Ege'nin spor altyapısında son yıllarda yükselen grafik, Gaziemir ilçesindeki okul koridorlarından olimpiyat rotasına uzanan yepyeni bir başarı hikayesi doğurdu. İlçede faaliyet gösteren Şehit Er Selahattin Şener Anadolu İmam Hatip Lisesi 9'uncu sınıf öğrencileri Aişe Dalda ile Nazlı Çiftçi, okul sıralarındaki disiplinlerini spor minderine taşıyarak büyük bir azim örneği sergiledi. Yaşıtlarının sömestr ve yaz tatillerinde dinlenmeyi tercih ettiği dönemlerde, judo salonlarında ter döken 14 yaşındaki genç sporcular, Hatay kentinde düzenlenen Okul Sporları Türkiye Şampiyonası'nda fırtına gibi esti. Türkiye'nin dört bir yanından gelen en güçlü rakipleriyle karşılaşan İzmirli judocular, teknik üstünlükleri ve taktiksel zekalarıyla turnuvanın en çok dikkat çeken isimleri olmayı başardı.
Müsabakaların her bir saniyesinde profesyonel sporcuları aratmayacak bir konsantrasyon sergileyen genç yetenekler, aldıkları puanlarla kürsüye ambargo koydu. Hatay'daki şampiyonluk mücadelesinde rakiplerine şans tanımayan Aişe Dalda, kadınlar 57 kiloda mindere çıkarak sergilediği teknik oyunlarla tüm rakiplerini mağup etti ve altın madalyaya uzanarak Türkiye şampiyonu unvanını göğüsledi. Aynı turnuvada bir diğer zorlu sıklette mücadele eden okul arkadaşı Nazlı Çiftçi ise kadınlar 63 kilo kategorisinde çıktığı zorlu karşılaşmaların ardından Türkiye 3'üncüsü olarak bronz madalyanın sahibi oldu. Bu iki önemli derece, genç sporcuların adını doğrudan milli takım teknik heyetinin radarına soktu ve iki sporcu da ay-yıldızlı kadroya resmen dahil edildi.
Günde çift idmanla gelen ay yıldızlı üniformanın hikayesi
Cezai yaptırımların veya zorlu yaşam koşullarının ötesinde, elit bir sporcu olabilmenin getirdiği en büyük lojistik zorluk olan zaman yönetimi, genç şampiyonların hayat felsefesi haline gelmiş durumda. Hatay'da çıktığı 6 maçı da üstün tekniklerle kazanarak altın madalyayı İzmir'e getiren Aişe Dalda, bu başarıya ulaşabilmek için kelimenin tam anlamıyla gece gündüz çalıştıklarını anlattı. Hayatının dönüm noktalarından birini geride bıraktığını belirten şampiyon judocu, "Bazen günde çift antrenman yapıyoruz. Sabah okuldan önce, akşam da okul çıkışında çalışıyorum. Öğretmenlerimin desteği bana büyük katkı sağladı. Geçen yıl yaşadığım sakatlığın ardından milli takıma seçilmeyi başardım. Şimdi hedefim Avrupa Kupası ve Balkan Şampiyonası'nda madalya kazanmak" sözleriyle önündeki vizyonu paylaştı.
Aişe ile aynı kaderi paylaşan ve minderdeki agresif savunma stiliyle tanınan Nazlı Çiftçi ise judo sporuna henüz 7-8 yaşlarında, çocukluk döneminde adım attığını belirtti. Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü lisanslı sporcusu olarak kariyerini kulüp düzeyinde de tırmandıran Çiftçi, Hatay'daki organizasyonda 6 zorlu maç yaparak Türkiye 3'üncüsü olduğunu ve bu sayede resmi olarak milli sporcu unvanı kazandığını anımsattı. Geçmiş kariyerinde iki kez Türkiye şampiyonluğu apoleti de bulunan genç judocu, aile içi önyargıları nasıl kırdığını şu sözlerle özetledi: "Ailem başlangıçta sakatlık riskinden çok korkuyordu ama dereceler geldikçe beni sonuna kadar desteklediler. Eğitimimi aksatmadan spor hayatımı sürdürmek ve ileride antrenör ya da beden eğitimi öğretmeni olmak istiyorum."
Minderdeki şampiyonluk akademik başarı ve ahlakla taçlanıyor
Gaziemir'deki eğitim camiasında sevinç çığlıklarıyla karşılanan bu küresel adli başarı, okul idaresi tarafından da yakından takip ediliyor. Gençlerin sadece fiziksel gelişimleriyle değil, toplumsal ahlak değerleriyle de bütünleşmesi gerektiğinin altını çizen Şehit Er Selahattin Şener Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Dilaver Açıkgöz, öğrencilerinin elde ettiği başarıdan ötürü kurumsal olarak büyük bir gurur duyduklarını deklare etti. Sporcuların eğitim hayatı ile spor kariyeri arasında sağlıklı bir denge kurabilmesi adına okul bünyesinde her türlü idari ve rehberlik desteğini sunduklarını belirten Açıkgöz, gençlerin kentsel spor kültürüne örnek teşkil ettiğini vurguladı.
Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve Türk spor ekolünün ahlaki temellerine atıfta bulunan Okul Müdürü Açıkgöz, "Atatürk'ün de belirttiği gibi; 'Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.' Öğrencilerimiz sadece dereceleriyle değil, örnek davranışlarıyla da bizleri gururlandırıyor. Okul olarak sporcularımıza her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Uluslararası organizasyonlarda da ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceklerine inanıyoruz" diyerek, Balkan Şampiyonası ve Avrupa Kupası yolculuğunda öğrencilerine inançlarının tam olduğunu ifade etti. Hazırlık süreçlerini tamamlayan genç milli judocular, önümüzdeki günlerde ay-yıldızlı formayı kuşanarak uluslararası minderlerde Türkiye adına madalya avına çıkacak.




