Türkiye genelinde organ nakli bekleyen binlerce hasta için umut ışığı olan Ege Bölgesi, insani dayanışmanın ve bilincin en somut örneklerinden birine imza attı. İzmir, Manisa, Muğla, Aydın, Denizli, Kütahya ve Uşak illerini kapsayan İzmir Bölge Koordinasyon Merkezi, 2026 yılının 1 Ocak ile 1 Kasım tarihleri arasındaki 10 aylık periyotta kadavradan organ nakli oranlarında Türkiye'nin zirvesine yerleşti. Yoğun bakım servislerinde tedavisi sürerken hayatını kaybeden ve beyin ölümü tespiti yapılan 318 hastanın 90'ının ailesi, organ bağışına onay vererek örnek bir toplumsal duyarlılık sergiledi. Bu yüce karar sayesinde organ yetmezliği çeken tam 400 hasta nakil ameliyatlarıyla yeniden hayata bağlandı.
Pandeminin ardından yükselişe geçen bağış istatistikleri
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde şu anda nakil listesi üzerinde organ bekleyen hasta sayısı 30 bin 675 seviyesinde bulunuyor. Dünya genelinde etkili olan Kovid-19 salgını döneminde gerek gönüllü bağışçı sayısında gerekse hastanelerde gerçekleştirilen kadavradan organ bağışı süreçlerinde hissedilir bir düşüş yaşanmıştı. İzmir merkezli koordinasyon alanında salgının ilk yılı olan 2020'de 214 beyin ölümü bildiriminden yalnızca 45'i organ bağışına dönüşmüştü. 2021 yılında 194 vakada 61 donör elde edilirken, pandeminin etkilerinin azalması ve yürütülen sistemli bilgilendirme çalışmalarıyla bu sayılar hızla yükselişe geçti. Bölgede 2024 yılında 77, 2025 yılında ise 85 aile organ bağışına onay verdi.
2026 yılının 10 aylık verileri incelendiğinde İzmir Bölge Koordinasyon Merkezi, elde ettiği 90 kadaverik donör sayısı ile Türkiye'deki tüm bölge merkezlerini geride bırakarak ilk sıradaki yerini perçinledi. Açıklanan tablolara göre Bursa Bölge Koordinasyon Merkezi 63 bağışla ikinci, İstanbul Bölge Koordinasyon Merkezi 59 bağışla üçüncü ve Ankara Bölge Koordinasyon Merkezi ise 45 bağışla dördüncü sırada yer aldı. Yapılan çalışmaların ivme kazandığını belirten İzmir İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, bağış süreçlerinde toplumun doğru bilgilendirilmesinin hayati rol oynadığını vurguladı.
İzmir'in hem kadaverik bağışta hem de gönüllü bağışçı sayısında lider konumda olduğunu belirten Kul, "Sorumluluk alanımızda bu yıl 1 Ocak ile 1 Kasım arasında 318 beyin ölümü bildirimi yapılmış, bu bildirimler sonucunda 90 kadaverik organ donörü elde edilmiştir. Bu bağışlar 400 hastamıza yeniden yaşam sunmuştur. İzmir Bölge Koordinasyon Merkezi, kadaverik donör kazanımı açısından Türkiye genelinde birinci sıradadır. Ayrıca 2011 yılından bu yana ülkemizde resmi bağış kartı oluşturan 807 bin 24 kişinin 108 bin 407'si bölgemize aittir. Yaklaşık yüzde 14'e denk gelen bu oranla merkezimiz, kartlı bağış sayısında da Türkiye lideridir" değerlendirmesini yaptı.
Zorlu süreçte ailelerle kurulan hassas iletişim
Organ nakli sürecinin en kritik aşamalarından biri olan aile görüşmelerinde izlenen hassas iletişim modeli, başarı oranlarının artmasında belirleyici faktör olarak öne çıkıyor. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde görev yapan organ nakli koordinatörü Osman Savaş Karatepe, yoğun bakımda yakınlarını kaybeden ailelerle yapılan görüşmelerin niteliğine dikkat çekti. Amaçlarının ikna etmek değil, aileleri doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirmek olduğunu belirten Karatepe, tıbbi ve hukuki gerçeklerin ailelere net olarak aktarıldığını dile getirdi.
Kabullenme sürecinde ailelerin zihninde çeşitli tereddütler oluşabildiğini ifade eden Karatepe, "Beyin ölümü gerçekleşen hastanın kalbinin bir süre daha çalışmaya devam etmesi, hasta yakınları tarafından ölümün kabul edilmesini zorlaştırabiliyor. Biz bu aşamada beyin ölümünün tıbben ve hukuken geri dönüşü olmayan kesin bir ölüm hali olduğunu sabırla anlatıyoruz. Dinî kaygılar veya vücut bütünlüğünün bozulacağı yönündeki endişeleri de bilimsel ve manevi açıklamalarla gidererek ailelerin zihnindeki soru işaretlerini siliyoruz" şeklinde konuştu.
Zamana karşı yarışta mucizevi buluşmalar
Hastanelerdeki yoğun bakım servislerinden ameliyathanelere kadar uzanan bu süreç, arkasında devasa bir sağlık ordusunun emeğini barındırıyor. İzmir Medical Point Hastanesi organ nakli koordinatörü hemşire Kadriye Güntalaz, uygun organ bulunduğunda nakil bekleyen hastalarla yapılan telefon görüşmelerinin duygu dolu anlara sahne olduğunu anlattı. Kendisini her zaman hasta yakınlarının yerine koyarak empati kurduğunu aktaran Güntalaz, her başarılı nakil haberinin tüm sağlık ekibi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurguladı.
Haber verme anında yaşanan tarif edilemez heyecanı dile getiren Güntalaz, "Telefonun diğer ucunda yıllardır organ bekleyen bir insanın sesini duymak ve ona umut müjdesini vermek tıp mesleğinin en anlamlı anlarından biridir. O anlarda gözyaşı dökenler, sevinçle çığlık atanlar veya alkışlayanlar oluyor. Çünkü o insanların hayata tutunması tamamen bu nakillere bağlı. Bu süreç tam anlamıyla bir ekip işidir; yoğun bakımdaki ilk müdahaleden ameliyat sonrasına kadar tüm sağlık çalışanlarının ve organ bağışı bilincine sahip ailelerin ortak başarısıdır" sözleriyle mücadelenin insani boyutuna dikkat çekti.




