Menderes’in tarım cennetine kalker ocağı
Menderes’in tarım cennetine kalker ocağı
İçeriği Görüntüle

KAZİM BOZKURT/Küresel iklim değişikliğinin en sert yüzünü gösterdiği illerin başında gelen İzmir'de, kış ortasında bahar havasının yaşanması ve yağışların mevsim normallerinin çok altında kalması, kenti susuzluk korkusuyla baş başa bıraktı. Son iki gündür aralıklarla yağan ve yer yer şiddetini artıran yağmurlar, İzmirlilerin yüreğine su serpse de baraj havzalarına beklenen etkiyi yapmadı. İZSU verilerine göre, 21 Ocak ile 23 Ocak tarihleri arasındaki yağışların ardından yapılan ölçümler, tablonun ne denli karamsar olduğunu bir kez daha kanıtladı. Özellikle şehrin su yükünü sırtlayan ana barajlarda, geçen yılın aynı dönemine göre yaşanan devasa düşüş, acil eylem planlarının devreye alınması gerektiğini haykırıyor.

Koca barajda su seviyesi yüzde bir bile değil

İzmir'in su ihtiyacının çok büyük bir kısmını karşılayan ve kentin en stratejik su rezervi olan Tahtalı Barajı, tarihinin en kötü günlerini yaşıyor. 21 Ocak tarihinde aktif doluluk oranı kritik eşiğin de altına inerek yüzde 0,70 olarak ölçülen barajda, son yağışların ardından mucizevi bir artış bekleniyordu. Ancak 23 Ocak'taki veriler hayal kırıklığı yarattı. Yağan yağmurlar, devasa barajın doluluk oranını sadece yüzde 0,08 artırarak yüzde 0,78 seviyesine taşıyabildi. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde yüzde 14,12 seviyesinde olan doluluk oranının, bugün yüzde 1'i bile bulamaması, tehlikenin "geliyorum" demediğini, bizzat geldiğini gösteriyor. Kullanılabilir su hacminin 2 milyon metreküp seviyelerinde seyretmesi, su tasarrufu çağrılarının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor.

Gördes barajı'nda ibre sıfırdan yukarı çıkmıyor

Tablonun en karanlık olduğu noktalardan biri de Manisa sınırlarında bulunan ancak İzmir'e su sağlayan Gördes Barajı. Dibindeki çatlaklar ve su tutma kapasitesindeki sorunlarla sık sık gündeme gelen baraj, yağışlardan nasibini hiç alamadı. 21 Ocak tarihinde yüzde 0,00 olan, yani tamamen kuruyan aktif doluluk oranı, 23 Ocak itibarıyla yapılan ölçümlerde de değişmedi. Barajdaki su seviyesi teknik olarak "ölü hacim" seviyesinde kalmaya devam ediyor. Geçen yılın aynı tarihlerinde yüzde 5,55 doluluk oranına sahip olan barajın bugün tamamen işlevsiz kalması, kentin su yönetimi üzerindeki baskıyı artırıyor. Benzer bir durgunluk Ürkmez Barajı için de geçerli. İki gün önceki yağışlara rağmen barajın doluluk oranı yüzde 7,33'te sabit kaldı. Oysa geçen yıl bu barajda doluluk oranı yüzde 27'ye yakındı.

Kuraklık tablosunda tek gülen yüz Alaçatı oldu

İzmir genelindeki bu karamsar tabloda, yüzleri güldüren tek gelişme Çeşme yarımadasından geldi. Bölgesel yağışların etkili olduğu anlaşılan Alaçatı havzasında, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı şaşırtıcı bir yükseliş ivmesi yakaladı. 21 Ocak'ta yüzde 5,60 gibi oldukça düşük bir seviyede olan baraj, sadece iki gün içinde yağan yağmurlarla yüzde 15,56 doluluk oranına ulaştı. Yaklaşık yüzde 10'luk bu ani artış, yerel yağışların havza bazlı etkisini gösterse de genel ortalamayı kurtarmaya yetmedi. Ancak bu artışa rağmen, Alaçatı'daki doluluk oranı da geçen yılın (yüzde 21,46) gerisinde kaldı.

Balçova ve Güzelhisar'da durum stabil

Merkez ilçeleri besleyen bir diğer önemli kaynak olan Balçova Barajı da yağışlardan beklenen payı alamayanlar arasında. 21 Ocak'ta yüzde 11,65 olan doluluk oranı, 23 Ocak'ta milim kıpırdamayarak aynı seviyede kaldı. Geçen yıl bu barajın yüzde 33'ten fazla dolu olduğu düşünüldüğünde, kaybın büyüklüğü daha net anlaşılıyor. Sanayi ve tarımsal sulama için de kritik öneme sahip olan Güzelhisar Barajı ise diğerlerine nazaran daha iyi durumda görünse de düşüş trendinden kurtulamadı. 21 Ocak'ta yüzde 41,51 olan doluluk, 23 Ocak'ta yüzde 41,98'e yükseldi. Ancak bu rakam da geçen yılki yüzde 70'lik seviyenin neredeyse yarısı kadar. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde beklenen yeni yağışlı sistemlerin havzalara doğrudan etki etmemesi durumunda, İzmir'i çok zorlu bir yaz mevsiminin beklediği konusunda hemfikir.

Kaynak: HABER MERKEZİ