İzmir'de 30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen ve 117 kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından kentte güvenli yerleşim alanları konusu önemini koruyor. Özellikle yeni ev satın almayı veya taşınmayı planlayan vatandaşlar, İzmir'in hangi ilçelerinde ve mahallelerinde deprem etkilerinin daha sınırlı olabileceğini araştırıyor. Jeoloji ve deprem uzmanlarının değerlendirmeleri, gevşek alüvyon zeminlere kıyasla sağlam kaya birimlerinin bulunduğu alanlarda zemin büyütmesi ve sıvılaşma gibi tehlikelerin daha düşük olabileceğini ortaya koyuyor. Ancak uzmanlar, yalnızca zemin özelliklerine bakılarak herhangi bir mahallenin tamamen güvenli ilan edilemeyeceğini vurguluyor.
Deprem uzmanı İzmir'deki avantajlı bölgeleri açıkladı
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'ın daha önce kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerinde, İzmir'in kayalık ve yüksek kesimlerinin zemin özellikleri bakımından avantajlı olabileceği belirtildi. Ercan'ın dikkat çektiği yerler arasında Yamanlar Dağı çevresi, Bornova'nın yamaçları, Yeşilyurt, Buca, Şirinyer, Gaziemir, Balçova, Karabağlar, Göztepe ve Eşrefpaşa bulunuyor. Menemen'in dağlık sırtları ve Doğançay çevresi de bu değerlendirmelerde yer alırken Seferihisar, Urla ve Çeşme'nin bazı kesimleri de öne çıkıyor. Bununla birlikte bu açıklamalar, söz konusu ilçelerin tamamının depreme dayanıklı olduğu anlamına gelmiyor.
İzmir'de hangi mahallelerin zemini öne çıkıyor?
Uzman değerlendirmeleri doğrultusunda zemin bakımından incelenmeye değer alanlar arasında şu yerler dikkat çekiyor:
|
İlçe |
Öne çıkan mahalle veya bölge |
|---|---|
|
Karşıyaka |
Yamanlar Dağı etekleri, Doğançay çevresi |
|
Bornova |
Ova dışındaki kayalık yamaç kesimleri |
|
Buca |
Şirinyer ve ilçenin kayalık yüksek kesimleri |
|
Karabağlar |
Yeşilyurt ve yüksek kesimler |
|
Konak |
Eşrefpaşa, Göztepe'nin bazı yüksek kesimleri |
|
Gaziemir |
Kayalık zeminli yüksek kesimler |
|
Menemen |
Ova dışında kalan dağlık sırtlar |
|
Urla |
Kayalık iç kesimler |
|
Seferihisar |
Kaya birimlerinin bulunduğu kesimler |
|
Çeşme |
Kayalık ve sağlam zeminli kesimler |
Bu tablo resmî bir güvenli mahalle listesi veya risk sıralaması değildir. İsimler uzmanların genel değerlendirmelerine dayanıyor; mahallelerin tamamını kapsamıyor. Aynı mahallede farklı parsellerin zemin özellikleri ve yapı güvenliği önemli ölçüde değişebilir.
Karşıyaka'da Yamanlar, Bornova'da yüksek kesimler
İzmir'in kuzeyinde bulunan Yamanlar Dağı çevresi, kaya birimlerinin yaygın olduğu alanlarıyla dikkat çekiyor. Karşıyaka'nın kıyı ve ova kesimlerinden farklı jeolojik özellikler gösteren bu bölgede yerel zemin koşullarının ayrıntılı incelenmesi gerekiyor. Bornova'da ise alüvyonlarla kaplı ova tabanı ile çevresindeki kayalık yamaçlar arasında önemli farklılıklar bulunuyor. Bu durum, olası bir depremde zeminin göstereceği davranışın ilçenin her noktasında aynı olmayabileceğini ortaya koyuyor. Ancak yüksek yamaçlarda heyelan, kaya düşmesi ve eğimli arazide yapılaşma gibi başka tehlikelerin de değerlendirilmesi gerekiyor.
Buca, Gaziemir ve Karabağlar'da hangi bölgeler dikkat çekiyor?
Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın değerlendirmelerinde Buca, Şirinyer, Gaziemir ve Karabağlar'ın bazı kesimleri de zemin özellikleriyle öne çıkıyor. Özellikle Yeşilyurt gibi yüksek kesimlerdeki yerleşim alanları, alüvyon ovalardan farklı jeolojik özellikler gösterebiliyor. Ancak bu bölgelerin tamamında aynı zemin sınıfının bulunduğunu söylemek mümkün değil. Binaların deprem performansının belirlenmesinde yerel zemin koşullarının yanı sıra taşıyıcı sistem, yapı malzemeleri, projelendirme ve uygulama kalitesi de büyük önem taşıyor.
Urla, Seferihisar ve Çeşme gerçekten daha mı güvenli?
İzmir'in batısında bulunan Urla, Seferihisar ve Çeşme, bazı kayalık yerleşim alanlarıyla zemin açısından avantaj sağlayabilecek bölgeler arasında değerlendiriliyor. Bununla birlikte İzmir Yarımadası'nda aktif faylar bulunuyor. Bu nedenle sağlam bir kaya zemini, fay kaynaklı güçlü yer hareketlerini tamamen ortadan kaldırmıyor. Özellikle kıyı yerleşimlerinde tsunami tehlikesi de ayrıca dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu ilçelerde konut seçimi yapılırken yalnızca ilçenin adı değil, binanın bulunduğu parselin jeolojik ve jeoteknik özellikleri incelenmeli.
İzmir'de 40 sondaj tamamlandı: Güvenli alanlar araştırılıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin deprem tehlikelerini daha ayrıntılı belirlemek amacıyla mikrobölgeleme çalışmalarını sürdürüyor. Bornova'da yaklaşık 7 bin hektar, Karşıyaka'da ise 2 bin hektarlık alanda gerçekleştirilen araştırmaların ardından Konak ve Bayraklı'da saha çalışmalarına geçildi. Belediyenin 30 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre Konak'ta 40 sondaj tamamlandı. Kent genelinde yaklaşık 120 bin yapının envanteri çıkarılırken elde edilen verilerin yapılaşma kararlarına ve deprem riskinin azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Ev alacaklar dikkat! Sağlam zemin tek başına yeterli değil
İzmir Ekonomi Üniversitesi Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökhan Kılıç da 24 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, depremlerde zemin ile yapı arasındaki etkileşimin hayati önem taşıdığını vurguladı. Kılıç, 2020 depreminde merkez üssünden onlarca kilometre uzaklıktaki Bayraklı'da yaşanan yıkımın, zemine uygun yapılaşmanın önemini gösterdiğini belirtti. Bu nedenle ev satın almayı düşünenlerin binanın ruhsatını, yapı denetim kayıtlarını, zemin etüt raporunu ve gerektiğinde yetkili mühendislerce hazırlanmış deprem performans analizini incelemesi gerekiyor.
İzmir'in en güvenli ilçesi hangisi?
Mevcut bilimsel verilerle İzmir'de tek bir ilçeyi veya mahalleyi kesin olarak en güvenli yer ilan etmek mümkün değil. Kayalık zeminlerin bazı deprem etkilerine karşı avantajı bulunabilse de aktif faylara yakınlık, eğim, yerel jeoloji ve bina kalitesi risk düzeyini değiştirebiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin devam eden mikrobölgeleme çalışmalarından elde edilecek ayrıntılı veriler, kentin hangi kesimlerinde hangi mühendislik önlemlerinin gerekli olduğunu daha net ortaya koyacak.




