Veteriner hekimlik mesleğini uzun yıllar kamuda icra ettikten sonra doğup büyüdüğü topraklara dönme kararı alan 54 yaşındaki Nevin Dereli, henüz 7 yaşındayken babasının yanında adım attığı ata mesleğine yeniden sarıldı. İzmir'in Ödemiş ilçesinde 12 yıl önce emekli olarak eşi Sedat Dereli ile birlikte kurduğu tarımsal üretim altyapısıyla fidancılık sektöründe adından söz ettiren girişimci kadın, sadece ticari bir başarıya değil, kırsaldaki kadın istihdamı odaklı toplumsal bir dönüşüme de imza atıyor. Sektöre ilk girdikleri dönemde yıllık 300 bin olan fidan üretim kapasitesini kısa sürede katlayan aile işletmesi, bugün yıllık 1 milyonun üzerinde meyve fidanı ve 500 bin adet zeytin fidanı üretimi gerçekleştirerek bölge tarımına devasa bir katkı sunuyor.

Tarımsal üretimin en yoğun olduğu dönemlerde ortalama 45 kişiye istihdam sağlayan fidanlıkta, çalışanların yüzde 90'lık kısmını çevredeki kırsal mahallelerde yaşayan kadınlar oluşturuyor. Kamuda görev yaptığı yıllarda köyündeki kadınlara faydalı olamamanın burukluğunu yaşadığını dile getiren Nevin Dereli, emeklilik sonrasında kurduğu üretim modelinde temel misyonunu kadınların ekonomik ve sosyal hayatta güçlenmesi olarak belirledi. Ekonomik imkanları kısıtlı olan, çocuklarının eğitimine katkı sunmak ve aile bütçesine destek vermek isteyen ev hanımlarına iş kapısı açan işletme, kısa sürede tarlada çalışan emekçiler için bir iş yerinden öte sıcak bir aile ortamına dönüştü.

Melek'in katili yengesi çıktı!
Melek'in katili yengesi çıktı!
İçeriği Görüntüle

Deniz kıyısından Anıtkabir'e uzanan kültürel rotalar ve yurt dışı hedefi

Üretim sahasında verilen fiziksel emeğin yanı sıra çalışanlarının sosyal hayata katılımını da yürekten destekleyen Nevin Dereli, hayatında hiç denize ayağını sokmamış, doğduğu kentin sınırları dışına çıkmamış çalışanları için özel gezi programları düzenlemeye başladı. İşçileriyle birlikte deniz tatillerine çıkan ve sosyal etkinliklerde bir araya gelen ekip için en büyük hayallerden biri olan başkent ziyareti ise geçtiğimiz günlerde gerçeğe dönüştürüldü. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle kadın emekçileri kapsayan özel bir organizasyon düzenleyen Dereli, Ankara'daki Anıtkabir ziyareti ve ardından gerçekleşen Eskişehir kültür turu ile çalışanlarının ufkunu genişletti.

Hayatlarında ilk kez Anıtkabir'e ayak basan kadınların yaşadığı duygusal anlardan ve mutluluktan güç alan girişimci kadın, çıtayı daha da yukarı taşıyarak yeni projesini açıkladı. Tarımda çalışan kadınların dünyayı tanıması gerektiğine inanan Dereli, şimdiki hedefinin tarladaki işçi kadınları ilk kez uçağa bindirerek yurt dışı seyahati yaptırmak olduğunu söyledi. Kırsal kalkınmanın temelinde kadının özgürleşmesi yattığını vurgulayan Nevin Dereli, doğdukları topraklarda doymanın ve kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmasının aile içi mutluluğa ve çocukların gelişimine doğrudan yansıdığını ifade etti. Kendi parasını kazanan güçlü kadınların özgüvenli nesiller yetiştireceğini belirten Dereli, bu çocukların kendi topraklarına bağlı kalacağını dile getirdi.

Ev hanımlığından üretim sahasına geçen emekçi kadınların değişim hikayesi

Fidancılık işletmesinde 6 yıldır aralıksız çalışan 54 yaşındaki Necla Önder, fidanlıktaki çalışma ortamının sıradan bir iş yerinden çok daha fazlasını sunduğunu anlattı. Günlerinin büyük bölümünü mesai arkadaşlarıyla birlikte geçirdiklerini ve ailelerinden daha fazla birbirlerini gördüklerini belirten Önder, burada kazandığı gelir sayesinde çocuklarını okuttuğunu ve evinin geçimini sağladığını dile getirdi. Televizyon ekranlarında gördüğü Anıtkabir atmosferini canlı olarak solumanın kendisinde tarif edilemez duygular yarattığını ifade eden emektar kadın, sağlanan bu imkanlar sayesinde gezme tutkusunun arttığını ve imkanı olması halinde tüm dünyayı gezmek istediğini belirtti.

Daha önce ev hanımı olan ve fidancılıkla birlikte üretim hayatına dahil olan Serpil Bağlı ise iş yerinde kurulan güçlü bağların ve gerçekleştirilen sosyal faaliyetlerin hayatına yepyeni bir pencere açtığını kaydetti. Ankara'ya daha önce hiç gitmediğini ve başkentin tarihi dokusuna dokunmanın kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu vurgulayan Bağlı, televizyondan izlemekle yerinde görmenin çok farklı hisler uyandırdığını söyledi. Çanakkale gibi tarihi mekanları da görmek istediğini ifade eden Bağlı, kadınların üretimde yer alarak hem ekonomik hem de sosyal açıdan güçlenmesinin aile ortamına doğrudan huzur ve güven getirdiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: DHA