ÖMER CEYLAN- İzmir'de 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde 117 kişi yaşamını yitirdi, 1032 kişi yaralandı. Aradan geçen 6 yıla rağmen yıkılan binalara ilişkin ceza davalarının büyük bölümü İstinaf ve Yargıtay cenderesinde sıkışıp kalırken, 36 canın yittiği Rıza Bey Apartmanı davasında ise henüz karar bile verilemedi. Yılmaz Erbek Apartmanı’nın altındaki markette 16 saat göçük altında kalan, sağ bacağı kesilen ve sağ kolu işlevsiz kalan depremzede Gülçin Aykut Soydan, acısının ve adalet arayışının 6. yılında gazetemiz 9 Eylül’e sarsıcı açıklamalarda bulundu. Binaların çökmesinde ihmali olanlara tepki gösteren Soydan, "Sağlam yapılarda yaşamak hepimizin hakkıydı. Hayatımı çalanlar gün gelecek bunun hesabını verecektir!" dedi.

Thumbs B C E55E1B5670513E948C2A9D411D68D1Ea

İzmir’i yasa boğan 30 Ekim felaketinin üzerinden tam 6 yıl geçti. Seferihisar açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki yıkıcı depremde 117 can toprağa düşerken, 107 kişi enkaz altından sağ çıkarılmıştı. Yıkıma yol açan ana binalara ilişkin açılan ceza davalarında ise adalet adliye koridorlarında ağır aksak ilerlemeye devam ediyor.

30 canın yittiği Emrah Apartmanı, 15 kişinin öldüğü Doğanlar Apartmanı ve 11 can kaybının yaşandığı Yağcıoğlu Apartmanı davalarında sanıklar hakkında yerel mahkemelerce hapis cezaları verilse de dosyalar halen İstinaf ve Yargıtay inceleme süreçlerinde bekletiliyor. 11 can kaybının olduğu Yılmaz Erbek Apartmanı davasında verilen kararlar Yargıtay tarafından bozulup yeniden yerel mahkemeye gönderilirken, kentin en simge yıkımı olan ve 36 vatandaşa mezar olan Rıza Bey Apartmanı davasında ise aradan geçen 6 yıla rağmen nihai karar çıkmadı. Sanıkların tutuksuz yargılandığı dava dosyaları mağdur ailelerin adalet inancını her geçen gün daha da yaralıyor.

İşte o kararsızlık ve ihmal zincirinin tam ortasında hayata tutunmaya çalışan mucize isimlerden biri de yıkılan Yılmaz Erbek Apartmanı’nın zemin katındaki marketten 16 saat sonra kurtarılan Gülçin Aykut Soydan oldu. Depremin 6. yıl dönümünde gazetemiz 9 Eylül’e konuşan Soydan, enkazdan hastaneye, yatağa bağımlı geçen günlerden konut mücadelesine ve adliye koridorlarına uzanan 6 yıllık adalet savaşını gazetemize anlattı.

Thumbs B2 A9D2D6Ceaa479E802Df0B2Ed6B741311

Büyükşehir’den öğrencilere deprem çantası ve afet eğitimi
Büyükşehir’den öğrencilere deprem çantası ve afet eğitimi
İçeriği Görüntüle

16 SAATLİK DEHŞET, 3 AY YOĞUN BAKIM VE 9 AY YATAĞA BAĞIMLI YAŞAM

Enkazdan çıkarıldıktan sonra hastanede uzun ve ağır bir tedavi süreci atlatan, hatta bu süreçte Kovid-19’a yakalanarak yaşam mücadelesini sürdüren Gülçin Aykut Soydan, depremde Yılmaz Erbek Apartmanı'nın zeminindeki markette 16 saat göçük altında kaldığını belirtti.

Gördüğü hasarlar nedeniyle sağ kolunun işlevsiz kaldığını, sağ bacağının ise diz altından ampute edildiğini kaydeden Soydan, yüzünde ve saçında da ciddi kayıpların oluştuğunu dile getirdi. Tedavi sürecinde 3 ay yoğun bakımda kaldığını ve ardından 9 ay boyunca yatağa bağımlı halde yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Soydan, bu zorlu süreçte tek çaresinin hayata bağlanmak olduğunu vurguladı. Evde kendisini bekleyen 6 yaşındaki oğlunun süreç içerisinde büyüyüp 12 yaşına geldiğini söyleyen Soydan, eşinin bir gün olsun kendisini yalnız bırakmadığını, Haydar Özkan ile eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in de desteklerini hiçbir zaman esirgemeyerek her zaman yanında olduklarını aktardı.

Ca907B72 1D45 4Fcf B0E8 50Ce921F8733 (1)

“PROTEZİMİ HAYIRSEVERLER ALDI, KONUT İÇİN DESTEK OLUNDU”

Taburcu olan en son depremzede olarak hastaneden çıkan ve o dönem evinin önünde komşuları ile sevenlerince doğum günü kutlanan Soydan, tedavi sonrasındaki protez ve barınma sürecini değerlendirdi.

Süreç içerisinde kamu kurumlarından yeterli desteği alamadığını ve yalnız bırakıldığını öne süren Soydan, kendisini yürüten protezi kamu kurumlarının değil hayırseverlerin karşıladığını ve halen o protezi kullanarak kendi günlük işlerini yapmakta dahi büyük güçlük çektiğini beyan etti. Barınma ve ev durumuna ilişkin son gelişmeleri de paylaşan Soydan, deprem öncesinde ve depremin hemen ardından kirada oturduğunu, şu an ise deprem konutlarında ikamet ettiğini söyledi. Ticaret Odası ve iş insanlarının devlet desteğiyle, Binali Yıldırım ve Murat Kurum'un onayıyla kendisine bir daire verdiğini açıklayan Soydan, bu süreçte ev bulmasına katkı sunan isimlere teşekkürlerini iletti.

“SUÇLULAR VE SUÇA ORTAK OLANLAR HÂLÂ ÖZGÜRCE YAŞIYOR!”

Depremin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen acıların taze olduğunu ve yargı süreçlerinin kaplumbağa hızıyla ilerlediğini söyleyen Soydan, sağlam yapılarda yaşamanın her yurttaşın en temel hakkı olduğuna dikkat çekti.

Yaşadığı mağduriyete ve bu duruma gelmesine sebep olan kişiler ile tüm ihmallerde payı bulunanlardan sonuna kadar şikayetçi olduğunu vurgulayan Soydan, adaletin hiçbir zaman yerini bulmadığını savundu. Suçluların ve suça ortak olanların hâlâ dışarıda özgürce yaşayabildiklerini eleştiren Soydan, kendi davalarının da henüz sonuçlanmadığını hatırlatarak yargının en doğru kararı vermesini ve suçluların hak ettikleri cezayı çekmesini umduğunu dile getirdi.

“GÜN GELECEK HESAP VERECEKLER”

Depremde 117 canın yitip gittiğini ve acılı ailelerin üzüntüsünü yürekten paylaştığını belirten Soydan, her bireyin ve görevlinin sorumluluğunu layıkıyla yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi.

Umarım bir daha ne İzmir'de ne de Türkiye'de böyle bir yıkımın yaşanmaması temennisinde bulunan Soydan, 117 canın yok olduğu, kendisinin de organlarını bıraktığı enkazın ardından adaleti geciktirenlere ve hayatını karartanlara karşı çığlığını tek cümleyle özetledi: "Benim hayatımı çalanlar, gün gelecek bunun hesabını mutlaka verecektir!"

Kaynak: ÖMER CEYLAN