Enerji sektöründe sürdürülebilirlik kadar kritik olan bakım ve denetim süreçleri, İzmir’de geliştirilen yerli bir teknolojiyle yeni bir boyuta taşındı. Rüzgar türbinlerinin devasa kanatlarında zamanla oluşan çatlak, kabarma ve deformasyonları tespit etmek için geliştirilen Maça adlı robot, geleneksel yöntemleri geride bıraktı. Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu Emre Onan ve ekibi tarafından 5 yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıkarılan bu yapay zeka destekli çözüm, rüzgar santrallerinde hem can güvenliğini sağlıyor hem de operasyonel hızı dünya standartlarının üzerine çıkarıyor.
Kanat içindeki tehlikeli mesai robotik teknolojiyle son buluyor
Rüzgar türbini kanatları, yapıları gereği uç kısımlara doğru daralan ve bir insanın hareket etmesinin neredeyse imkansız olduğu alanlardır. Bugüne kadar teknisyenlerin el feneri ve kameralarla, fiziksel zorluklar altında sürünerek gerçekleştirdiği bu denetimler, ciddi bir iş güvenliği riski barındırıyordu. Emre Onan, bu sorunu çözmek için yola çıktıklarını belirterek, robotun geliştirilme sürecinde KOSGEB ve TÜBİTAK desteklerinin kritik rol oynadığını ifade etti. Geliştirilen robot sayesinde artık kanat içine insan girmesine gerek kalmıyor, bu da hayati riskleri sıfıra indiriyor.
LİDAR ve kamera entegrasyonuyla dijital fotokopi dönemi
Maça, sadece bir görüntüleme cihazı değil, gelişmiş bir haritalama sistemi olarak tasarlandı. Üzerinde bulunan LİDAR teknolojisi sayesinde, lazer ışınlarıyla kanat içinin üç boyutlu haritasını çıkaran robot, kameralarından gelen verileri bu haritayla birleştiriyor. Karanlık kanat içini güçlü aydınlatma sistemleriyle tarayan robot, elde edilen verilerden kanadın adeta bir "dijital fotokopisini" oluşturuyor. Bu yöntemle gözle görülmesi zor olan mikro çatlaklar ve yapısal bozulmalar, yapay zeka algoritmaları tarafından anlık olarak raporlanıyor.

On yedi dakikada tam muayene: Verimlilikte dev sıçrama
Robotun rüzgar santrallerine sağladığı en büyük avantajlardan biri de zaman tasarrufu. Normal şartlarda bir teknisyenin bir türbindeki üç kanadı muayene etmesi yaklaşık 4-5 saat sürerken, Maça bir kanadı sadece 17 dakikada tamamlıyor. Bu hız, enerji santrallerinin bakım için durdurulma süresini minimize ediyor. Şirketin kurucularından Onan, "Biz çok hızlı hareket ettiğimiz için santral de geri kalan vakitte enerji üretmeye devam ediyor" diyerek, teknolojinin ekonomik getirisini vurguladı. Bugüne kadar 155’ten fazla türbinde başarıyla görev yapan Maça, sahadaki rüştünü ispatlamış durumda.
İzmir’den dünyaya teknoloji ihracatı başladı
Yerli imkanlarla İzmir’de doğan bu proje, kısa sürede uluslararası arenada da dikkat çekmeyi başardı. İlk hizmet ihracatını Ürdün’e gerçekleştiren ekip; Almanya, Azerbaycan ve Yunanistan gibi rüzgar enerjisi potansiyeli yüksek ülkelerden talep almaya başladı. Özellikle Avrupa’daki rüzgar türbinlerinin yaş ortalamasının 10 yılı aşması ve daha sık bakıma ihtiyaç duyması, Maça için geniş bir pazar alanı yaratıyor. 45 santimetre boyu ve 7 kilometrelik veri aktarım menziliyle Maça, rüzgar enerjisi sektöründe Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir merkez olma hedefine doğrudan katkı sağlıyor.





