Kitapta Baez’in farklı dönemlerde kaleme aldığı 86 şiir yer alıyor. Şiirler, kimi zaman üç yaşındaki bir çocuğun saf ve oyunbaz diliyle konuşuyor, kimi zaman da yılların biriktirdiği deneyimlerin ağır ama berrak sesini taşıyor. Çocukluk anıları, korkular, travmalar ve iyileşme süreçleri kitabın temel izleklerini oluştururken; hatırlamanın, kabullenmenin ve içsel dönüşümün iyileştirici gücü öne çıkıyor.
Pelin Batu’nun imzası
Eserin Türkçe çevirisi ve önsözü, Pelin Batu tarafından hazırlandı. Batu, önsözde Baez’in sesinden şiirlerine uzanan o derin sürekliliğe dikkat çekiyor ve Baez’i “ezelden beri ezilenden yana, savaş makinelerine karşı tek başına meydan okuyan tutarlı bir kadın” olarak tanımlıyor. Batu’ya göre Baez’in şiirleri, kaybolmuşluk hissinin içinden insanlığa açılan bir yol sunuyor.
Mücadeleyle, kırılganlıkla ve umutla örülü bu şiirler, Joan Baez’i yalnızca bir müzisyen olarak değil; sözüyle dünyayı dönüştürmeye çalışan bir şair olarak da yeniden keşfetmek isteyenler için güçlü bir çağrı niteliği taşıyor.




