SEMİ TEKTAŞ-SELİN ATAR/İzmir Ticaret Borsası Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Gökhan Tuncer idaresinde gerçekleştirildi.
Gündeme dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli önemli açıklamalarda bulundu.
2009 yılından beri Başkanlık görevini sürdüren Kestelli, yeni dönemde aday olmayacağını açıkladı. Kestelli, 17 yıldır bu görevi yürütüyordu.
Kestelli’nin konuşmasının satırbaşları şöyle;
“Kişisel bir başarı olarak görmedim”
Hayatım boyunca bana tevdi edilen her görevi, büyük bir onur ve sorumluluk duygusuyla yerine getirmeye çalıştım. Bugün de yaklaşık otuz beş yılı bulan İzmir Ticaret Borsası yolculuğumun ve on yedi yılı aşkın süredir sürdürdüğüm Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimin ardından, kendi irademle bu onurlu görevi yeni bir anlayışa ve yeni bir heyecana devretme kararı aldığımı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. 1992 yılında İzmir Ticaret Borsası Meslek Komitesi üyeliğiyle başlayan bu yolculuk, 1995 yılında Yönetim Kurulu üyeliği, 2003 yılında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı ve 2009 yılında Yönetim Kurulu Başkanlığı göreviyle devam etti. Bu süreçte bana duyulan güven sayesinde, Türkiye’nin ilk kadın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı olma onurunu yaşadım. Bu unvanı hiçbir zaman kişisel bir başarı olarak görmedim. Aksine, kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi adına taşınması gereken önemli bir sorumluluk olarak kabul ettim. Eğer bugün genç kadınlarımızın önünde küçük de olsa bir kapının aralanmasına katkı sağlayabildiysem, bunu hayatımın en kıymetli kazanımlarından biri olarak değerlendiriyorum. Daha da önemlisi Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların toplumsal ve ekonomik hayatta eşit, güçlü ve öncü bireyler olarak yer almasına dair açtığı yolda ilerlemiş olmayı da büyük bir onur olarak görüyorum.
“İzmir’e duyulan sevdanın eseridir”
Görev yaptığım yıllar boyunca tek bir hedefim oldu: İzmir’e, üreticimize, çiftçimize, tüccarımıza, sanayicimize, ihracatçımıza ve ülkemizin tarım ekonomisine değer katabilmek. Tarımın yalnızca ekonomik değil; stratejik, sosyal ve milli bir mesele olduğuna her zaman inandım. Bu anlayışla, İzmir Ticaret Borsası’nı sadece üyelerine hizmet veren bir kurum değil; tarım politikalarına katkı sunan, bilimsel çalışmaları destekleyen, yenilikçi projeler geliştiren, sürdürülebilirliği önceleyen ve ülkemize örnek gösterilen kurumsal bir yapıya dönüştürmek için çalışma arkadaşlarımla birlikte büyük bir gayret gösterdik. Bu süreçte ürün ihtisas borsacılığından lisanslı depoculuğa, dijitalleşmeden sürdürülebilir tarıma, tarım teknolojilerinden iklim değişikliğiyle mücadeleye, coğrafi işaretlerden katma değerli üretime kadar pek çok alanda önemli projeleri hayata geçirdik. Her biri, ortak aklın, ekip çalışmasının ve İzmir’e duyulan sevdanın eseridir. İzmir Ticaret Borsası’ndaki görevlerimin yanı sıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olarak da ülkemizin iş dünyasının sorunlarının çözümü, tarım sektörünün güçlendirilmesi ve reel sektörün beklentilerinin ilgili mercilere aktarılması için büyük bir özveriyle çalıştım. Her platformda İzmir’i ve Ege Bölgesi’ni en güçlü şekilde temsil etmeye gayret ettim. Bugün geriye dönüp baktığımda, görev sürem boyunca elde edilen her başarıda en büyük payın birlikte yol yürüdüğüm insanlara ait olduğunu görüyorum.




