Ege mutfağının en değerli lezzetlerinden biri olmasının yanı sıra insan sağlığına, özellikle de karaciğere olan eşsiz faydalarıyla bilinen şifa kaynağı bitki, İzmir ilinin bereketli tarım arazilerine ev sahipliği yapan Menemen ilçesinde tarlaları yeniden hareketlendirdi. Yılın ilk aylarında yavaş yavaş başlayan ancak mart güneşinin yüzünü göstermesiyle birlikte asıl yoğunluğuna ulaşan enginar hasadı, üreticiler için yorucu ama bir o kadar da tatlı bir telaşa dönüştü. Sabahın erken saatlerinde, henüz çiğ düşmüşken tarlalara giren tarım işçileri, büyük bir özenle kestikleri mahsulleri tüketime hazır hale getirmek için gün boyu yoğun bir mesai harcıyor. Bölgede bu zorlu mesleğe gönül veren genç isimlerden biri olan otuz yaşındaki üretici Cumhur Kocabıyık, ailesiyle birlikte uzun yıllardır sürdürdüğü tarımsal serüveni büyük bir özveriyle devam ettiriyor. 2010 yılından bu yana babasıyla omuz omuza vererek toprağı işleyen genç çiftçi, ilçede bu bitkinin üretim kültürünü yaşatan ve yaygınlaştıran köklü ailelerden biri olmanın haklı gururunu taşıyor.

I Z M I R M E N E M E N’ D E E N G I N A R H A S A D I B A S L A D I 1195150 355344

Doğaya saygılı ve insan gücüne dayalı üretim

Uzaktan bakıldığında yeşil yaprakları ve estetik görünümüyle cazip bir bitki gibi dursa da, bu değerli ürünü topraktan sofraya getirmek büyük bir bedensel efor ve hassas bir zirai bakım gerektiriyor. Ürünün oldukça nazik bir doğası olduğunu ve kimyasal müdahaleleri kesinlikle reddettiğini ifade eden Kocabıyık, üretim sürecinin neredeyse tamamen organik yöntemlere sadık kalınarak yürütüldüğünün altını çiziyor. Tarlayı saran yabani otlarla mücadele etmek veya verimi artırmak amacıyla bilinçsizce kullanılan kimyasal ilaçların, doğrudan asıl bitkiye zarar vererek kaliteyi düşürdüğünü belirten genç üretici, bu nedenle tüm sürecin ağır insan gücüyle yapıldığını vurguluyor. Yabani ot temizliğinden sulamaya kadar tarlanın bir ucundan diğer ucuna adım adım yürünerek verilen bu zahmetli mücadele, ağır kilolarla çalışmayı zorunlu kılan ve çiftçinin alın terini toprağa karıştıran meşakkatli bir sürecin özeti niteliğini taşıyor.

I Z M I R M E N E M E N’ D E E N G I N A R H A S A D I B A S L A D I 1195143 355344

İklimin zorluklarına rağmen artan rekolte beklentisi

Doğa ile iç içe yürütülen her tarımsal faaliyette olduğu gibi, bu bitkinin yetiştirilme sürecinde de küresel bir kriz haline gelen iklim değişikliği çiftçilerin en büyük sınavlarından biri konumunda bulunuyor. Bu kış mevsiminde bölgede yaşanan aşırı ve dengesiz yağışlar nedeniyle tarlaların uzun süre sular altında kalması, ürünün hassas köklerinde kısmi çürümeler yaratarak üreticiyi başlarda endişelendirdi. Ancak doğanın kendi dengesini bulması ve son dönemdeki makul yağışların bitkinin ihtiyaç duyduğu besini tam zamanında sağlaması, tarlalardaki rekolte umutlarını yeniden yeşertti. Kasım ayında başlayan ilk cılız kesimlerin ardından asıl bereketin mart ayıyla birlikte kendini gösterdiği belirtiliyor. On dönümlük geniş bir arazide üretim yapan aile, kış aylarının soğuk günlerinde on beş günde bir ancak yüz elli civarında ürün alabilirken, bahar mevsiminin ılık rüzgarlarıyla birlikte haftada iki kez tarlaya girerek her seferinde üç bin ile beş bin arasında mahsul elde etme kapasitesine ulaşıyor.

I Z M I R M E N E M E N’ D E E N G I N A R H A S A D I B A S L A D I 1195146 355344

Tarladan pazar tezgahına uzanan meşakkatli yol

Tüketicilerin bahar aylarında tezgahlarda görmeyi sabırsızlıkla beklediği bu ürün için fiyatlandırma politikası da artan işçilik ve girdi maliyetlerine göre şekilleniyor. Dalından yeni koparılmış, yapraklarıyla birlikte tamamen doğal haliyle sunulan taze sakız cinsi pazarlarda 50 liradan alıcı bulurken, mutfakların en çok tercih edilen gözdesi olan ve temizlenerek satışa sunulan çanak enginar ise 65 liralık fiyat etiketiyle alıcılarını bekliyor. Aradaki bu belirgin fiyat farkının temel nedeni ise ciddi bir el becerisi ve sabır gerektiren soyma işlemi olarak gösteriliyor; zira usta eller tarafından yapılan bu işlemde, işçiler sadece bir adet ürünü yapraklarından ayırıp temizlemek için 10 lira emek ücreti alıyor. Özenle soyulan bu taze mahsuller, havayla temas edip kararma yapmaması ve tazeliğini koruması için limonlu sularda bekletildikten sonra vakumlu ambalajlara konularak tüketiciye ulaştırılmak üzere pazar tezgahlarındaki veya toptancı hallerindeki yerini alıyor.

İmralı Heyeti Akın Gürlek'i ziyaret edecek
İmralı Heyeti Akın Gürlek'i ziyaret edecek
İçeriği Görüntüle

I Z M I R M E N E M E N’ D E E N G I N A R H A S A D I B A S L A D I 1195142 355344

Küçük aile işletmeleri ilçe tarımının omurgası

Bölgedeki tarımsal faaliyetlerin genel röntgenini çeken ve çiftçinin nabzını tutan Menemen Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Hüseyin Şen, bu şifalı bitkinin ilçe ekonomisi ve istihdamı üzerindeki stratejik rolüne dikkat çekiyor. Üretimin devasa, mekanize tarım şirketlerinden ziyade, toprağına ve geleneğine sıkı sıkıya bağlı küçük aile işletmeleri tarafından büyük bir özveriyle sürdürüldüğünü belirten Şen, ilçe genelinde yaklaşık dört yüz dönümlük geniş bir tarım arazisinin sadece bu değerli bitkiye ayrıldığını ifade ediyor. Şen'in sahadan aktardığı bilgilere göre, yöre halkına ekmek kapısı aralayan ve kırsal kalkınmaya destek olan bu yoğun hasat maratonu nisan ayının ortalarına kadar tüm hızıyla devam edecek. Bahar aylarında sofralardan eksik edilmemesi gereken bu mucizevi bitkinin sağlık açısından taşıdığı değere de vurgu yapan tecrübeli yönetici, yerli üreticinin desteklenmesinin hem bölge ekonomisi hem de halk sağlığı için büyük bir kazanç olacağını belirterek sözlerini tamamlıyor.

Kaynak: DHA