Emre Avcı- Göztepe’nin Samsunspor karşısındaki en önemli artısı, hücum geçişlerindeki etkinliği ve maç boyunca oyundan kopmamasıydı. Sarı-kırmızılı ekip özellikle rakip savunmanın arkasına yaptığı koşular ve hızlı hücumlarla tehlike yaratırken, skor ne olursa olsun oyunun içinde kalmayı başardı.

Ancak savunma tarafında Stanimir Stoilov’un çözmesi gereken önemli problemler bulunuyor. Üç gol yenilen karşılaşmada Göztepe, rakibin hücumlarını durdurmakta ve özellikle savunma ile orta saha arasındaki bağlantıyı kontrol etmekte zaman zaman zorlandı. Gençlerbirliği karşısında bu durumun tekrarlanması, özellikle kanat oyuncularının etkinliği düşünüldüğünde ciddi sorun yaratabilir.

Göztepe’nin bu maçta yapması gereken ilk şey ise savunma güvenliğini sağlamak. Hücum ederken beklerin aynı anda çok fazla ileri çıkması, top kayıplarında rakibe geniş alan bırakabilir. Bu nedenle sarı-kırmızılıların hücumdaki agresifliğini korurken topun arkasında daha fazla oyuncuyla kalması gerekiyor.

Rakip tam bir Anadolu takımı

Gençlerbirliği, fizik gücü, mücadele seviyesi ve geçiş oyunuyla dikkat çeken bir takım görüntüsü veriyor. Başkent temsilcisinin savunma hattında Goutas ve Zuzek gibi uzun boylu, fiziksel olarak güçlü stoperlere sahipler, bu oyuncuların topla oyun konusunda aynı seviyede değiller.

Gençlerbirliği’nin oyunundaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise savunmadan çıkış biçimi. Kırmızı-siyahlılar topu stoperleri üzerinden uzun uzun dolaştırmak yerine, özellikle beklerini oyunun içine sokarak hızlı ve dikine çıkmaya çalışıyor. Top kazanıldıktan sonra ise amaç mümkün olduğunca kısa sürede kanat oyuncularını topla buluşturmak.

Bu noktada Göztepe’nin özellikle beklerin önündeki alanları kontrol etmesi büyük önem taşıyor. Sarı-kırmızılılar, Gençlerbirliği’nin ilk pas bağlantısını bozabilirse rakibin hücum organizasyonunu daha başlamadan sekteye uğratabilir.

Tehlike kanatlarda: Tongya ve Traore

Gençlerbirliği’nin hücumdaki en önemli kozları Franco Tongya ve Adama Traore.

Tongya, takımın yaratıcılık yükünü taşıyan isimlerin başında geliyor. Bileklerine hakimiyeti, hem içeriye hem dışarıya çalım atabilmesi ve dar alanda çözüm üretebilmesi onu savunulması zor bir oyuncu haline getiriyor. Gençlerbirliği’nin hücum organizasyonlarında Tongya’nın önemli bir merkez olması da tesadüf değil.

İzmir’in gururu Çağlar için Göztepe iddiası
İzmir’in gururu Çağlar için Göztepe iddiası
İçeriği Görüntüle

Traore ise farklı bir profile sahip. Hızıyla ön plana çıkan oyuncu, topla birlikte içeri kat ederek şut aramayı seviyor. Göztepe savunmasının burada özellikle ceza sahası çevresindeki alanları kapatması gerekiyor.

Sarı-kırmızılıların bu iki oyuncuya karşı bire bir savunmada yalnız kalmaması, gerektiğinde orta sahadan destek getirmesi maçın kritik noktalarından biri olabilir.

Oğulcan Ülgün’ün ceza sahası koşularına dikkat

Gençlerbirliği’nin orta sahasında Ousmane Diabate, mücadele gücü ve temposuyla öne çıkan isimlerden biri. Yorulmak bilmeyen yapısıyla rakibin merkezdeki oyununa direnç kazandırıyor.

Altınordu çıkışlı Oğulcan Ülgün ise farklı bir tehdit oluşturuyor. Top tekniği iyi olan orta saha, yalnızca pas bağlantısını sağlamakla kalmıyor, rakip ceza sahasına yaptığı ekstra koşularla da tehlike yaratıyor.

Nitekim Fenerbahçe karşısında attığı golü de bu şekil de buldu. Ülgün’ün ceza sahasına yaptığı zamanlamalı koşular, Gençlerbirliği’nin hücum anlayışında orta saha oyuncularının da gol bölgesine girmesinin önemini gösterdi.

Koita’ya karşı dikkatli olunmalı

Gençlerbirliği’nin hücumdaki önemli silahlarından biri de Sekou Koita. Mali’li forvet boyuyla değil, fiziksel gücü ve mücadeleci yapısıyla ön plana çıkıyor. Güçlü vücut yapısı sayesinde stoperlerle girdiği ikili mücadelelerde ayakta kalabilen Koita, sırtı dönük oyunda takımını öne taşıyabiliyor ve topu saklayarak hücumların devamlılığını sağlıyor.

Koita yalnızca ceza sahasında bekleyen bir golcü değil. Geçiş hücumlarında da etkili olabilen tecrübeli oyuncu, özellikle Tongya ve Traore’nin taşıdığı toplarla buluştuğunda rakip savunmalar için önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle Gençlerbirliği’nin hücum planında Koita’nın rolü yalnızca gol atmakla sınırlı kalmıyor.

Bu nedenle Göztepe’nin rakibin kanat organizasyonlarını engellemesi büyük önem taşıyor. Tongya ve Traore’nin rahat şekilde top taşımasına ve orta yapmasına izin verilirse Koita’nın fiziksel özellikleri daha fazla ön plana çıkabilir. Sarı-kırmızılı savunmanın burada yalnızca Koita’yı marke etmesi yeterli olmayacak. Asıl amaç, topun Koita’ya ulaşmasını engellemek ve Gençlerbirliği’nin hücum bağlantılarını kesmek olmalı.

Gençlerbirliği Fenerbahçe karşısında ne yaptı?

Gençlerbirliği’nin Fenerbahçe karşısındaki galibiyeti, bu maç öncesinde Göztepe için önemli bir referans noktası. Başkent ekibi, güçlü rakibine karşı fiziksel mücadeleden kaçmayarak, topu kazandığında hızlı hücumlara yönelerek ve kanat oyuncularını devreye sokarak sonuca gitti.

Özellikle savunma ile hücum arasındaki mesafeyi fazla açmamak ve top kazanıldığı anda dikine oynamak Gençlerbirliği’nin güçlü taraflarından biri. Bu oyun anlayışı, Göztepe’nin topa daha fazla sahip olması halinde bile sarı-kırmızılılar için tehlike oluşturabilir.

Dolayısıyla Göztepe’nin maç boyunca topa sahip olması tek başına yeterli olmayacak. Top kayıplarının ardından yapılacak karşı pres ve savunma yerleşimi, karşılaşmanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Göztepe nasıl kazanır?

Göztepe’nin Gençlerbirliği karşısında galibiyete ulaşabilmesi için üç temel noktaya dikkat etmesi gerekiyor.

İlk olarak rakibin bekler üzerinden çıkışını engellemek. Gençlerbirliği’nin ilk pas bağlantısı bozulduğunda uzun toplara yönelme ihtimali artacak. Bu da Göztepe’nin fiziksel olarak güçlü stoperlerine karşı rakibin hücum etkinliğini azaltabilir.

İkinci olarak Tongya ve Traore’yi oyundan düşürmek. Özellikle kanatlarda yapılacak ikili sıkıştırmalar, Gençlerbirliği’nin hücum gücünü önemli ölçüde azaltabilir.

Üçüncü ve belki de en önemlisi, top kayıplarındaki savunma yerleşimi. Göztepe, Samsunspor maçında hücumdaki üretkenliğini korurken savunmada verdiği boşlukları azaltırsa rakibine karşı önemli bir üstünlük sağlayabilir.

Bunun karşılığında sarı-kırmızılıların kendi kanatlarını da etkili kullanması gerekiyor. Gençlerbirliği’nin fiziksel olarak güçlü ancak topla ilişkisi daha sınırlı stoperleri, hız ve hareketlilik karşısında zorlanabilir. Göztepe’nin sürekli olarak savunma arkasına koşular ve stoperleri yerinden çıkaracak hareketlilik üretmesi, rakibin en önemli savunma zaaflarından birini ortaya çıkarabilir.

Göztepe’nin savunma planında ise Sonko ve Bokele’nin durumu önemli olacak. İki oyuncu da sakatlıkları nedeniyle Samsunspor maçının kadrosunda yer almadı. Göztepe’nin maç önü sağlık raporunda Malcom Bokele ve Noah Sonko Sundberg’in sakatlıkları nedeniyle kadroda bulunmadığı açıklandı. Gençlerbirliği’nin Koita üzerinden hava toplarını ve kanat organizasyonlarını kullanacağı düşünüldüğünde, savunmanın fiziksel gücü daha da önem kazanıyor. Sonko ve Bokele’nin dönüşü, Stoilov’un savunmada elini güçlendirebilir. Ancak iki oyuncunun Gençlerbirliği karşısında forma giyip giyemeyeceği maç öncesindeki son kontrollerin ardından netleşecek.

Kaynak: haber merkezi