TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda TBMM Başkanlığı, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay'ın 2027 yılı bütçeleri görüşülürken, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale'nin sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin açıklamaları dikkat çekti. Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeleri “fon vurgunu” olarak nitelendiren Özlale, kamu otoritesinin denetim görevini yerine getirmediğini savundu. Türkiye Varlık Fonu'nun problemli şirket tahvilleri aldığını öne süren Özlale, mevcut denetim sistemini eleştirdi.
“Sayıştay bu vurgunu önleyebilirdi”
Sermaye piyasalarında iki büyük kriz yaşandığını belirten Özlale, bunlardan birinin problemli şirket tahvilleri olduğunu söyledi. Türkiye Varlık Fonu'nun bu tahvilleri satın aldığını ifade eden Özlale, şu değerlendirmede bulundu: “Eski sistem olsaydı Sayıştay, bu vurgunu bu kadar büyümeden tespit edebilirdi. Varlık Fonu, çok daha iyi denetlendiği halde, vurgun önlenebilecekken bugün Varlık Fonu, tam anlamıyla vurgunun ortasında yer alıyor, Ziraat Bankası'ndan Türkiye Sigorta A.Ş.’ye kadar.”
“Kamu otoritesinde ciddi zafiyet var”
Türkiye Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'ya da seslenen Özlale, sermaye piyasalarında yaşandığını ileri sürdüğü manipülatif işlemlerle ilgili Kamu Denetçiliği Kurumu'na herhangi bir şikâyet ulaşıp ulaşmadığını sordu. Özlale, “Bu süre içerisinde hiçbir vatandaş bu kamu kurumlarında, bu vurgunun yer aldığı kamu kurumlarında, mesela borsada, Sermaye Piyasası Kurulu'nda bu vurgunla ilgili size herhangi bir şikâyette bulunmadı mı?” ifadelerini kullandı. Yaşananların temelinde denetim eksikliği bulunduğunu savunan Özlale, “Bu krizin ortaya çıkmasının en temel sebeplerinden bir tanesi, kamu otoritesinin denetimini yapmaması. Çok ciddi bir kamu otoritesi zafiyeti olduğu için bu vurgun ortaya çıkıyor” dedi.
“Müfettişler belediyeleri yönetir hale geldi”
Komisyon toplantısında söz alan YENİ Parti Antalya Milletvekili ve Komisyon Sözcüsü Cavit Arı ise belediyelere yönelik denetim uygulamalarını eleştirdi. Mülkiye müfettişlerinin bazı belediyelerde uzun süre görev yaptığını belirten Arı, denetim süreçlerinin yerel yönetimlerin karar alma mekanizmalarına müdahaleye dönüştüğünü ileri sürdü. Arı, “Bir mülkiye müfettişi geliyor, bir yıl, iki yıl bir belediyede denetim yapıyor. Üstelik hangi meclis kararının nasıl alınacağını, hangi karardan neden vazgeçileceğini, hangi işlemle ilgili nasıl karar alınacağına dair belediye başkanlarına birtakım talimatlar veren, onları yönlendiren, yapmazsa hakkında farklı farklı işlemler yapılacağını telkin eden müfettişler var bu ülkede” diye konuştu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi'ni örnek gösterdi
Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde bir müfettişin yaklaşık bir buçuk yıldır denetim yaptığını savunan Arı, bu sürenin olağan olmadığını belirtti. Arı, “Bir buçuk yıldır bir adamın işi bitmez mi? Eğer görevi varsa, kendisine tanımlanmış bir görev varsa görevini yapar ayrılır” ifadelerini kullanarak bazı müfettişlerin belediyeleri fiilen yönetir hale geldiğini öne sürdü.
TIR şoförlerinin vize sorununu da gündeme taşıdı
Cavit Arı, konuşmasında uluslararası taşımacılık yapan TIR şoförlerinin yaşadığı Schengen vizesi sorununa da dikkat çekti. Vize işlemlerindeki aksaklıklar nedeniyle şoförlerin sınır kapılarında beklemek zorunda kaldığını belirten Arı, bu durumun ihracatı olumsuz etkilediğini ifade ederek sorunun çözülmesi için acil adım atılması çağrısında bulundu.




