Toplam 13 haftadır kesintisiz şekilde devam eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 47. duruşması Silivri Cezaevi Kampüsü'ndeki salonda gerçekleştirildi. İmamoğlu ve İnan Güney dahil olmak üzere 23 kişinin henüz esas hakkındaki savunmasını yapmadığı davada, mahkeme heyetinin bir sonraki tutukluluk incelemesini 18 Haziran tarihinde yapacağı bildirildi. Duruşmanın sabah saatlerindeki bölümüne, Ekrem İmamoğlu ile güvenlik güçleri arasında yaşanan arbede damga vurdu.
"Merdivenden aşağı düşecektim"
Ekrem İmamoğlu'nun, destekçilerinin tezahüratları eşliğinde "Tam yol ileri" diyerek merdivenlerden aşağı indiği sırada bir jandarma erinin fiziki müdahalesiyle karşılaştığı belirtildi. Arkasından itildiğini ifade eden İmamoğlu, jandarma erine dönerek, "Sen mi ittin beni az önce? Merdivenden aşağı sen mi ittin beni? Terbiyesiz" dedi.
Tepkisini salonda bulunan jandarma komutanına da ileten İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Komutan; ben merdivenden aşağı düşecektim, beni kim itti az önce? Araba bozuk derken de yalan konuştunuz, şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz. Beni kim itti arkadan? Bir daha yapmayın. Hakkınızda suç duyurusunda bulunurum. Benim konuşmama engel olamazsınız."
Jandarma personelinin "Burası konuşacak yer değil" şeklinde karşılık vermesi üzerine İmamoğlu, "Burası konuşacak yer. Sen görmediysen aktarıyoruz sana komutan bey" dedi. Yaşanan kısa süreli gerginliğin ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından salona tekrar dönen İmamoğlu, "Bizim askerimiz de polisimiz de canımız ciğerimizdir" diyerek sakin bir üslup sergiledi.
"Afyon’da günlerce yerde yattım"
Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde, dönemin İBB iştiraki Medya A.Ş. Genel Müdürü İpek Elif Atayman hakim karşısına çıkarak savunmasını yaptı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Atayman, gözaltı ve tutukluluk sürecinde yaşadığı hak mahrumiyetlerini dile getirdi.
Atayman, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Afyon’da günlerce yerde yattım. Bu dosyanın en uzağa sürülen tanığı oldu. İşlediğim iddia edilen suçların tümü İstanbul’da ancak ben Afyon’daydım. Burada büyük bir çelişki ve hukuka aykırılık olduğunu belirtmek isterim. Dosyayı kaldığım koğuşta okuyup üzerine notlar alamadım. Avukatlarımla oldukça sınırlı bu konuları tartışabildik."
Mahkeme başkanının ihaleler ve şirket ödemelerine yönelik sorularını yanıtlayan Atayman, görev süresi boyunca kimseden yasa dışı bir ihale talebi almadığını ifade etti.
"Masum kadınlara yapılan bu zalimliği kınıyorum"
Atayman’ın savunmasını tamamlamasının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, iştiraklerde görev yapan kadın yöneticilere yönelik kararları eleştirdi. İBB yönetiminde kadın istihdamına büyük bir özen gösterdiklerini ifade eden İmamoğlu, mahkeme heyetine hitaben şunları söyledi:
"Ben, Elif Hanım ve diğer bazı arkadaşlarıma yapılan bu zalimlik dönemini takip ederken annemin, kız kardeşimin, eşimin ya da kızımın gözüne bakarmış gibi meseleyi anlamaya çalıştım. Elif Hanım'a ve onun gibi bazı arkadaşlarıma yapılan tarifsiz zalimliğin kadına karşı şiddete ve kadına karşı psikolojik bir düşmanlık besleyen bir altyapısı olduğunu düşünüyorum. Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de lanetliyorum. Bir erkek olarak da özür diliyorum buradaki kadınlardan."
Tutuklu iş insanı Serkan Öztürk ifadesini değiştirdi
Duruşmada öne çıkan bir diğer gelişme ise 15 aydır tutuklu yargılanan iş insanı Serkan Öztürk’ün hamlesi oldu. Dünkü celsede emniyette verdiği ilk beyanlarından vazgeçtiğini açıklayan Öztürk, cezaevinden bir an önce tahliye edilebilmek amacıyla önüne konulan ifade tutanağını okumadan imzaladığını iddia etti. İlk ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını öne süren Öztürk, mahkeme heyetinden tahliyesini talep ettiğini belirtti. Duruşmanın, diğer sanıkların savunmalarıyla devam ettiği kaydedildi.




