Altın piyasalarında yaşanan dalgalanma yatırımcıların gündemindeki yerini koruyor. 28 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 14.57 itibarıyla gram altın 6 bin 482 TL seviyesinde işlem görürken, ons altın saat 15.12 itibarıyla 4 bin 48 dolardan fiyatlandı. Brent petrolün varil fiyatı ise sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 1,6 yükselişle 111,22 dolara ulaştı. Altın ve petrol fiyatlarının farklı yönlerde hareket etmesini değerlendiren Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, bir televizyondaki canlı yayınında piyasalara ilişkin dikkat çeken iddialar ortaya attı. Memiş, altın fiyatlarındaki baskının arkasında merkez bankalarının rezervlerini azaltmaya yönelik bir strateji bulunduğunu savundu.
İslam Memiş: Gizli planı açıklıyorum
Petrol fiyatlarındaki yükselişin diğer yatırım araçları üzerinde satış baskısı oluşturduğunu belirten Memiş, altın piyasasında yaşanan gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Yine petrolün yüksek olduğu bir güne başladık. 110 dolar seviyesinin üzerindeyiz. Petrol karşısındaki bütün varlıklar yine satıcılı. Burada gizli planı ben size açıklayayım. Gizli plan şu; merkez bankalarını, Körfez ülkelerini ve ETF'lerde işlem yapan yatırımcıları yine altın satmak zorunda bırakıyorlar.” Merkez bankalarının altın rezervlerinin azaltılmaya çalışıldığını iddia eden Memiş, bu durumun ülkelerin ekonomik rekabet gücünü olumsuz etkileyebileceğini ileri sürdü. “Yani merkez bankalarının rezervlerini azaltmak zorunda bırakıyorlar. Merkez bankalarının rezervleri ne kadar çok azalırsa rekabet gücü bir o kadar azalmış olacak. Ve önemli olan soru şu, altın fiyatları bu kadar gerilerken, baskılarken, burada gizli bir plan uygulanırken kim alıyor?” Memiş'in söz konusu değerlendirmeleri, piyasalara ilişkin kendi iddialarını yansıtıyor. Altın fiyatlarındaki hareketlerin koordineli bir planın sonucu olduğuna ilişkin açıklamasında somut bir kanıt sunulmadı.
Çin'in altın stoklarına dikkat çekti
Altın fiyatlarındaki gerilemenin bazı ülkeler açısından alım fırsatına dönüştüğünü savunan Memiş, özellikle Çin'in rezerv politikalarına işaret etti. “Tabii ki başta Çin ve diğer merkez bankaları ciddi bir anlamda altın stoklarını artırıyor. O yüzden petrolün yükseldiği, altın fiyatlarının, gümüş fiyatlarının gerilediği bir gün yine karşımızda oluyor.” Memiş, yatırımcıların ABD Merkez Bankası Fed'in faiz kararını ve Avrupa Merkez Bankası'nın açıklamalarını da yakından takip etmesi gerektiğini belirtti. Açıklamanın yapıldığı saatlerde Fed'in faiz kararı henüz duyurulmamıştı.
Kuyumculuk sektörüne 2030 uyarısı
İslam Memiş'in değerlendirmelerinde yalnızca altın fiyatları değil, Türkiye'deki kuyumculuk sektörünün geleceği de öne çıktı. Kapalıçarşı'da bazı kuyumcuların faaliyetlerini sonlandırması ve boşalan iş yerlerinin farklı sektörlere yönelmesiyle ilgili değerlendirmede bulunan Memiş, perakende kuyumculuğun önümüzdeki yıllarda ciddi bir daralmayla karşı karşıya kalabileceğini söyledi. “Geçen yıl köşe yazılarımda da sık sık yazıyordum. Özellikle 2030 yılına kadar Türkiye genelinde birçok kuyumcunun artık perakende mağaza konusunda kapatacağını sık sık ifade etmiştim.” Sektördeki sorunların temelinde yüksek kira maliyetleri, altın ithalatına ilişkin kısıtlamaların yol açtığı fiyat farkları ve işçilik giderlerinin bulunduğunu belirten Memiş, özellikle Kapalıçarşı'daki işletmelerin ağır maliyetlerle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Kapalıçarşı'da kiralar altın üzerinden hesaplanıyor
Kuyumculuk sektöründe iş yeri kiralarının önemli bir maliyet kalemi haline geldiğini vurgulayan Memiş, Kapalıçarşı'daki bazı dükkanların kiralarının altın üzerinden ve yıllık peşin olarak belirlendiğini anlattı. “Kapalıçarşı piyasasında dükkanların kirası altın olarak yıllık peşin alınıyor. Yani burada caddelerde mesela 1 kilo altın, daha güzel yerlerde 2 kilogram altın gibi altın üzerinden kiralıyorlar.” Altın fiyatlarındaki yükselişin kira maliyetlerini de artırdığını belirten Memiş, yüksek kira ödeyen kuyumcuların faaliyetlerini sürdürmekte zorlanabileceği uyarısında bulundu. “Ben yüksek kiralı kuyumcuların tekrar kapatma arifesinde olacağını tahmin ediyorum ve 2030 yılına kadar kuyumcu perakende mağazaların sayılarında ciddi bir azalış olacağını düşünüyorum.”
Altın artık takıdan çok yatırım aracı
Türkiye'de tüketicilerin altına yaklaşımının değiştiğini belirten Memiş, geçmişte takı ve süs eşyası olarak tercih edilen altının giderek yatırım amacıyla satın alındığını söyledi. “Artık yatırımcı alışkanlığı da değişti. Önceden işçilikli altınlarda çok yoğun satış vardı ama altın Türkiye'de artık takı ve süs eşyası olmaktan çıktı. Bir yatırım aracına döndü.” Gram altın, çeyrek altın ve Cumhuriyet altınında alım-satım fiyatları arasındaki farkın daha düşük olduğuna dikkat çeken Memiş, bu ürünlerdeki kâr marjının yüksek kira giderlerini karşılamakta yetersiz kalabildiğini ifade etti. “Burada gram altınlarda, cumhuriyet altınları, çeyreklerde alım satım makas aralığı çok az olduğu için bu da dükkan kiralarını çıkarmıyor.”
2030'a kadar ciddi azalma bekliyor
Kuyumculuk sektöründeki daralma beklentisini yineleyen İslam Memiş, mevcut maliyet yapısı ve değişen yatırımcı alışkanlıkları nedeniyle önümüzdeki dört yılın perakende kuyumcular açısından zorlu geçebileceğini öne sürdü. “Dolayısıyla kuyumculuk sektöründe perakende kuyumcu sayılarında 2030 yılına kadar ciddi bir düşüş olacağını geçen yıldan itibaren ifade ediyordum ve aynı düşüncem geçerli.” Memiş'in altın fiyatları ve kuyumculuk sektörünün geleceğine ilişkin açıklamaları, piyasalardaki belirsizliğin sürdüğü dönemde yatırımcılar ve sektör temsilcileri açısından dikkat çeken değerlendirmeler arasında yer aldı.




