İzmir'in köklü eğitim kurumlarından biri olan Buca Avukat İlhan Ege Anaokulu, minik öğrencilerini kadim Türk kültürüyle buluşturan çok özel bir çalışmaya imza attı. Okul öncesi çağındaki beş yaş grubu çocuklar, sınıflarında kurulan özel atölyede anne ve babalarıyla yan yana gelerek ebru sanatı ile tanışmanın heyecanını yaşadı. Kitreli suyun üzerine at kılı fırçalar ve özel toprak boyalarla damlatılan renklerin oluşturduğu ahenk, miniklerin hayal gücüyle birleşti. Çocuklar, Türk bayrağının asil renkleri olan kırmızı ve beyazı su yüzeyine titizlikle aktararak kendi elleriyle ay-yıldız motifleri çizdi. Suyun dinginliğinde şekillenen dalgalı desenler, kağıda ve kumaşa aktarıldığı anda sınıfta büyük bir gurur ve sevinç atmosferi oluştu. Minik parmakların geleneksel fırçalarla yaptığı bu ilk temas, sadece sanatsal bir aktivite olmakla kalmayıp milli duyguların erken yaşta pekişmesine de zemin hazırladı.
Maarif modeliyle köklerden geleceğe uzanan eğitim hamlesi
Gerçekleştirilen etkinliğin pedagojik ve kültürel boyutuna dikkat çeken Okul Müdürü Numan Kara, çalışmanın tesadüfi bir etkinlik olmadığını, kapsamlı bir vizyonun parçası olarak hayata geçirildiğini vurguladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan eğitim yaklaşımlarını titizlikle uyguladıklarını belirten Kara, "Bakanlığımızın 'Köklerden Geleceğe Vizyonu' ve Türkiye Maarif Modeli kapsamında benimsediğimiz bütüncül eğitim anlayışıyla bu projeyi kurguladık. Buradaki temel gayemiz, kadim mirasımız olan geleneksel Türk sanatları ile evlatlarımızın milli ve manevi değerlerini harmanlamak, bayrak sevgisini suyun üzerine nakşetmelerine vesile olmaktı. Beş yaşındaki bir çocuğun fırçayı tutarken sergilediği el-göz koordinasyonu ve motor becerileri bu süreçte doğal olarak destekleniyor. Ancak bunun da ötesinde, ebeveynlerimizi sürece doğrudan dahil ederek okul ile aile arasındaki bağı pekiştirmeyi amaçladık. Çocuklarımızın yanı sıra birçok velimiz de ebru teknesiyle ilk kez buluştu. Evlatlarımızın şanlı al bayrağımızı kendi emekleriyle işlemesi hepimiz için tarif edilemez bir gurur kaynağı oldu" dedi.
Anneler ve çocukların aynı teknede biriken hatıraları
Atölye boyunca suyun büyüsüne kapılan miniklerin mutluluğu gözlerinden okunurken, aileler de çocuklarının bu heyecanına ortak oldu. İlk defa bir fırçayla boyaları suya serpen beş yaşındaki Efehan Tunç, duygularını çocuksu bir samimiyetle dile getirerek, "Bugün suyun üzerinde resim yapmayı öğrendim ve çok heyecanlandım. Daha önce hiç böyle bir şey denememiştim. Kırmızı boyanın içine beyazla ay ve yıldız yaptım, yanına da bir kalp ekledim. Annem yanımdaydı ve bana yardım etti, bu yüzden çok mutlu oldum. Şimdi resmimin kurumasını bekliyorum, kuruyunca odamın en güzel yerine asacağım" diye konuştu. Oğlunun heyecanına ortak olan anne Sevinç Tunç ise kültürel mirasın bu yaşta deneyimlenmesinin değerine değinerek, geçmişten gelen bu köklü sanatı çocuklarıyla birlikte öğrenmenin paha biçilemez bir anı olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet coşkusunun da hissedildiği etkinlikte bir diğer öğrenci Elvin Tok, yaptığı esere kalp motifleri kondurarak evine götürmek için sabırsızlandığını söylerken, annesi Gülsüm Tok yaklaşan milli bayrama vurgu yaptı. Çocukların okul öncesi eğitim sürecinde bu tür somut ve kültürel etkinliklerle beslenmesinin önemine işaret eden anne Tok, "Burada kumaş üzerine çalıştığımız ebruyu 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda fular olarak boynuma takmayı düşünüyorum. Anne ve kız olarak birlikte böylesine anlamlı bir anı biriktirmek çok kıymetli. Kızımın bu yaşta geleneksel değerlerimizle tanışması bizi son derece mutlu etti" ifadelerini kullandı.
Fırçadan dökülen damlalarla geleceğe ekilen tohumlar
Etkinliğin yürütücülüğünü üstlenen ebru sanatçısı Nebahat Türkyılmaz, atölye boyunca çocukların gözlerindeki ışıltının kendisini derinden etkilediğini belirtti. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonu ve desteğiyle hayata geçirilen projenin çocukların iç dünyasında kalıcı izler bırakacağını aktaran Türkyılmaz, "Bizim temel amacımız, bin yıllık geçmişe sahip bu zarif Türk sanatını yeni kuşaklara tanıtmak ve çocukların temiz kalplerine küçük birer kültürel tohum ekmektir. Okul yönetiminden davet aldığımızda, çocukların milli duygularını pekiştirecek kırmızı-beyaz bir kompozisyon üzerinde karar kıldık. Boya damlalarının suyun üzerinde genişlediği andaki çocukların yüz ifadesi, tekneden kağıdı kaldırırken yaşadıkları o saf hayret ve merak duygusu paha biçilemez. Konu bir de Türk bayrağı olunca ortaya çıkan manevi atmosfer hepimizi duygulandırdı" şeklinde konuştu.




