İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, İBB Davası duruşmasını takip ettikten sonra yaptığı açıklamada, çok sayıda tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verilmesinin hem hukuk hem de insan hakları açısından gerekli olduğunu söyledi.
Kaboğlu, mahkeme heyetinin tutukluluk incelemesini değerlendirmesi gerektiğini belirterek, “Hukuken olduğu kadar insani açıdan da tahliye kararı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“İmar hukuku açısından önemli bir savunma dinledik”
Duruşmada Ramazan Gülten’in savunmasına dikkat çeken Kaboğlu, Gülten’in şehircilik ve imar hukuku açısından kapsamlı bir değerlendirme yaptığını ifade etti.
Gülten’in, İstanbul’daki yapılaşma süreçlerinin mevzuata uygun yürütüldüğünü vurguladığını aktaran Kaboğlu, özellikle kentsel dönüşüm, planlama ve denetim süreçlerinin hukuki çerçevede ele alınması gerektiğini söyledi. Kaboğlu, “Bir anlamda şehircilik hukuku dersi niteliğinde bir savunmaydı” değerlendirmesinde bulundu.
“Anayasa çerçevesinde koruma yükümlülüğü var”
İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuna dikkat çeken Kaboğlu, yapılaşma süreçlerinin anayasal koruma ilkeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kent planlamasının yalnızca idari bir süreç olmadığını vurgulayan Kaboğlu, çevre, kültür ve kamu yararı ekseninde bütünleşik bir yaklaşımın zorunlu olduğunu belirtti. Bu kapsamda yapılan uygulamaların anayasal sınırlar içinde kaldığını savundu.
“Her tutuklu için ayrı değerlendirme yapılmalı”
Tutukluluk incelemelerine ilişkin de konuşan Kaboğlu, her sanık için ayrı gerekçe yazılması gerektiğini vurguladı.
Anayasa’nın tutukluluğa itiraz süreçlerini düzenleyen hükümlerine atıfta bulunan Kaboğlu, “Her bir tutuklu bakımından ayrı değerlendirme yapılmalı, gerekçeler bireysel olarak ortaya konulmalı” dedi. Mevcut süreçte bu ilkenin yeterince uygulanmadığını da ileri sürdü.
“Tahliye kararı hem hukuki hem insani bir gereklilik”
Kaboğlu, tutuklulukların uzun sürmesinin ciddi hak ihlallerine yol açabileceğini belirterek, özellikle aile yaşamı ve kişisel haklara dikkat çekti.
Bu kapsamda bazı sanıkların ailevi durumlarına da değinen Kaboğlu, tutukluluğun insan hakları açısından ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. “Tahliye kararı yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani bir zorunluluktur” sözleriyle değerlendirmesini sürdürdü.
Silivri’deki duruşma salonuna eleştiri
Açıklamasında Silivri’de yeni yapılan duruşma salonuna da değinen Kaboğlu, yapının fiziki koşullarını eleştirdi.
Yeni adliye kompleksinin konumu ve ölçeğine ilişkin soru işaretleri olduğunu belirten Kaboğlu, adalet hizmetlerinin şehir merkezinden uzaklaştırılmasının erişilebilirlik açısından tartışmalı olduğunu söyledi.






