İzmir'in Buca ilçesinde meydana gelen ve kadına yönelik şiddetin en ağır örneklerinden biri olarak kayıtlara geçen bıçaklı saldırı olayıyla ilgili yargılama sürecinde son sözü mahkeme heyeti söyledi. Buca ilçesi Dicle Mahallesi’nde 23 Ekim 2025 tarihinde gerçekleşen olayda, kendisi hakkında yürürlükte bulunan uzaklaştırma kararı olmasına rağmen eski eşinin karşısına çıkarak bıçaklı saldırıda bulunan sanık M.O., emniyet güçlerince yakalanmasının ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasıyla hazırlanan iddianame kapsamında sanık hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açılmıştı.
İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık M.O., mağdur M.U. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşma boyunca taraf avukatlarının esasa ilişkin savunmalarını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki somut delilleri ve mağdurun aldığı hayati yaraları dikkate alarak karara vardı. Mahkeme, sanığın eylemini planlı ve kasten gerçekleştirdiğini belirterek ceza adaletinin sağlanması adına herhangi bir takdiri indirim maddesini uygulamadı.
Mahkeme heyetinden indirimsiz ağır ceza kararı
Duruşmada kararını açıklayan İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tutuklu sanık M.O.'yu "kadına ve boşandığı eski eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tam 17 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararda, eylemin hedef aldığı kişinin boşandığı eski eşi ve bir kadın olması sebebiyle ağırlaştırıcı unsurların oluştuğuna dikkat çekildi. Mahkeme ayrıca sanık M.O.'ya eylemi esnasında gerçekleştirdiği ek fiiller nedeniyle "kasten yaralama" suçundan da 18 ay hapis cezası verdi. Böylece sanık hakkında verilen toplam hapis cezası 18 yıl 6 ay olarak kesinleşmiş oldu. Dava dosyasında yer alan "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamaları yönünden ise sanığın beraatine karar verildi.
Kararın açıklanmasının ardından salonda bulunan mağdur tarafın avukatları, mahkemenin herhangi bir indirim maddesini devreye sokmamasını adalet duygusunu tatmin eden önemli bir gelişme olarak nitelendirdi. Özellikle kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakalarında mahkemelerin sergileyeceği kararlı duruşun caydırıcılık açısından büyük bir emsal teşkil ettiği ifade edildi.
Şiddete karşı yargının caydırıcı tutumu emsal oluşturuyor
Buca Dicle Mahallesi’nde meydana gelen vahim olayda, sanığın daha önceden verilmiş uzaklaştırma kararı bulunmasına karşın bu kararı hiçe sayarak eylemi gerçekleştirmesi kamuoyunda büyük tepki toplamıştı. Mahkemenin sanık hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan en üst sınıra yakın bir ceza öngörmesi ve yargılama sürecindeki tutum nedeniyle uygulanan iyi hal indirimlerine yer vermemesi, benzer davalar açısından kritik bir emsal karara dönüştü.
İzmir'de görülen bu dava, kadına yönelik şiddet vakalarında adli makamların tavizsiz yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi. Mahkeme heyeti tarafından verilen kararın ardından tutuklu sanık M.O., cezasının infazı için cezaevine gönderilirken, kararın temyiz süreci kapsamında üst mahkemelere taşınması bekleniyor.




