İzmir’in yüzyıllardır canlılığını koruyan hafızası Kemeraltı, 22 Ocak Perşembe günü sanatı sokağın ritmiyle buluşturan özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Ressam ve fotoğraf sanatçısı Aydın Tunaboylu, resim ve fotoğraf disiplinlerini iç içe geçirdiği kişisel sergisi Belirsiz İz ile izleyiciyi zamana yayılan bir sorgulamaya davet ediyor. Sergi, Abcı Han’da yer alan Yolo Art & Lounge’un modern atmosferinde, toplam 30 çalışmayla sanatseverlerle buluşuyor. Tarihi dokunun tam ortasında yükselen bu çağdaş alan, geçmişle bugünün yan yana durabildiği nadir mekânlardan biri olarak sergiye güçlü bir zemin sunuyor.

B079A306 59D9 4984 B011 E130C99Fd85F

Net olmayanın gücüyle yüzleşmek

Belirsiz İz, adından başlayarak izleyiciyi kesinlik fikrinden uzaklaştıran bir duruşa sahip. Tunaboylu’nun yaklaşımında belirsizlik bir eksiklik değil; tam tersine düşünmeyi tetikleyen, bakışı yavaşlatan ve izleyeni kendi deneyimleriyle baş başa bırakan bir alan. Ne tamamen silinmiş ne de bütünüyle tanımlanmış olanın aralığında dolaşan işler, varoluşun zamana bıraktığı izleri sorguluyor. Bu sorgu, tek bir cevap aramıyor; çoğul okumaları, kişisel yüzleşmeleri ve sessiz karşılaşmaları teşvik ediyor.

İzmir’de sömestir tatili sanatla renkleniyor: Perde çocuklar için açılacak
İzmir’de sömestir tatili sanatla renkleniyor: Perde çocuklar için açılacak
İçeriği Görüntüle

Portrelerden iç dünyaya uzanan bir hat

Sergide öne çıkan çalışmaların büyük bölümü portreler üzerinden ilerliyor. Ancak bu portreler, yalnızca yüzleri değil; yalnızlık, endişe, ilişkiler ve insanın iç sesi gibi katmanları da taşıyor. Figürler, izleyiciyle göz göze gelmekten çok, bakışı içe doğru yöneltiyor. Bu yönelim, yaşamın kırılgan anlarına, söylenmemiş cümlelere ve duyguların şekillendirdiği görünmez bağlara işaret ediyor. Tunaboylu’nun çizgisi ve fotoğrafik dili, izleyicinin zihninde tamamlanan boşluklar bırakıyor.

0Fe10786 01F5 4E7F Bc66 31A8D098F15A

Bilim, mitoloji ve yaşam duygusu aynı masada

Serginin düşünsel omurgasında bilim, mitoloji ve yaşam duygusu yan yana duruyor. Kesin bilgiyle sezgisel olanın, kanıtla anlatının kesiştiği bu alan, insanı biçimlendiren duyguların izini sürüyor. Tunaboylu, kesinliği askıya alarak izleyiciyi bir karşılaşmaya çağırıyor: Bilinenle hissedilen, görülenle hatırlanan arasında kurulan bu temas, serginin ritmini belirliyor. Her iş, izleyicinin kendi geçmişiyle küçük bir temas kurmasına olanak tanıyor.

Abb7Cd36 D9E8 4Ebb 9A4D 9B9Eb2A31733

Sahaflardan çıkan fotoğraflarla yeni anlamlar

Serginin en dikkat çekici katmanlarından biri, sanatçının sahaflardan edindiği 1930’lar, 1940’lar ve 1950’lere tarihlenen eski fotoğraflar. Zamanın sararttığı bu imgeler, çeşitli tekniklerle yeniden yorumlanarak bugünün görsel diliyle buluşturuluyor. Tunaboylu, arşiv fotoğraflarını nostaljinin güvenli alanına hapsetmek yerine, onları yeni soruların taşıyıcısı hâline getiriyor. Böylece geçmiş, bugünün estetik ve düşünsel tartışmalarına doğrudan katılıyor.

Kaynak: Haber Bülteni