak istediğini belirtiyor. İleride makine mühendisi olmayı hedefleyen küçük kız, kendisine inandığını ve hayırseverlerin desteğini beklediğini dile getiriyor.

Kolaç ailesinin fedakarlığı ve hayırseverlere uzanan yardım çağrısı

Küçük Yağmur’un kas yapısının gerilememesi ve bağımsız hareket edebilme kapasitesinin artması için haftanın 6 günü fizik tedavi, 1 günü ise havuz terapisi uygulanıyor. Bir özel süpermarkette çalışan 40 yaşındaki baba Veli Kolaç, devlet desteğiyle özel eğitim raporu kapsamında haftalık sadece 2 saatlik fizik tedavi hizmeti alabildiklerini aktardı. Kızlarının fiziksel gelişiminin gerilememesi adına geriye kalan haftalık 6 saatlik seansı eve çağırdıkları ücretli fizyoterapistler vasıtasıyla kendi imkanlarıyla karşıladıklarını açıklayan baba Kolaç, mali yükün ağırlığına dikkat çekti.

Gelişim sürecinde çocuklarının ergoterapi ve duyu bütünleme seanslarına da ihtiyaç duyduğunu belirten Veli Kolaç, havuz terapileri sayesinde Yağmur’un gövdesini dik tutabildiğini ve şövalye duruşu pozisyonuna geçebildiğini vurguladı. Yerde sürünerek hareket eden bir çocuktan artık koltuğuna ve çalışma masasına kendi imkanlarıyla tırmanabilen bir çocuğa dönüşen kızının her adımının bağımsızlığa açılan bir kapı olduğunu aktaran acılı baba, hayırseverlerin ve yetkililerin uzatacağı yardım eline kapılarının açık olduğunu deklare etti.

Geleceğe dair kaygılarını dile getiren anne Nevin Kolaç ise tüm gününü kızının bakımı, eğitimi ve rehabilitasyon seanslarına adadığını söyledi. "Biz olmadığımızda evladımız ne olacak" kaygısıyla her gün mücadele ettiklerini belirten anne Kolaç, kızının kendi ayakları üzerinde durabilen, bağımsız bir birey haline gelmesi için tüm güçleriyle çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Kaynak: DHA