Ege’nin can damarı olan Gediz Nehri, son yıllarda sanayi tesislerinin kontrolsüz deşarjları ve bilinçsiz tarımsal ilaçlama nedeniyle adeta bir atık kanalına dönüştü. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kirliliğin boyutlarını verilerle ispatlamak amacıyla Gediz’in İzmir’e giriş noktası olan Emiralem Boğazı’ndan denize döküldüğü noktaya kadar 7 farklı istasyonda düzenli su analizleri gerçekleştiriyor.

Trump: Ateşkes yapmak istemiyorum
Trump: Ateşkes yapmak istemiyorum
İçeriği Görüntüle

21.03.2026 De935Fbf 9B53 476C 81A4 1Ac970926617

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde yürütülen çalışmaya, nehrin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İki komşu kentin güçlerini birleştirmesiyle, Gediz’in 400 kilometrelik yolculuğu boyunca hangi noktada, hangi kirleticiyle zehirlendiği ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde haritalandırılıyor.

21.03.2026 C116D729 E2F7 4C62 Bfce 478B5E06F53A

Tonlarca azot ve ağır metal körfeze akıyor

Kasım ayından bu yana yapılan üç aylık ölçümler, durumun vahametini gözler önüne serdi. Analiz sonuçlarına göre, özellikle kış aylarında tonlarca azot ve fosfor nehir sularıyla birlikte İzmir Körfezi’ne taşınıyor. Bu besin elementleri denizdeki oksijeni tüketerek "ötrofikasyon" denilen alg patlamalarına ve trajik balık ölümlerine yol açıyor.

Kirliliğin tek kaynağı tarımsal gübreler de değil. Sanayi tesislerinden nehre karıştığı tespit edilen alüminyum, brom, kadmiyum, demir ve çinko gibi ağır metaller, sucul yaşamı bitirme noktasına getiriyor. Prof. Dr. Kurucu, Gediz’in kaynağından pırıl pırıl çıktığını ancak Uşak ve Manisa üzerindeki sanayi bölgelerini geçtikten sonra İzmir’e "ölü bir su" olarak ulaştığını vurguluyor.

21.03.2026 Dc1A4F2B 395D 4Ed9 9009 0760Aeeb137B

Sadece deniz değil gıda güvenliği de risk altında

Gediz’deki kirlilik sadece körfezdeki koku sorunu veya görsel kirlilikle sınırlı kalmıyor. Nehrin suları, bölgedeki devasa tarım arazilerinin sulanmasında kullanılıyor. Kirli suyla sulanan toprakların uzun vadede çoraklaşma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunan uzmanlar, ağır metallerin bitkiler aracılığıyla gıda zincirine dahil olabileceğine dikkat çekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın konuyu kararlılıkla takip ettiğini belirten yetkililer, suyun kalitesindeki düşüşün doğrudan halk sağlığını ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini ifade ediyor. Gediz havzasındaki hayvancılık tesislerinin atıklarını doğrudan yan derelere bırakması da kirlilik yükünü artıran bir diğer önemli faktör olarak raporda yer alıyor.

Mücadele için yıllık analiz raporu bekleniyor

İzmir ve Manisa’nın koordineli yürüttüğü bu çalışmalar, bir yıllık sürecin sonunda bütünleşik bir rapora dönüştürülecek. Bu rapor, Gediz’in temizlenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm karar vericilere sunulacak bir yol haritası niteliği taşıyacak.

Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nin de 10 farklı noktadan izlenmeye başlanması, denetim ağının ne kadar genişletildiğini gösteriyor. "Sağlıklı Körfez" hedefinin ancak Gediz’in temizlenmesiyle mümkün olacağını belirten Prof. Dr. Kurucu, "İzmir havzanın en sonunda yer aldığı için kirliliğin acısını en çok çeken ilimiz. Herkesin elini taşın altına koyması ve bu iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor," diyerek kritik bir çağrıda bulundu.

Kaynak: BÜLTEN