Marmara Denizi'nde meydana gelen depremler, Türkiye'nin en fazla tartışılan afet senaryolarından biri olan olası İstanbul depremini yeniden gündeme getirdi. Son dönemde yaşanan sarsıntılar, özellikle Silivri ve Marmaraereğlisi açıklarında uzanan fay kesimlerine yönelik ilgiyi artırdı. 23 Nisan 2025 tarihinde Silivri açıklarında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki aktif fayların önemli büyüklükte sarsıntılar üretebildiğini bir kez daha gösterdi. Ana depremin ardından kaydedilen artçı sarsıntılar, Marmara Denizi'nin sismik hareketliliğini uzun süre gündemde tuttu.

Önce 6,2, ardından 4,3!

Marmara'daki son büyük sismik hareketliliklerden biri 23 Nisan 2025'te Silivri açıklarında yaşandı. İstanbul ve çevre illerde kuvvetli şekilde hissedilen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından çok sayıda artçı sarsıntı meydana geldi. 25 Nisan 2025 tarihinde Marmara Denizi'nde 4,3 büyüklüğünde bir deprem daha kaydedildi. Art arda yaşanan bu sarsıntılar, İstanbul'un güneyinden geçen Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin Marmara Denizi içindeki uzantılarını yeniden tartışmaların merkezine taşıdı.

Marmaraereğlisi 5 büyüklüğünde sarsıldı

Marmara'daki bir diğer önemli deprem 2 Ekim 2025 tarihinde Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesi açıklarında meydana geldi. AFAD tarafından büyüklüğü 5,0 olarak açıklanan sarsıntı, İstanbul'un iki yakasında ve çevre illerde hissedildi. Deprem nedeniyle bazı vatandaşlar ev ve iş yerlerinden dışarı çıkarken, yetkili kurumlar olası hasarlara ilişkin saha taraması gerçekleştirdi. Silivri ve Marmaraereğlisi açıklarında meydana gelen bu depremler, Marmara Denizi içerisindeki fayların deprem üretme kapasitesine yönelik bilimsel değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.

MHP'li vekilin kazası kamerada!
MHP'li vekilin kazası kamerada!
İçeriği Görüntüle

Adalar açıklarında 50'den fazla sarsıntı

19 Ağustos 2026'da İstanbul Adalar açıklarında başlayan sismik hareketlilik de dikkat çekti. AFAD kayıtlarına göre bölgede yaklaşık bir gün içerisinde 50'den fazla küçük deprem meydana geldi. Sarsıntıların önemli bölümü deniz içerisinde, yaklaşık 7 ila 15 kilometre derinliklerde kaydedildi. Uzmanlar, bu hareketliliğin bölgedeki fayların aktif yapısıyla ilişkili olduğunu değerlendirirken, küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin yaklaştığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Gözler Marmara'nın orta kesiminde

Marmara Denizi'ndeki deprem tehlikesinin temelinde Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın deniz içerisinden geçen kolları bulunuyor. Özellikle Silivri açıkları ve Orta Marmara'daki fay yapıları, büyük deprem senaryolarında incelenen alanlar arasında yer alıyor. Bölgedeki fayların birbirleriyle ilişkisi, gerilim birikimi ve geçmiş depremlerde kırılan kesimleri, bilim insanlarının araştırdığı başlıca konuları oluşturuyor. Ancak Marmara'daki bütün sarsıntıların aynı fay segmentinde gerçekleştiğini veya birbirini doğrudan tetiklediğini söylemek mümkün değil.

Büyük depremin habercisi olabilir mi?

Marmara'da kaydedilen 4 ve üzerindeki depremler ile küçük sarsıntı kümeleri, büyük deprem olasılığına ilişkin soruları da beraberinde getiriyor. Bilimsel açıdan bir deprem dizisinin ardından daha büyük bir sarsıntı meydana gelip gelmeyeceğini kesin olarak belirlemek mümkün değil. Küçük ve orta büyüklükteki depremler, bölgedeki tüm sismik enerjinin boşaldığı anlamına da gelmiyor. Uzmanların dikkat çektiği temel nokta, Marmara'daki deprem tehlikesinin yalnızca son sarsıntılarla ortaya çıkmadığı. Kuzey Anadolu Fay Sistemi'nin jeolojik özellikleri ve tarihsel deprem kayıtları, bölgenin uzun süredir önemli bir deprem tehlikesi altında olduğunu gösteriyor.

İstanbul için kritik soru

Marmara'daki aktif fayların İstanbul'a yakın olması, olası büyük bir depremin yaratabileceği etkileri daha da önemli hale getiriyor. İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Yalova, Kocaeli, Bursa ve Balıkesir'deki yerleşim alanlarında deprem tehlikesi, binaların dayanıklılığı ve zemin özellikleriyle birlikte değerlendiriliyor. Silivri açıklarındaki 6,2'lik deprem ve Marmaraereğlisi'ndeki 5,0 büyüklüğündeki sarsıntı, bölgenin deprem gerçeğini yeniden hatırlatırken, Ağustos 2026'daki Adalar hareketliliği de aktif fayların yakından izlenmesi gerektiğini ortaya koydu. Marmara'da büyük depremin ne zaman yaşanacağı bilinmiyor. Ancak geçmişte meydana gelen güçlü sarsıntılar ve bölgenin aktif fay yapısı, depreme hazırlığın ertelenemeyecek bir konu olduğunu gösteriyor.

Kaynak: AJANSLAR