İzmir'de 117 kişinin hayatını kaybettiği 30 Ekim 2020 depreminin üzerinden altı yıl geçerken kentin olası depremlere ne kadar hazır olduğu sorusu yeniden gündemde. Özellikle Bayraklı'da yaşanan ağır yıkımın ardından zemin özellikleri ve yapı stokunun güvenliği önemini korurken İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde yürüttüğü mikrobölgeleme çalışmalarını genişletti. Bornova ve Karşıyaka'daki çalışmaların ardından Konak ve Bayraklı'da da sondajlar başladı. Kentin farklı bölgelerinde yürütülen araştırmalarla zeminin deprem sırasında nasıl davranabileceğinin belirlenmesi hedefleniyor.

Konak'ta 40 sondaj tamamlandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Konak'ta yaklaşık bir ay önce başlatılan mikrobölgeleme çalışmalarında 40 sondaj tamamlandı. Göztepe Stadı çevresinden Konak İskelesi'ne kadar uzanan bölgede gerçekleştirilen çalışmalarla yer altındaki jeolojik tabakalar, zemin özellikleri ve olası deprem etkileri araştırılıyor. Sondajlarda genel olarak 20 ila 50 metre derinliğe inilirken bazı noktalarda 450 metreye ulaşılması planlanıyor. Derin sondajlarla anakayanın konumunun belirlenmesi ve deprem dalgalarının yüzeye ulaşırken nasıl değişebileceğinin anlaşılması amaçlanıyor. Elde edilen numuneler laboratuvar ortamında incelenirken jeofizik ölçümlerle birlikte değerlendiriliyor.

Bayraklı'da da sondaj çalışmaları başladı

Konak'taki çalışmalarla eş zamanlı olarak Bayraklı'da da zemin araştırmaları yürütülüyor. İki ilçede yaklaşık 4 bin hektarlık alanın incelenmesi ve toplam 300 noktada sondaj yapılması planlanıyor. Konak'ta 2 bin, Bayraklı'da ise yaklaşık 2 bin hektarlık alan mercek altına alınacak. Bayraklı, 30 Ekim 2020 depreminde yaşanan yıkım nedeniyle zemin araştırmalarının en fazla önem taşıdığı ilçeler arasında bulunuyor. Özellikle Bornova Ovası'nın alüvyonlu zemin özellikleri, deprem dalgalarının bazı bölgelerde büyümesine neden olabiliyor. Yeni araştırmalarla zemin büyütmesi, sıvılaşma potansiyeli ve yerleşime uygunluk gibi konularda daha ayrıntılı verilerin elde edilmesi hedefleniyor. Ancak Konak ve Bayraklı'da devam eden sondaj çalışmalarının mahalle bazında kesinleşmiş sonuçları henüz açıklanmadı. Bu nedenle araştırma yapılan bölgelerin tamamını riskli alan olarak değerlendirmek mümkün değil.

Bornova ve Karşıyaka'da çalışmalar tamamlandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak ve Bayraklı'dan önce Bornova ve Karşıyaka'da geniş kapsamlı mikrobölgeleme çalışmaları gerçekleştirdi. Bornova'da yaklaşık 7 bin, Karşıyaka'da ise 2 bin hektarlık alanın zemin özellikleri incelendi. İki ilçede toplam 9 bin hektarlık alanda yürütülen çalışmaların ardından Konak ve Bayraklı'daki araştırmaların da tamamlanmasıyla ayrıntılı zemin incelemesi yapılan alanın yaklaşık 13 bin hektara ulaşması hedefleniyor. Elde edilen verilerin İzmir'in Deprem Master Planı'na ve gelecekteki yapılaşma kararlarına bilimsel temel oluşturması bekleniyor.

İzmir'in 110 lezzet noktası belirlendi: Boyozdan söğüşe gastronomi rotası!
İzmir'in 110 lezzet noktası belirlendi: Boyozdan söğüşe gastronomi rotası!
İçeriği Görüntüle

İzmir'de 10 mahalleyi kapsayan riskli alan

İzmir'de zemin araştırmaları devam ederken resmî olarak riskli alan ilan edilen bölgeler de dikkat çekiyor. Karabağlar ilçesinde 2012 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararıyla 540 hektarlık alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli alan ilan edildi.

Söz konusu alanın içerisinde yer aldığı 10 mahalle şöyle:

  • Cennetçeşme Mahallesi

  • Salih Omurtak Mahallesi

  • Bahriye Üçok Mahallesi

  • Limontepe Mahallesi

  • Ali Fuat Erdem Mahallesi

  • Umut Mahallesi

  • Gazi Mahallesi

  • Özgür Mahallesi

  • Yüzbaşı Şerafettin Mahallesi

  • Devrim Mahallesi

Riskli alan kararı, bu mahallelerin tamamını değil, resmî kararın sınırları içerisinde kalan bölümlerini kapsıyor. Dolayısıyla listedeki her binanın riskli yapı olarak tespit edildiği anlamına gelmiyor.

Riskli alanın 101 hektarlık bölümünde yeni gelişme

Karabağlar'daki 540 hektarlık riskli alanın 101,40 hektarlık birinci etabına ilişkin imar planları da yeniden gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları, Ekim 2026'da ilan edildi. Planlama çalışmalarında afet risklerinin azaltılması, sağlıklı ve güvenli yaşam alanlarının oluşturulması ve dönüşümün etaplar halinde gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. Yaklaşık 14 yıldır riskli alan statüsünde bulunan bölgede yeni planlama süreci, kentsel dönüşümün geleceği açısından önem taşıyor.

Konak ve Bayraklı'da hangi bölgeler inceleniyor?

Konak'ta Göztepe Stadı çevresinden Konak İskelesi'ne uzanan bölgede yürütülen sondajlar, özellikle kıyı kesimlerindeki zemin özelliklerinin belirlenmesine odaklanıyor. Kadifekale çevresinde gerçekleştirilen jeofizik araştırmalarda ise eğimli arazilerdeki yer altı yapısı ve zemin davranışı inceleniyor. Bayraklı'da da yaklaşık 2 bin hektarlık alanda yürütülen araştırmalarla deprem sırasında zeminin nasıl tepki verebileceği belirlenmeye çalışılıyor. İlçede 2020 depreminde ağır hasar ve yıkım yaşanan Adalet ve Mansuroğlu mahalleleri, geçmiş deprem deneyimi açısından dikkat çekiyor. Bununla birlikte bir mahallede sondaj yapılması, o mahallenin riskli alan ilan edildiği anlamına gelmiyor. Mikrobölgeleme araştırmaları ile 6306 sayılı Kanun kapsamında alınan riskli alan kararları farklı süreçler olarak yürütülüyor.

Alüvyon zemin depremde tehlikeyi büyütebilir

İzmir'de deprem açısından üzerinde durulan başlıca konulardan biri, bazı yerleşim alanlarının alüvyon zemin üzerinde bulunması. Kum, kil, silt ve çakıl gibi malzemelerden oluşan bu zeminler, belirli koşullarda deprem dalgalarını büyütebiliyor. Böylece aynı deprem farklı bölgelerde farklı şiddette hissedilebiliyor. Özellikle gevşek ve suya doygun kumlu zeminlerde sıvılaşma tehlikesi ortaya çıkabiliyor. Deprem sırasında zeminin taşıma gücünün azalması, binalarda oturma ve temel hasarı gibi sorunlara yol açabiliyor. Ancak alüvyon zemin üzerinde bulunan her bina tehlikeli olmadığı gibi sağlam zemin üzerinde bulunan her bina da güvenli kabul edilmiyor.

İzmir'de kentsel dönüşüm neden önemli?

İzmir'de zemin araştırmalarının tamamlanması kadar mevcut yapı stokunun güvenliğinin belirlenmesi de büyük önem taşıyor. Binaların yaşı, kullanılan malzemenin kalitesi, taşıyıcı sistem özellikleri ve mühendislik hizmeti alıp almadığı, olası bir depremde oluşabilecek hasarı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle mikrobölgeleme çalışmaları sonucunda hazırlanacak haritaların, yapı envanteri verileriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Riskli yapıların tespit edilmesi, gerekli güçlendirme çalışmalarının yapılması ve yenilenmesi gereken yapı stokunun önceliklendirilmesi, kentin depreme hazırlığında belirleyici olacak. Konak'ta 40 sondajın tamamlanması ve Bayraklı'da araştırmaların sürmesi, İzmir'in zemin özelliklerinin daha ayrıntılı ortaya çıkarılması açısından yeni bir aşamaya işaret ediyor. Çalışmalar tamamlandığında hangi bölgelerde hangi zemin tehlikelerinin bulunduğuna ilişkin daha somut verilerin elde edilmesi bekleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ