İzmir'de fabrikaya uyuşturucu baskını! İşçilerin kaldığı konteynerden esrar çıktı
İzmir'de fabrikaya uyuşturucu baskını! İşçilerin kaldığı konteynerden esrar çıktı
İçeriği Görüntüle

Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde meydana gelen ve 10 denizcinin kaybolmasıyla sonuçlanan gemi kazasında acı haber bu kez İzmir'e ulaştı. Silivri açıklarında Alsu isimli ticari gemiyle çarpışarak batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin mürettebatına ulaşmak için sürdürülen arama çalışmalarında, 28 Ekim'de denizden bir erkek cesedi çıkarıldı. Kimlik tespiti ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na götürülen cansız bedenin, yapılan incelemeler sonucunda geminin ikinci kaptanı Rahmi Temel'e ait olduğu belirlendi. Yaklaşık iki aydır umutla haber bekleyen Temel ailesi, 57 günün ardından gelen acı haberle sarsıldı.

57 gün sonra ikinci denizcinin cansız bedenine ulaşıldı

Marmara Denizi'nde 2 Eylül'de yaşanan kazanın ardından kaybolan 10 mürettebatı bulmak amacıyla başlatılan çalışmalar devam ediyor. Silivri açıklarında, kıyıdan yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta meydana gelen çarpışma sonucu Tuğberk İmamoğlu gemisi batarken, mürettebattan uzun süre haber alınamadı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı ekiplerin de katıldığı çalışmalarda geminin konumu tespit edildi. Kazanın ardından 14 Eylül'de geminin kaptanı Yaşar Kayhan'ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Arama çalışmalarının 57'nci gününde bulunan ikinci cansız bedenin ise Rahmi Temel'e ait olduğu belirlendi. Böylece kazada kaybolan 10 denizciden ikisinin naaşına ulaşılırken, diğer 8 mürettebat için arama çalışmaları devam etti.

Acı haber İzmir'e ulaştı: Karşıyaka'da defnedilecek

İkinci kaptan Rahmi Temel'in cansız bedeninin kimliğinin belirlenmesinin ardından cenaze işlemleri tamamlandı. Ailesi tarafından İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan teslim alınan Temel'in cenazesinin İzmir'e getirileceği öğrenildi. Evli ve iki kız babası olan Rahmi Temel için 31 Ekim Cumartesi günü Karşıyaka'daki Hacı Mustafa Beşikçioğlu Camii'nde öğle namazının ardından cenaze namazı kılınacak. Temel, daha sonra toprağa verilecek. Kardeşinin naaşını teslim almak için İstanbul'a gelen Remzi Temel, 57 gündür süren bekleyişin kendileri açısından büyük bir acıyla sonuçlandığını anlattı. Temel, kardeşinin ailesinin İzmir'de yaşadığını, eşinin ve iki kızının derin üzüntü içerisinde olduğunu söyledi.

Ağabeyinin yürek yakan sözleri: "Başımızdan aşağı kaynar su döküldü"

Rahmi Temel'in ağabeyi Remzi Temel, Adli Tıp Kurumu önünde yaptığı açıklamada, kardeşinin cansız bedenine ulaşılmasının kendileri için hem tarifsiz bir acı hem de bir mezara kavuşmanın buruk tesellisi olduğunu anlattı. Kazanın üzerinden 57 gün geçtiğini hatırlatan Temel, Marmara Denizi'nde kaybolan 10 denizciden ikincisinin kardeşi olduğunu belirterek, "Çok elim bir deniz kazası sonucu 10 denizcimiz Marmara'da sulara gömüldü. Bugün 57'nci günde ikinci naaş benim kardeşimin. Diğer 8 kişi aranıyor. Aileler çadırlarda bekliyor. Zor şartlarda, ümitsizce, çaresizce bekliyorlar" dedi. Ailelerin büyük güçlükler içerisinde yakınlarına ulaşmaya çalıştığını vurgulayan Temel, yaşadıkları acıyı şu sözlerle dile getirdi:

"Ben bugün haberi aldıktan sonra başımdan aşağı kaynar su dökülmüş gibi oldu. Ama en azından bir naaşa kavuşmanın da bir rahatlığı olacak, bir mezarımız olacak."

"Bir mezarımız olacak ama acımız dinmeyecek"

Kardeşine ilişkin haberin bir gün önce aileye ulaştığını anlatan Remzi Temel, kimlik tespitinin tamamlanmasının ardından cenazeyi teslim almak için Adli Tıp Kurumu'na geldiklerini belirtti. Temel, "Bizim için sevindirici olmadı, üzücü oldu. Dün gemide bulunduğunu söylediler. Biz akşam haber aldık. Kimlik tespiti bugün yapılıp haber verildi. Bir gün sonra da kimliğini öğrendik. Silivri açıklarında 35 kilometre uzağında bu olay olmuş. Marmara çukuru denilen derin bir yerde" ifadelerini kullandı. Kardeşinin eşinin ve iki kızının İzmir'de yaşadığını belirten Temel, "Ailesi ve 2 kızı var, perişan. İzmir'de oturuyorlar. Şimdi buradan bir süre sonra İzmir'e gideceğiz. Perişan olmamak elde değil. Binde bir de olsa bir ümitle bekliyorsunuz ama bugün kayıp bulundu denmesi sevinç yerine daha büyük bir üzüntü yaratıyor" sözleriyle yaşadıkları tarifsiz acıyı anlattı.

Silivri'de 8 denizci için umutlu bekleyiş sürüyor

Rahmi Temel'in cansız bedenine ulaşılmasının ardından gözler kazada kaybolan diğer 8 mürettebata çevrildi. Arama çalışmalarının sürdüğü Silivri açıklarında denizcilerin yakınları, olumsuz hava koşullarına rağmen beklemeye devam ediyor. Aileler, bölgeye kurdukları çadırlarda yakınlarından gelecek haberi beklerken, arama çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesini istiyor. Remzi Temel de diğer kayıp denizcilerin ailelerinin yaşadığı çaresizliğe dikkat çekerek, herkesin bir yakınına ulaşabilmek için bütün güçlükleri göğüslediğini söyledi. Temel, denizde kaybolan diğer mürettebatın da bulunmasını temenni ettiğini ifade etti.

Emekliliğine 7 ay kalmıştı, 8 çocuğu babalarını bekliyor

Tuğberk İmamoğlu gemisinde kaybolan mürettebattan biri de aşçıbaşı Abdulbaki Mirzaoğlu. Mirzaoğlu'nun dayısı Recai Yılmaz, yeğeninin dört yıldır aynı şirkete bağlı gemilerde aşçıbaşı olarak görev yaptığını ve emekliliğine yalnızca yedi ay kaldığını söyledi. Mirzaoğlu'nun 8 çocuk babası olduğunu belirten Yılmaz, ailesinin uzun süredir gemide çalışmasına karşı çıktığını anlattı. Yeğeninin çocuklarından uzak bir yaşam sürmek zorunda kaldığını vurgulayan Yılmaz, denizcilik sektöründeki çalışma koşullarına tepki gösterdi. Yılmaz, "4 senedir bu şirkette gemilerde aşçıbaşı olarak çalışıyordu. 7 ay sonra 48 yaşında emekli olacaktı. 8 çocuk babası. Ailesi de gemide çalışmasına razı değildi. Çünkü çocukları babalarını görmeden büyüyordu ve haklı da çıktılar" dedi.

"Deniz işçileri böyle bir yaşamı hak etmiyor"

Deniz çalışanlarının haklarının daha güçlü korunması gerektiğini savunan Recai Yılmaz, kazanın yalnızca kayıp denizcilerin ailelerini değil, denizcilik sektöründeki çalışma koşullarını da gündeme getirdiğini ifade etti.

"Deniz işçileri böyle bir yaşamı hak etmiyor. Bunların hak ve hukukları daha çok korunmalı, sahip çıkılmalı diye düşünüyorum."

Yılmaz, ekiplerin denizde, geminin bulunduğu bölgede ve çevresindeki su altı alanlarında arama yaptığını söyledi. Silivri'de bekleyen ailelerin yaşadığı zorlu koşullara dikkat çeken Yılmaz, "Biz aile olarak da kısa zamanda 10 aileydik, 9'a düştük. 9 aile de çadırda Silivri'de bekliyoruz. Bu hava şartlarında orada bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Denizden çıkarılan ilk kaptanın ardından ikinci acı haber

Marmara Denizi'ndeki kazada arama çalışmalarının uzun sürmesi, kayıp denizcilerin aileleri arasında endişeyi artırdı. Geminin denizin yaklaşık 720 metre derinliğinde bulunması nedeniyle su altındaki arama faaliyetlerinin güç koşullarda yürütüldüğü belirtildi. Kazadan sonra ilk olarak kaptan Yaşar Kayhan'ın cansız bedenine 14 Eylül'de ulaşılmış, diğer dokuz denizciye ilişkin arama faaliyetleri devam etmişti. 24 Ekim'de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ait Mukavemet gemisinin de çalışma yürütmek üzere bölgeye gitmesinin ardından, 28 Ekim'de ikinci bir cansız bedene ulaşıldı. Rahmi Temel'in kimliğinin belirlenmesiyle birlikte geride kalan 8 denizcinin aileleri, arama çalışmalarının sonuç vermesini beklemeye devam ediyor.

Marmara'daki gemi kazasıyla ilgili soruşturma sürüyor

2 Eylül'de meydana gelen kazanın ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Alsu isimli geminin birinci ve üçüncü kaptanları hakkında tutuklama kararı verilirken, çarpışmanın nasıl meydana geldiği ve sorumlulukların belirlenmesine yönelik adli süreç devam ediyor. Kazanın meydana geldiği bölgedeki su altı çalışmaları da kayıp denizcilerin bulunması amacıyla sürdürülüyor.

Karşıyaka'da bir cenaze, Silivri'de bitmeyen bekleyiş

Marmara Denizi'nde 57 gün önce meydana gelen kazada ikinci kaptan Rahmi Temel'in cansız bedenine ulaşılması, İzmir'deki ailesini yasa boğdu. İki kız babası denizci, 31 Ekim Cumartesi günü Karşıyaka'da son yolculuğuna uğurlanacak. Silivri açıklarında ise geride kalan 8 denizcinin bulunması için çalışmalar devam ediyor. Bir yanda kaybettikleri yakınlarına kavuşarak onları toprağa verebilmenin buruk tesellisini yaşayan aileler, diğer yanda hâlâ denizden gelecek bir haberi bekleyenler bulunuyor. Rahmi Temel'in ağabeyinin sözleri, 57 günlük bekleyişin ardından yaşanan acıyı özetliyor: "Bir mezarımız olacak."

Kaynak: AJANSLAR