Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Yayıncılar Birliği (TÜRKYAYBİR), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve PEN Türkiye, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun savunmalarını içeren Millet Şahidimdir adlı kitabın henüz basım aşamasındayken yasaklanmasına tepki gösterdi.

Kasapoğlu: “Barca’nın yanındayız”
Kasapoğlu: “Barca’nın yanındayız”
İçeriği Görüntüle

Beş meslek ve yayın kuruluşunun ortak açıklamasında, kitabın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine dağıtımının ve satışa sunulmasının engellenmesi “kaygı verici” olarak nitelendirildi. Açıklamada, henüz yayımlanmamış bir kitabın yasaklanmasının yalnızca yayıncılık faaliyetini değil, toplumun bilgi edinme hakkını da ilgilendirdiği vurgulandı.

“Toplumun bilgi edinme hakkına müdahale”

TGC, TGS, TÜRKYAYBİR, TYS ve PEN Türkiye tarafından yapılan açıklamada, Millet Şahidimdir kitabının henüz baskı süreci tamamlanmadan yasaklanmasına ilişkin şu ifadeler kullanıldı:

“Ekrem İmamoğlu'nun savunmalarını bir araya getiren Millet Şahidimdir adlı kitabın, henüz baskı aşamasındayken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine dağıtımının ve satışa sunulmasının yasaklanması sürecini kaygıyla takip ediyoruz. Bir kitap henüz yayınlanmamış ve içeriği bilinmezken verilen bu engelleme kararı, yayıncılık faaliyetinin kendisine ve toplumun bilgi edinme hakkına yönelik müdahale anlamına gelmektedir” denildi.

“Açık bir ön sansür niteliği taşıyor”

Ortak açıklamada, kitap yasağının Anayasa ve uluslararası metinlerle güvence altına alınan ifade ve yayın özgürlükleri açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19. maddesinin ifade, yayınlama ve okuma özgürlüklerini; Anayasa’nın 25. maddesinin düşünce ve kanaat özgürlüğünü, 26. maddesinin ise düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü güvence altına aldığı hatırlatıldı. Kuruluşlar, Anayasa’nın 28. maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmüne de dikkat çekti.

Kararın dayanağı olarak gösterilen 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddesine de değinilen açıklamada, basın özgürlüğünün ancak demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak sınırlandırılabileceği ifade edildi.

“Henüz basımı dahi tamamlanmamış bir esere yönelik önleyici tedbir (sansür) uygulanması, fıkrada belirtilen ‘demokratik toplum düzeninin gerekleri’ ilkesinin de açık ihlalidir; hukuki bir tedbir olmaktan çıkıp açık bir ön sansür niteliği taşımaktadır. Anayasamızda, kanunlarımızda ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hak ve özgürlüklerin korunmasını talep ediyoruz; düşünce, ifade, yayınlama ve okuma özgürlüklerine yönelik her türlü baskıya karşı durmaya; kitapların özgürce dolaşabildiği bir toplumsal ortam için çalışmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz.”

Kaynak: Haber Merkezi